İslamabad Mutabakatında sıcak saatler! Pakistan duyurdu: ABD ile İran anlaşmaya vardı
ABD ve İran arasında anlaşma sağlandı. Haberi duyuran ABD Başkanı Donald Trump, İran ile yapılan barış anlaşmasının tamamlandığını, Hürmüz Boğazı'nın açılarak ABD'nin deniz ablukasının derhal kaldırılacağını duyurdu. İran Dışişleri Bakan Yardımcısı Kazım Garibabadi ise anlaşma haberini doğruladı. İki ülke arasındaki mutabakat zaptının 19 Haziran'da İsviçre'de imzalanacağı açıklandı.
Anlık Gelişmeler
CANLI GELİŞMELERBAKAN FİDAN, ABD İLE İRAN ARASINDAKİ MUTABAKATI MEMNUNİYETLE KARŞILADI
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, NSosyal'deki hesabından ABD ve İran arasındaki mutabakata ilişkin paylaşımda bulundu.
"ABD ile İran arasındaki savaşın sona erdirilmesi amacıyla varılan mutabakatı memnuniyetle karşılıyoruz. Söz konusu mutabakat, bölgede kalıcı barış ve istikrarın tesisi yolunda önemli bir merhale teşkil etmektedir." ifadelerini kullanan Fidan, tamamlayıcı görüşmelerin de yapıcı bir tutumla sürdürülmesini ümit ettiklerini ifade etti.
Fidan, bu önemli adımı atan taraflar ile ara buluculuk rolü üstlenen Pakistan ve Katar başta olmak üzere sürece katkı sağlayan diğer ülkeleri kutladığını belirterek, "Varılan mutabakatın sabote edilmesine yönelik girişimlerin önlenmesi ve bölgesel barış ile güvenliğin korunması açısından ilgili tüm ülkelerin sağduyulu ve sorumlu bir tutum sergilemesi büyük önem taşımaktadır." değerlendirmesinde bulundu.
"Türkiye olarak, Sayın Cumhurbaşkanımızın (Recep Tayyip Erdoğan) liderliğinde, bu sürece başından beri büyük bir destek ve emek verdik." ifadesini kullanan Fidan, Türkiye'nin bölgede barış, huzur ve istikrarın tesis edilmesine yönelik desteğinin kesintisiz devam edeceğini bildirdi.
AB: İRAN'A YAPTIRIMLARI KALDIRABİLİRİZ
İngiltere, Fransa, Almanya ve İtalya’dan oluşan E4 ülkeleri, ABD ile İran arasında varılan anlaşmanın ardından İran’ın nükleer programına ilişkin adımlar atması halinde yaptırımların kaldırılabileceğini açıkladı.
Reuters'ın aktardığına göre ülkelerin liderleri yaptıkları ortak açıklamada, “İran asla nükleer silah edinmemeli” ifadelerine yer vererek, bu hedef doğrultusunda ABD, İran ve Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (IAEA) ile çalışmaya hazır olduklarını bildirdi.
CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN SABOTAJLARA DİKKAT ÇEKTİ
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, ABD ile İran arasında savaşı sona erdirmeyi amaçlayan mutabakatı memnuniyetle karşıladığını açıkladı.
Erdoğan'ın açıklaması şöyle:
"ABD ve İran arasında varılan mutabakatı, bölgemizde sulh-u sükûnun hâkim kılınması adına önemli bir gelişme olarak görüyor, memnuniyetle karşılıyorum.
Tüm dünyanın uzun süredir ihtiyaç duyduğu bu haberin bölgemizde kalıcı huzur ve güven ortamının tesisine vesile olmasını yürekten temenni ediyorum.
İmzaların atılacağı güne kadarki süreçte gerilimi tırmandıracak söylem, tahrik ve eylemlerden kaçınılması ve olası sabotajlara karşı dikkatli olunması gerektiğinin altını önemle çiziyorum.
Bu neticenin alınmasında ABD ve İran liderlikleri başta olmak üzere müstesna ara buluculuk gayretleri için Pakistan’a teşekkür ediyorum.
