Milyonlarca kadını ilgilendiriyor! Ev kadınlarına devlet destekli emeklilik geliyor.
Milyonlarca ev kadını, yıllar boyunca ailesinin ve evinin ihtiyaçlarını karşılamak için büyük bir emek ortaya koymasına rağmen sosyal güvenlik ve emeklilik açısından yeterli güvenceye sahip olamıyor. Üstelik ev içinde verilen bu karşılıksız emek, yalnızca aile yaşamının değil, ülke ekonomisinin de görünmeyen yapı taşlarından birini oluşturuyor.
Tam da bu nedenle, ev kadınlarının emeğini sosyal güvence altına almayı amaçlayan kapsamlı bir kanun teklifi TBMM’ye sunuldu. Evde harcanan emeğin görünür hale getirilmesini ve kadınların uzun yıllar boyunca yaşadığı sosyal güvence sorunlarına kalıcı çözümler getirilmesini hedefleyen teklif, dikkat çeken düzenlemeler içeriyor.
SGK Başuzmanı ve Türkiye Gazetesi yazarı İsa Karakaş, bu önemli konuyu köşesine taşıdı. Karakaş'ın yazısı şöyle:
TEKLİFİN ÖNEMİ
Ecdadımız "Ağlamayan çocuğa emzik vermezler" demiştir. Yıllardır ev içinde sessiz sedasız yürütülen, ekonominin gizli çarkını döndüren devasa emek en nihayetinde Meclis gündemine taşındı. Bu tarihî teklif; "Evimizin direktörleri" olan kadınların karşılıksız çabasını fuzuli bir yük olmaktan çıkarıp, devlet güvencesinde birer sosyal hakka dönüştürüyor.
Ev Kadınlarının Görünmeyen Emeğinin İade-i İtibarı:
Tüm sosyal güvenlik şeması ve iş mevzuatımızda sadece fabrikada, ofiste ücret karşılığı çalışan kişiyi "işçi/çalışan" saymaktadır. Ancak evdeki tencereyi kaynatan, hastayı iyileştiren, yaşlıya evlatlık eden, çocuğu yarınlara hazırlayan kadınların emeği âdeta "Kör kadının çeyizini kimse görmez" misali yok sayılmaktadır. Bu kanun teklifiyle ev kadınlarının emeğinin daha görünür ve hukuki güvencelere kavuşturulması amaçlanmaktadır.
"Bakım Ailenin Lütfu Değil, Kamunun Asli Ödevidir!"
Kültürümüzde "Elden gelen öğün olmaz, o da vaktinde bulunmaz" derler. Kanun teklifinde; Kadınların omuzlarına yüklenen ve "doğal kadınlık görevi" gibi sunulan bakım yükü; kadınları eğitimden, çalışma hayatından, sosyal hayattan ve en önemlisi kendi ekonomik özgürlüğünden kopardığı tespiti yapılmaktadır.
Bu tespit TÜİK’in 2025 yılı Zaman Kullanımı Araştırması ile destekleniyor. Bu araştırmaya göre kadınlar ev işi ve bakıma günde ortalama 4 saat 3 dakika ayırırken, erkekler sadece 58 dakika ayırıyor! Bu uçurum kadınları yaşlılıkta kökten yoksulluğa sürüklüyor, başkasının eline bakmaya mahkûm ediyor.
Anayasa ve Uluslararası Hukuk Kalkanı:
Kanun teklifinde ev işlerine öngörülen düzenlemelerin keyfî bir lütuf değil, anayasal bir yükümlülük olduğu Anayasamız ve Uluslararası Belgelerle güçlü bir dayanağa istinaden öngörülmektedir.
Özellikle bakım yükünün kadının sırtından alınıp devlete ve topluma yayılması öngörülmektedir.
EV EMEKÇİLERİ VE BAKIM VERENLERİN HAKLARI
Son derece kapsamlı olan kanun teklifi; 40 madde ile ev kadınlarının İş Kanunu, İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu ile SGK kapsamına alınması dâhil aklınıza gelen bütün haklarının verilmesi ile ilgili düzenlemeleri içermektedir. Bu köşemizde elbette tamamını değerlendirmemiz mümkün değildir. Dikkat çeken bazı düzenlemeleri şu şekilde sıralayabiliriz:
- Madde 5 (Emeğin Tanınması): Evdeki karşılıksız bakım ve temizlik emeği artık sigortalılık süresi sayılacak, emekliliğe yansıyacaktır.
- Madde 6 (Destek Hizmetleri): Evde hasta/yaşlı bakanlara psikolojik destek, bakım eğitimi ve hukuki danışmanlık ücretsiz verilecektir.
