Ö. FARUK BİNGÖL

Türkiye piyasaları, son dönemlerin en pozitif haftasını geride bıraktı. Uzun süredir kurlarda yaşanan yükseliş hem reel hem de finansal piyasaların moralini ciddi anlamda bozmuştu. Dolar 8,50’yi, avro 10 TL’yi geçerek rekor kırmıştı. Ülkenin her anlamda sahip olduğu potansiyelle ilgisi olmayan bu dengesizlikler, atılan adımlarla frenlendi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın “ekonomideki yeni dönem” açıklamaları ve geçen hafta sonu ekonomi yönetiminin değişmesi, Türkiye piyasalarına âdeta baharı getirdi. Döviz kurlarındaki köpüğün bir kısmı gitti, dolar ve avroda yüzde 10’a yaklaşan gerileme yaşandı. Borsada yeni rekorlar geldi. Aylardır endeksteki yükselişe ayak uyduramayan bankacılık sektörü, eski günlerine döndü. Gerçek değerlerinin çok altında işlem gören banka hisselerine ciddi alım geldi. Borsadaki haftalık artış yüzde 10’a yaklaştı. Türk lirası varlıklara ilgi ile uluslararası piyasada Türkiye'nin risk primi de 550 civarından 400 sınırına kadar geriledi.
Geçen hafta havayı değiştiren ve yatırımcı algısını düzelten en önemli gelişme “piyasanın ihtiyaç duyduğu aksiyonların yapılacağı” mesajını veren, etkili iletişim politikası oldu. Bir faiz kararı yok veya farklı bir hamle de gelmedi. Ancak algı yönetimi ile oldukça pozitif rüzgârlar esti. 19 Kasım'daki Para Politikası Kurulu toplantısında alınacak muhtemel aksiyonlar da, bu iletişim politikasıyla azaltılmış durumda. Devam eden süreçte de faizden daha önemli olan kısım, yine algıları ve beklentileri pozitif tutmak olacak. Yani iletişim, önümüzdeki dönemde en önemli politika aracı olacak.
Bu yıl belirsizlik ve risklerden nemalanan “yükselen döviz”, yabancı para cinsinden borçları artırdı. 2020 başında toplam Türkiye’nin dış borç tutarı, 438 milyar dolar seviyesinde bulunuyordu. Ocak ayında doların bulunduğu 6,00 seviyesi dikkate alındığında, borçların TL karşılığı 2,6 trilyon TL'yi aşıyordu. Ekim sonu itibarıyla dış borçlar 421 milyar dolara kadar geriledi. Ancak dolarda önceki hafta görülen 8,55 seviyesi dikkate alındığında ise, borçların TL karşılığı 3,6 trilyon TL’ye dayanmıştı. Dolarda rekor seviyeden gelen düşüş, tam olarak bu sebeple büyük anlam ifade ediyor. Kurda 7,75 seviyesi dikkate alındığında borçların TL karşılığı da 3 trilyon 260 milyara kadar geriledi. Yani etkili iletişim ve pozitif algı yönetimi, borcumuzu da bir haftada yaklaşık 340 milyar TL azalttı.

YABANCILAR MİLYAR DOLARLA DÖNDÜ
Borsada ve Türk lirasında değer artışı sürdü. Dün dolar 7,60, avro ise 9 sınırına kadar çekildi. Piyasalara bu hafta yabancı yatırımcı da tepkisiz kalmadı. Beş günde 250 milyon doları borsa olmak üzere bir milyar doları aşan yabancı girişi yaşandı. Altında da gerileme devam etti. Gram altın 460 TL'yi gördü.