Ayrıca Katar ve Suudi Arabistan’ın diplomatik girişimlere sağladıkları desteği takdirle karşıladığımı ifade etmek istiyorum.
Türkiye olarak bölgemizde barışın, istikrarın ve huzurun tesisine yönelik her türlü çabayı desteklemeye, diplomasi ve uluslararası hukuk temelinde kalıcı çözümlere katkı sunmaya devam edeceğiz"
TÜRKİYE'DEN İLK TEPKİ
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, ABD ile İran arasında savaşı sona erdirmeyi amaçlayan mutabakatı memnuniyetle karşıladıklarını belirterek, anlaşmanın bölgesel barış ve istikrar için önemli bir adım olduğunu söyledi.
Fidan'ın açıklaması:
"ABD ile İran arasındaki savaşın sona erdirilmesi amacıyla varılan mutabakatı memnuniyetle karşılıyoruz.
Söz konusu mutabakat, bölgede kalıcı barış ve istikrarın tesisi yolunda önemli bir merhale teşkil etmektedir. Tamamlayıcı görüşmelerin de yapıcı bir tutumla sürdürülmesini ümit ediyoruz.
Bu önemli adımı atan taraflar ile arabuluculuk rolü üstlenen Pakistan’ı ve Katar başta olmak üzere sürece katkı sağlayan diğer ülkeleri kutluyoruz.
Varılan mutabakatın sabote edilmesine yönelik girişimlerin önlenmesi ve bölgesel barış ile güvenliğin korunması açısından ilgili tüm ülkelerin sağduyulu ve sorumlu bir tutum sergilemesi büyük önem taşımaktadır.
Türkiye olarak, Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde, bu sürece başından beri büyük bir destek ve emek verdik. Bölgemizde barış, huzur ve istikrarın tesis edilmesine yönelik desteğimiz kesintisiz devam edecektir"
TAHRAN GECE YARISINI BEKLEDİ
New York Times'ın aktardığına göre İran, anlaşmanın sonuçlandırılması için yerel saatle gece yarısına kadar bekledi ve imza sürecini ABD Başkanı Donald Trump'ın doğum gününe denk getirmedi.
Tahran ile Washington arasındaki 7,5 saatlik zaman farkı ise her iki tarafa da anlaşmanın kendi tercih ettiği tarihte tamamlandığını savunma imkânı sağladı. Buna göre süreç Trump açısından pazar günü, İran açısından ise bir sonraki gün tamamlanmış oldu.
14 MADDELİK TASLAK MUTABAKATI
İran'ın yarı resmi Mehr Haber Ajansı, ABD ile İran arasında üzerinde çalışıldığı belirtilen 14 maddelik taslak mutabakat metninin ayrıntılarını yayımladı.
İran basınının yayımladığı 14 maddelik taslağa göre; Lübnan dahil tüm cephelerde savaşın sona ermesi, ABD'nin İran'ın iç işlerine müdahale etmemesi, deniz ablukasının kaldırılması, Hürmüz Boğazı'nın 30 gün içinde açılması ve enerji yaptırımlarının askıya alınması öngörülüyor. Taslakta ayrıca İran'ın 24 milyar dolarlık varlığının serbest bırakılması ve en az 300 milyar dolarlık yeniden yapılandırma projeleri de yer alıyor.
İRAN: ÜSTÜNLÜĞÜMÜZ PEKİŞTİ
İran Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi ABD ile savaşın sona erdirilmesine ilişkin mutabakata dair yayımladığı bildiride şu ifadelere yer verdi:
"Rahman ve Rahim olan Allah'ın adıyla."
Aziz İran halkının bilgisine; İran Cumhuriyeti, Mücteba Hamney'in tedbirleri doğrultusunda, halkın desteği ve İslam savaşçılarının fedakâr çabalarıyla Amerikan-Siyonist düşman karşısındaki üstünlüğünü pekiştirmiştir.
