İSO Başkanı Bahçıvan: Gümrük Birliği, sanayi için mevcut haliyle bir pranga
İSO Başkanı Erdal Bahçıvan, AB’ye tam üyelik kısa vadede mümkün görünmüyorsa Gümrük Birliği’nin artık tüm yönleriyle yenilenmesi gerektiğini vurguladı.
İstanbul Sanayi Odası Başkanı Erdal Bahçıvan, AB üyeliği kısa vadede mümkün değilse, Türk sanayisi için "pranga" haline gelen Gümrük Birliği'nin tüm alanlarıyla acilen yeniden gözden geçirilmesi ve güncellenmesi gerektiğini belirtti.
- İSO Başkanı Erdal Bahçıvan, Gümrük Birliği'nin Türk sanayisi için "pranga" haline geldiğini ifade etti.
- AB'ye tam üyeliğin kısa vadede mümkün görünmemesi durumunda Gümrük Birliği'nin komple yenilenmesi çağrısında bulunuldu.
- Güncellenen durumları, fırsatları ve riskleri değerlendirecek, her sektörün durum analizini yapacağı yeni bir Gümrük Birliği çalışmasına ihtiyaç duyuluyor.
- Gümrük Birliği'nin yenilenmesi ihtiyacının daha fazla ertelenmemesi gerektiği önemle vurgulandı.
İstanbul Sanayi Odası (İSO) Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan, Gümrük Birliği’nin tüm alanlarıyla yeni baştan gözden geçirilmesi gerektiğini belirtti.
Bahçıvan İSO’nun ocak ayı olağan toplantısında yaptığı konuşmada ihracatçı sanayicileri yakından ilgilendiren Gümrük Birliği’ne dikkati çekerek “Avrupa Birliği’ne (AB) tam üyeliğimiz kısa vadede mümkün görünmüyorsa, o zaman artık Gümrük Birliği’ni tüm alanlarıyla yeni baştan gözden geçirmemiz gerekiyor. Kendi aramızda karşılıklı dertlenmek yerine, Gümrük Birliği’ni komple ele alıp bu süreçte güncellenen durumları, fırsatları ve riskleri birlikte değerlendireceğimiz, her sektörün kendisine göre durum analizini yapacağı ve buna göre şekillenecek yeni bir Gümrük Birliği çalışmasına ihtiyacımız var. Sanayimiz için artık bir pranga hâline gelen Gümrük Birliği’nin komple yenilenmesi ihtiyacının daha fazla ertelenmemesi gerektiğini bir kere daha önemle vurgulamak istiyorum” ifadelerini kullandı.
Ülke ihracatı açısından en önemli parametrenin kilit pazarları oluşturan ülkelerdeki genel talep şartları olduğuna değinen Bahçıvan “Türk sanayisinin hem ürün hem de pazar çeşitliliği açısından güçlü bir pozisyona sahip olması ciddi bir avantaj oluşturuyor. Küresel talep şartlarındaki dalgalanmalara karşı bu tamponlarımızı daha da güçlendirmek zorundayız. Bizi çevreleyen risklere karşı korunmanın da fırsatları değerlendirmenin de yolu, kendi sorun ve kırılganlıklarımıza çözüm üretmekten ve ekonomik temellerimizi güçlendirmekten geçiyor” dedi.