- Madde 7 (Geçici Bakım Hizmeti): Bakım veren kişinin nefes alması için kamu tarafından "mola bakımı" sağlanacak; maaş/yardım kesilmeyecektir.
- Madde 8 (Dinlenme Hakkı): "Cana can gerek!" Sürekli bakım veren kişiye yılda en az 30 gün ücretiz geçici bakım/izin hakkı tanınacaktır.
- Madde 14 (Malullük Aylığı): Sakatlanan/iş göremez olan ev emekçisine %70 oranıyla aylık bağlanır; başkasının bakımına muhtaçsa bu oran %80'e çıkar.
- Madde 15 (Yaşlılık Aylığı): Kadınlarda 55, erkeklerde 60 yaşından sonra çalışılan her yıl için emeklilik bağlama oranı %90'a kadar yükseltilir.
- Madde 17 (Primlerin Hazinece Ödenmesi): Ev kadınlarının emeklilik ve sağlık primlerini devlet (Hazine) ödeyecektir! İsteyen ek prim ödeyip maaşını yükseltebilir.
- Madde 18 (Borçlanma Hakkı): Geçmişte evde boş geçen, sigortasız yürütülen yıllar borçlanılarak emeklilikten saydırılabilecektir.
- Madde 19 (Sağlık Hakkı): Ev emekçileri ve aileleri genel sağlık sigortasından beş kuruş ödemeden primsiz faydalanacaktır.
- Madde 20 (İş Kanunu Kapsamı): Evlere temizliğe veya bakıma giden kadınlar artık üvey evlat değil; tam İş Kanunu güvencesindedir. Kıdem tazminatı ve izin hakları vardır.
- Madde 22 (Yazılı İş Sözleşmesi): 30 günden fazla süren ev işlerinde yazılı sözleşme şarttır. Sözleşmesiz çalıştırmak yasaklanmaktadır.
- Madde 23 (Ayrımcılık ve Şiddet Yasağı): Ev işçisine mobbing, şiddet, taciz kesin olarak yasaklanacak; mağdur derhal korumaya alınacaktır.
- Madde 24 (İş Sağlığı ve Güvenliği): Ev sahibi, yüksekten düşme (pencere silme) veya kimyasal riskine karşı koruyucu ekipman sağlamak zorundadır.
- Madde 31 (Sosyal Hizmetler Kanunu Değişikliği): Evde bakım yardımı alırken sadece hane gelirine bakılmadan, bakım yükünün ağırlığına bakılacak ve bakan kişinin sigorta primini Hazine ödeyecektir.
- Madde 32 (İş Kanunu Madde 4/e İptali): İş Kanunu’ndaki "Ev hizmetlerinde çalışanlar bu kanuna tabi değildir" maddesi tarihe gömülmektedir!
- Madde 33 & 34 (Belediye Kanunları Değişikliği): Büyükşehir ve ilçe belediyelerine kreş, yaşlı bakımevi ve mola evi açma yasal görevi eklenmiştir.
- Madde 35 & 36 (5510 Sayılı Kanun ve Ek Madde 25): Sosyal güvenlikteki istisna kaldırılmış; ev emekçileri Bağ-Kur (4/b) statüsünde devlet ödemeli sigortaya kavuşturulmuştur. Geçmiş yıllar için borçlanma kapısı açılmıştır.
HASILIKELAM: Milyonlarca ev kadınımızın görünmeyen bu devasa emeğinin artık vicdanlara değil, hak hakkaniyetle yasal güvencelere teslim edilme vakti geldi!
Ailesi, çocukları ve evi için ömrünü feda eden ev kadınlarının emeği, ülkemizin görünmeyen en büyük ekonomik ve toplumsal harcıdır.
Yıllardır süregelen bu sessiz fedakârlığın pansuman tedbirlerle, geçici yardım anlayışlarıyla değil; anayasal hak temelinde, köklü, kalıcı ve güvenceli reformlarla taçlandırılması şarttır.
Bu bağlamda muhalefet tarafından sunulan bu kanun teklifi, siyasi rozetlerin ötesinde, toplumun ortak vicdan sınavıdır.
Meclis çatısı altındaki her bir milletvekilinin; ömrünü karşılıksız emeğe, ailesine ve evine adayan milyonlarca kadının sesine kulak vermesi tarihsel bir sorumluluktur. Temennimiz, bu teklifin tüm partilerce çok daha kapsayıcı bir vizyonla ele alınması ve ev kadınlarımızın analarının ak sütü gibi helal olan tüm sosyal haklarının amasız, fakatsız yasal zırha kavuşturulması için ortak bir irade sergilenmesidir. Çünkü ev kadınını güvenceye almak, bir lütuf değil; toplumsal adaletin ve ortak geleceğimizin en asli borcudur.