Aylar süren zorlu ve yoğun müzakerelerin ardından, Yüksek Ulusal Güvenlik Konseyi'nin kararıyla, 24 Hordad akşamı İran ile Amerika Birleşik Devletleri arasında savaşın sona erdirilmesine ilişkin İslamabad görüşmelerinde mutabakat metni nihai hale getirilmiştir.
Varılan anlaşmalar çerçevesinde, Lübnan dahil tüm cephelerde savaş ve askeri operasyonlar bu geceden itibaren derhal ve kalıcı olarak sona ermiştir. Ayrıca İran'a yönelik deniz ablukası da derhal ve tamamen kaldırılmıştır.
Bu mutabakat metni, 29 Hordad Cuma günü resmi olarak imzalanacaktır.
Nihai anlaşmaya yönelik müzakereler ise karşı tarafın mutabakat kapsamındaki taahhütlerini yerine getirmesinin ardından gerçekleştirilecektir.
İran Cumhuriyeti, Pakistan İslam Cumhuriyeti ile Katar hükümetinin bu süreçteki çabalarını takdir etmektedir"
TRUMP: PETROL HER İKİ YÖNDE DE AKACAK
Sosyal medya hesabından yeni bir açıklama daha yayınlayan ABD Başkanı Trump, anlaşmanın bölgeye barış ve güvenlik getireceğini, petrolün akacağını söyledi.
Trump'ın açıklaması:
"Bu büyük anlaşma, tüm bölgeye barış ve güvenlik getirecek.
Birçok başkan İran ile barış sağlamaya çalıştı ancak benden önce hepsi başarısız oldu. Bölge liderleri, ilk kez kendilerine gerçek barışı sağlamada yardımcı olabilecek bir başkan buldu.
Anlaşmanın cuma günü imzalanmasıyla birlikte boğazın mayın temizliği amacıyla yeniden açılması sonrasında, bölge ve dünya için petrol her iki yönde de yeniden akmaya başlayacak."
İRAN, ANLAŞMA SONRASI TAKVİMİ AÇIKLADI
İran Dışişleri Bakan Yardımcısı Kazım Garibabadi, ABD ile varılan mutabakatın ardından izlenecek yol haritasına ilişkin yeni detaylar paylaştı.
Garibabadi, Amerikan tarafının taahhütlerinin sahada doğrulanmasının ardından 60 günlük yeni müzakere sürecinin başlayacağını belirterek, arabulucu ülkelerin gelecek görüşmelerde de rol almaya devam edeceğini söyledi.
İranlı yetkili, "Cuma günü resmi imzalar atılacak. Ardından iki heyetin başkanları, gelecek müzakerelerin usul ve takvimini belirlemek üzere görüşmeler gerçekleştirecek." dedi.
Garibabadi, bu süreçte savaşın sona erdirilmesi, deniz ablukasının kaldırılması ve İran'a ait mal varlıklarının serbest bırakılması konusunda ABD'nin verdiği sözlerin yerine getirilip getirilmediğinin takip edileceğini ifade etti.
"60 günlük müzakerelerin başlaması, Amerikan tarafının bu taahhütleri yerine getirmesine bağlıdır" diyen Garibabadi, Washington'ın adımlarının Tahran tarafından yakından izleneceğini hatırlattı.
TRUMP TÖRENE KATILABİLİR
ABD Başkan Yardımcısı JD Vance, anlaşmanın imza töreni için Cenevre'de bulunmayı planladığını açıkladı.
Başkan Yardımcısı Vance, ABD Başkanı Donald Trump'ın da törene katılmasının mümkün olduğunu belirterek, "Lojistik detaylar üzerinde hâlâ çalışıyoruz." dedi.
"KALİBAF'IN MÜDAHALESİ SONRASI TRUMP ANLAŞMADA GERİ ADIM ATTI"
İran medyasında yer alan iddiaya göre, İsrail'in Beyrut'un Dahiye bölgesine düzenlediği saldırının ardından İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf, Katar üzerinden yürütülen dolaylı nükleer görüşmeleri durdurdu.
