Rekabet Kurumu soruşturma açmıştı! Denetim ve Mali Müşavirlik sektöründe kritik süreç başladı
Rekabet Kurulu, bağımsız denetim ve mali müşavirlik faaliyetleri yürüten 65 teşebbüs ve meslek kuruluşu hakkında soruşturma açılması gündem oldu. Soruşturmanın olağanüstü bir durum olduğunu belirten Halka Arz Danışmanı Doğuş Bektaş dikkat çeken açıklamalarda bulundu.
Geçtiğimiz günlerde Rekabet Kurumu 65 şirkete soruşturma açtığını duyurdu.
Rekabet Kurumundan yapılan açıklamada, bağımsız denetim ve mali müşavirlik hizmetlerinin, finansal piyasaların şeffaflığı, güvenilirliği ve sürdürülebilir büyümesi için ekonomik sistemin temel altyapı unsurlarından birini oluşturduğu belirtilmişti.
Buna göre; şirketlerin her türlü ticari sırları, müşterileri, kar ve zarar durumları dahil en üst düzeyde bilgilerine sahip olan bu kuruluşların hizmet piyasalarında fiyat tespiti ve müşteri paylaşımı, iş gücü (girdi) piyasalarında ise çalışan ayartmama ve ücret tespiti anlaşmaları yapmak, gerek girdi gerek çıktı piyasalarına ilişkin bilgi değişiminde bulunmak ve ayrıca rekabeti kısıtlayıcı nitelikte teşebbüs birliği kararları almak suretiyle Rekabetin Korunması Hakkında Kanun'u ihlal etmeleri yanında, ticari sırlarla ilgili de şüpheler uyandırdı.
ÇOK KRİTİK BİR SÜREÇ BAŞLADI
Konu hakkında Türkiye gazetesine konuşan Doğuş Bektaş, Rekabet Kurumunu çok doğru zamanda çok kritik bir süreç başlattığını vurguladı.
Dünyada 1998’den beri bu alanda devletlerin Ticari ve Sermaye Piyasalarını korumak için adımlar attığına dikkat çekti.
Bektaş şunları söyledi:
"Bu olaydan sonra firmaların denetçi seçimi, mali müşavir ataması ve danışmanlık süreçleri baştan aşağıya değişiklik gösterecektir. Özellikle SPK tarafından bu firmaların denetim raporlarıyla ilgili çok kapsamlı incelemeler başlatılacaktır. Mali müşavirlik mesleğini 30 yıldır hiçbir yenilik ve gelişime açık bırakmadan, iş piyasasının en önemli mesleklerinden biri olan mali müşavirliği vasat bir operatörlüğe hapseden meslek odası da payını alacaktır. Kamu Gözetimi Kurumu da Yeminli Mali Müşavir, Mali Müşavir, Denetçi ve Sorumlu Denetçi gibi ülkemizin en kıymetli mesleklerini koruma ve geliştirme adına adımlar atacaktır."
DÜNYADA DENETİM SKANDALLARI
Devasa şirketlerin finansal tablolarının manipüle edilmesi ve denetim firmalarının bu hilelere göz yummasıyla (Enron, WorldCom, Wirecard) ortaya çıkmıştı. Bu vakalar, milyar dolarlık iflaslara, yatırımcı zararlarına ve denetim sektöründe köklü yasal düzenlemelere (Sarbanes-Oxley gibi) yol açmıştı.
- Enron (2001): Tarihin en büyük denetim skandalıdır. Enerji devi Enron, milyarlarca dolarlık borcunu gizlemek için muhasebe hileleri yaptı. Denetim firması Arthur Andersen, hileli raporlara onay vererek şirketin batışında kilit rol oynadı ve bu olay Arthur Andersen’ın kapanmasına neden oldu.
- WorldCom (2002): Telekomünikasyon devi, masrafları varlık gibi göstererek kârını 3,8 milyar dolar fazla gösterdi. Skandalın ardından şirket iflas etti ve CEO 25 yıl hapis cezası aldı.
- Wirecard (2020): Almanya merkezli ödeme işlemcisi, bilançosunda olmayan 1,9 milyar Euro’yu varmış gibi gösterdi. Bu olay Avrupa finans sektöründe büyük bir güven krizine yol açtı.
- Parmalat (2003): İtalyan gıda devi, finansal tablolarında hayali nakit varlıklar göstererek milyarlarca Euro’luk bir dolandırıcılığa imza attı.
- Waste Management (1998): Şirket, amortisman giderlerini yanlış kaydederek kârını manipüle etti ve denetim firması Andersen bu durumu görmezden geldi.
Bu skandalların ortak özellikleri ise şöyle:
Denetim firmalarının etkisizliği: Genellikle "Big 4" (Deloitte, PwC, EY, KPMG) veya öncülleri, bağımsızlıklarını yitirerek denetledikleri şirketlerle çok içli dışlı olmuşlardır.
Gelirlerin yüksek gösterilmesi: Şirketlerin hisse değerlerini korumak için finansal kayıtlarla oynanmıştır.
Yasal düzenlemeler: Enron ve WorldCom skandalları, ABD’de kurumsal yönetişimi sıkılaştıran Sarbanes-Oxley Yasası’nın çıkarılmasına neden olmuştur.
