Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Adil Karaismailoğlu, "The Ever Given” adlı geminin, Süveyş Kanalı'nda karaya oturması sonrasında ticaretin durma noktasına gelmesini değerlendirirken, "Süveyş Kanalı üzerinden gerçekleştirilen Uzakdoğu-Avrupa taşımacılığına doğu-batı ekseninde alternatif olabilecek en uygun rota; ülkemizden başlayan, Kafkaslar bölgesine, buradan da Hazar Denizi’ni aşarak Türkmenistan ve Kazakistan’ı takiben Orta Asya ve Çin'e ulaşan Orta Koridor'dur" ifadesini kullandı. Süveyş krizi ile tarihi İpek Yolu'nun yani "Bir Kuşak Bir Yol" projesinin maliyet ve zaman açısından en güvenli rota olduğuna işaret eden Karaismailoğlu, Türkiye'nin bu projede "Orta Koridor" olarak adlandırılan güzergâhta yer aldığını belirtti.

BÜYÜK BİR FIRSAT
Bu konudaki kararlılıklarını, geçen yıl Çin’e gönderilen ilk ihracat treninin iki kıta, iki deniz ve beş ülke geçerek 10 günde varış noktasına ulaşmasıyla gösterdiklerinin altını çizen Karaismailoğlu, "Orta Koridor, bir diğer yol olan Kuzey Koridoru'na oranla daha hızlı ve daha ekonomik, 2 bin kilometre daha kısa, iklim şartları bakımından da daha elverişli. Deniz yoluna kıyasla da ulaşım süresini yaklaşık 15 gün kısaltmakta. Orta Koridor ayrıca, ülkemizin liman bağlantıları sayesinde Asya’daki yük trafiğinin Orta Doğu, Kuzey Afrika ve Akdeniz bölgesine ulaşması için önemli fırsatlar sunmaktadır. Ülkemizdeki lojistik altyapılarına bu kapsamda ciddi yatırımlar yapılmış olup, bunlar devam etmektedir" dedi.

YATIRIMLARIN MEYVESİ
Karaismailoğlu, Orta Koridor rotasının etkin kullanıldığı takdirde hâlen yıllık 600 milyar dolar tutarında olan Avrupa-Çin ticaret trafiğinden Türkiye’nin ve Orta Asya ülkelerinin ekonomik fırsatlar elde edilebileceğinin değerlendirildiğini kaydederek; Orta Koridor ülkelerinin yaşanan krizi fırsata çevirerek, iş birliği halinde bu ticaret yolunun gelişmesi için çalışma yapmaları gerektiğini vurguladı. Karaismailoğlu, şöyle devam etti: Alternatif taşıma rotalarının en kısa zamanda oluşturulması gerekliliği ortaya çıkmıştır. Orta Koridor bu anlamda, son yıllarda hayata geçirdiğimiz devasa demir yolları projelerimiz ile dünya ticaretinin yoğunlukla gerçekleşeceği bir rota olacaktır. Doğu ve batı arasında ticaret köprüsü olma şansını; yaptığımız liman, demir yolu ve diğer lojistik yatırımlarla yakalayacağız. Orta Koridor gibi rotalara olacak talepler de bu süreci kısaltacaktır. Kanal İstanbul için oluşturacağımız otonom gemicilik ve seyrüsefer sistemimiz ile de dünyanın en güvenli lojistik geçişini oluşturacağız. Ne ülkemizi ne de global ekonomiyi etkileyecek arızalar yaşanacak.