İran Devrim Muhafızları'na (IRGC) yakın kaynaklara dayandırılan haberlerde, Kalibaf'ın anlaşmadaki "kırmızı çizgiler" konusunda sert bir tutum sergilediği ve İran'ın taleplerinin karşılanmasında ısrarcı olduğu öne sürüldü.
İddialara göre, bu süreçte İran'ın askeri unsurları da olası bir misilleme için hazırlıklarını sürdürdü.
İran basını, yaşanan gelişmelerin ardından ABD Başkanı Donald Trump'ın son anda geri adım attığını ve anlaşma kapsamında 30 gün içinde kademeli olarak kaldırılması planlanan İran'a yönelik deniz ablukasının derhal ve tamamen kaldırılmasını kabul ettiğini ileri sürdü.
NYT: MİSİLLEME PLANI ASKIDA
New York Times'ın haberine göre İran, İsrail'in son saldırılarının ardından planladığı misilleme operasyonunu erteleme kararı aldı.
Haberde, ABD Başkanı Donald Trump'ın arabulucular üzerinden itidal çağrısında bulunmasının ardından Tahran'da misillemenin gerekli olup olmadığı konusunda görüş ayrılıkları yaşandığı ileri sürüldü.
TRUMP'TAN ANLAŞMA SONRASI İLK AÇIKLAMA
ABD Başkanı Donald Trump, "İran Cumhuriyeti ile yapılan anlaşma artık tamamlandı. Herkese tebrikler! Bu vesileyle, Hürmüz Boğazı'nın ücretsiz olarak açılmasını tam olarak onaylıyorum ve aynı zamanda ABD Donanması'nın ablukasının derhal kaldırılmasını da onaylıyorum. Dünyanın gemileri, motorlarınızı çalıştırın. Petrol akışına izin verin!" dedi.
ŞERİF AÇIKLADI: ABD-İRAN ANLAŞMAYA VARDI
Pakistan Başbakanı Şerif, iki ülkenin anlaşmaya vardığını duyurdu. Şerif, açıklamasında şu ifadeleri kullandı:
"ABD-İran anlaştı, Lübnan dahil tüm cephelerde askeri operasyonlar derhal ve kalıcı olarak sona erdirilecek.
Arabuluculuk çabaları için Katar, Suudi Arabistan ve Türkiye'ye teşekkür ederim.
İmza töreni 19 Haziran'da İsviçre'de yapılacak."
BU GECE İMZALANABİLİR
İsrail basını, ABD Başkanı Donald Trump'ın İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ile gerçekleştirdiği telefon görüşmesinde, ABD-İran arasındaki anlaşmanın bu gece imzalanabileceğini söylediğini iddia etti.
"FÜZE RAMPALARI HAZIRLANIYOR"
İran lideri Mücteba Hamaney'in Başdanışmanı ve ülkenin önde gelen siyasetçilerinden Ali Ekber Velayeti, İsrail'in Lübnan'a yönelik saldırısına karşı misilleme gerçekleştireceklerine atıf yaparak, "Sıfır saati geldi, füze rampaları hazırlanıyor." ifadelerini kullandı.
Hizbullah'ın "direniş cephesinin bir parçası olduğuna" vurgu yapan Velayeti, Lübnan'a yönelik saldırılar durdurulmadığı takdirde Hürmüz ve Babu'l Mendeb boğazlarının kapatılacağını kaydetti.
"DÜŞMANIN KALBİNE ATEŞE HAZIRIZ"
İran Devrim Muhafızları Ordusu'nun savaşı yürüten birimi Hatem el-Enbiya Merkez Karargahı Komutanı Tümgeneral Ali Abdullahi, "Kara, savunma, füze, deniz, insansız hava aracı (İHA) ve hava savunma gücümüz geçmişe kıyasla daha da güçlenmiş durumda. Silahlı Kuvvetlerdeki milletin evlatları elleri tetikte, düşmanın kalbine ateş etmeye hazır" dedi.
Kudüs ile ABD-İsrail saldırılarında hayatını kaybeden İran’ın eski lideri Ali Hamaney’in intikamının alınacağını belirten Abdullahi, olası bir hatada "düşmana" unutulmayacak bir ders verecekleri tehdidinde bulundu.
TRUMP: İMZA BİRKAÇ SAAT GECİKTİ
ABD Başkanı Donald Trump, İsrail'in Beyrut'a düzenlediği ve planı geciktirdiğini söylediği saldırıya rağmen, İran ile barış anlaşmasının saatler içinde imzalanmasının planlandığı gibi devam ettiğini belirtti.
Axios'a konuşan Trump, "Bu durum işleri altüst etti. İmza törenini birkaç saat geciktirdi. Şimdi imzalanması gerekiyordu. Şimdi ise birkaç saat sonrasına ertelendi" ifadelerini kullandı.
Beyrut saldırısı nedeniyle İsrail Başbakanı Netanyahu'ya öfkeyle çıkışan ABD Başkanı, "Bu çok kötü, inanamadım. Anlaşmayı imzalamamıza bir saat kala oldu" dedi.
İRAN: GÜÇLÜ CEVAP VERİLECEK
İran Meclisi Ulusal Güvenlik ve Dış Politika Komisyonu Başkanı İbrahim Azizi, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda İsrail’in Lübnan'a düzenlediği saldırıya tepki gösterdi.
İsrail’in Dahiye’ye saldırısının "ABD’nin güvenilirlikten yoksun ve zayıf olduğunu kanıtladığını" ifade eden Azizi, söz konusu saldırıya "sert bir cevap verecekleri" tehdidinde bulundu.
TRUMP İSRAİL'E ATEŞ PÜSKÜRDÜ
ABD Başkanı Donald Trump, Beyrut’a yönelik düzenlenen son askeri saldırının ardından kendi sosyal medya platformu Truth Social üzerinden önemli bir açıklama yayınladı.
İsrail'i uyaran ABD Başkanı şunları söyledi:
"Bu sabah Beyrut'a yönelik saldırı gerçekleşmemeliydi; özellikle de İran ile bir barış anlaşmasına bu kadar yaklaştığımız böylesine önemli bir günde.
"SALDIRI ANLAMSIZDI"
İsrail'in tehditlere karşı kendini savunma hakkı var. Ancak karşılık verdiği saldırı çok küçük ve anlamsızdı. Hiç kimse zarar görmedi, yaralanmadı ya da hayatını kaybetmedi ve bu önemli süreci sekteye uğratmamalıydı.
Bölgeye, Lübnan da dahil olmak üzere barış getirecek bir anlaşmaya çok yakınız ve tüm taraflar geri adım atmalı.
İsrail'in Lübnan'ın herhangi bir yerinde başka saldırı düzenlememesi gerekiyor. Aynı şekilde Hizbullah da dahil olmak üzere hiçbir tarafın İsrail'e karşı yeni bir saldırı gerçekleştirmemesi gerekiyor.
"MAHVETMEYELİM"
Bu, uzun ve güzel bir barışın başlangıcı olabilir. Bunu mahvetmeyelim. Bu konuya gösterdiğiniz ilgi için teşekkür ederim."
ABD'DEN LÜBNAN SALDIRISI AÇIKLAMASI!
ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth, CBS ekranlarında yayınlanan Face the Nation programında Margaret Brennan’ın konuğu oldu.
"İRAN ASLA NÜKLEER SİLAH SAHİBİ OLMAYACAK"
Programda İran ile yürütülen nükleer müzakerelere ilişkin detaylar paylaşan Savunma Bakanı Pete Hegseth, masadaki taslak metnin Pekin ve Washington hattındaki en kritik diplomatik hamlelerden biri olduğunu iletti. Hegseth, "Taslak metne göre İran asla nükleer silaha sahip olmayacak, nükleer silah peşinde koşmayacak, nükleer silah satın almayacak ve nükleer silah geliştirmeyecek. Belge, İran'ın bunu asla aramayacağını net bir şekilde söylüyor" şeklinde konuştu.
CANLI YAYINDA NÜKLEER GERİLİMİ: "METNE HENÜZ ULAŞAMADIK"
Hegseth'in bu iddialı açıklamalarına, sunucu Margaret Brennan’dan anınd itiraz geldi. Benzer taahhütlerin 2015 yılında imzalanan Kapsamlı Ortak Eylem Planı (JCPOA) metninde de yer aldığını hatırlatan Brennan, "JCPOA da bunu söyledi. Üstelik biz gazeteciler olarak henüz ortada olan bir anlaşma metnine bile ulaşamadık" dedi.
Bunun üzerine Hegseth, Trump yönetiminin süreci seleflerinden çok farklı yürüttüğünü savunarak, "Başkan Trump, İran'ı bu anlaşmaya bizzat zorladı. Aradaki en büyük fark, bunu tamamen güçlü bir konumdan gerçekleştirmiş olmamızdır. Obama'nın aksine Başkan Trump bu konuda son derece akıllıca hareket ediyor" CEVABINI verdi. Müzakerelerin geleceğine güvendiğini de sözlerine ekleyen Bakan, "Daha fazla görüşme bekliyorum ve bu temasların olumlu sonuçlanacağına inanıyorum" dedi.
Öte yandan Hegseth'in, "Tüm bu süre boyunca boğazları kontrol altında tuttuk" sözleri üzerine Brennan, "Tamam, ama petrol akışını yeniden normalleştirmek için onlarla tekrar masaya oturup görüşeceksiniz, değil mi?" sorusunu yöneltti.
Hegseth’in "Başkan Trump bizi ülkemizde tamamen enerji bağımsızı yaptı" savunmasına ise Brennan, "Fakat enerji fiyatları şu anda piyasalarda oldukça yüksek" hatırlatmasını yaptı. ABD Savunma Bakanı bu eleştiriyi, "Fiyatlar düşüş eğiliminde ve bunu yakında siz de net bir şekilde göreceksiniz" diyerek geçiştirdi.
BEYRUT SALDIRISI HAKKINDA KONUŞTU
Lübnan cephesinde tırmanan askeri gerilime de değinen Pete Hegseth, Hizbullah'ın Kuzey İsrail'e yönelik roket saldırılarını yakından takip ettiklerini ve bu eylemlerin derhal durdurulması gerektiğine vurgu yaptı. Bakan İran'ın Hizbullah üzerindeki nüfuzunu barış lehine kullanması çağrısında bulunarak, "İsrail'in Hizbullah'a verdiği son karşılık büyük ölçüde soğukkanlılıkla karakterize edildi. Aslında nükleer anlaşmaya varmaya çok yaklaşmıştık" değerlendirmesini yaptı.
İRAN YENİ TALEPLERİNİ ABD'YE İLETTİ
İran'ın Fars Haber Ajansı, müzakere heyetine yakın bir kaynağa dayandırdığı haberinde, ABD ile yürütülen dolaylı görüşmelere ilişkin son durumu paylaştı.
ATEŞKES GÖRÜŞMELERİ DEVAM EDİYOR MU?
ABD ile yürütülen dolaylı görüşmeler iddialara göre devam ediyor.
Fars Haber Ajansı'na konuşan kaynak, Katarlı arabulucuların halen Tahran'da bulunduğunu ve İran'ın talepleri ile ayrıntılı görüşlerini bu ekip aracılığıyla Washington'a ilettiğini öne çıkardı.
Kaynak, müzakerelerde henüz nihai bir sonuca ulaşılmadığını vurgulayarak, "Görüşmelerde zaman zaman ileri ve geri adımlar atılsa da İran'ın temel şartı, nihai metinde tüm taleplerinin eksiksiz şekilde karşılanmasıdır." ifadelerini kullandı.
Yetkili ayrıca, Tahran'ın taleplerinin kabul edilmesi durumunda dahi ABD Başkanı Donald Trump'ın işaret ettiği takvimde bir anlaşma imzalanmasının söz konusu olmadığına işaret etti.
ABD: KİMSE ANLAŞMAYA BOMBA ATARAK GİTMİYOR
ABD'nin BM Daimi Temsilcisi Mike Waltz, Beyrut'taki saldırıların ardından İran ile yürütülen müzakereler hakkında da değerlendirmede bulundu.
"Burada kimse bir anlaşmaya bombalayarak gitmiyor. Bu başkan her zaman diplomasiyi ön planda tutmuştur." ifadelerini kullandı.
Ayrıca Waltz "Obama anlaşmasında gördüğümüz gibi, kelimenin tam anlamıyla nakit para kasaları şeklinde önceden 'nakit' para olmayacak. İkincisi, bu tamamen doğrulama meselesi. Size söz veriyorum ki, bu büyük boşluklar olmayacak, ister BM'nin IAEA'sı ile çalışmak olsun ister başka türden müfettişler" şeklinde konuştu.
İRAN'DAN İSRAİL SALDIRISI SONRASI MİSİLLEME SİNYALİ
Fox News'e konuşan İranlı bir askeri yetkili, İsrail'in Beyrut'taki son saldırılarının cevapsız kalmayacağını söyledi. Yetkili, geçen hafta düzenlenen benzer saldırıların ardından İran'ın İsrail'e yaklaşık 30 balistik füze fırlattığını hatırlattı.
ABD: İRAN ANLAŞMASINI BUGÜN SONUÇLANDIRMAYA KARARLIYIZ
ABD'nin Birleşmiş Milletler Daimi Temsilcisi Mike Waltz, Başkan Donald Trump yönetiminin İran ile yürütülen anlaşma görüşmelerinisonuçlandırma konusunda kararlı olduğunu söyledi.
ABC News'e konuşan Waltz, "Başkan bunun gerçekleşmesi konusunda son derece kararlı. Bugün bunu sonuçlandırmak için her türlü niyetleri var." ifadelerini kullandı.
İran ile yürütülen müzakerelerin kolay olmadığına değinen yetkili "İranlılar son derece zorlu müzakereciler. Ayrıca üst düzey liderlerinden talimat almakta zorlanıyorlar ve kendi ekipleri içinde de her zaman aynı görüşte değiller." dedi.
ABD BASINI: İSRAİL'İN SALDIRISI ANLAŞMA ÇABALARINI ZORLAŞTIRDI
ABD-İran görüşmelerinde yer alan bir diplomat, Fox News'e yaptığı açıklamada İsrail'in Beyrut'taki son saldırılarının anlaşmaya varma çabalarını karmaşık hale getirdiğini söyledi.
İSRAİL LÜBNAN SALDIRISINDA ABD'Yİ BİLGİLENDİ
İsrail ve ABD'li yetkililere göre, İsrail ordusu Beyrut'taki saldırıdan kısa süre önce ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı'nı (CENTCOM) operasyon hakkında bilgilendirdi.
İRAN'DAN ABD'YE YENİ UYARI "KÖTÜ POLİS, İYİ POLİS OYUNU ARTIK BAYATLADI"
İran Meclisi ve Müzakere Heyeti Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf, İsrail'in Beyrut'un güneyindeki Dahiye bölgesine düzenlediği saldırının ardından Washington'a tepki gösterdi.
Kalibaf, "Siyonistlerin Dahiye'ye yönelik saldırısı, Amerika'nın taahhütlerini yerine getirme iradesinden ya da yeteneğinden yoksun olduğunu bir kez daha gösterdi." dedi.
ABD'nin İsrail'e verdiği desteği eleştiren Kalibaf, "Rejime yeşil ışık yakarak taviz koparamazsınız. Kötü polis ve iyi polis oyunu artık bayatladı." ifadelerini kullandı.
İranlı yetkili, ABD'nin yükümlülüklerini yerine getirmemesi halinde ateşkes sürecinde ilerlemenin zor olduğunu belirterek, "Taahhütlerinizi yerine getirme iradesine ve yeteneğine sahip değilseniz, bu yolda devam etmekten bahsetmek kesinlikle mümkün değil." değerlendirmesinde bulundu.
İRAN BASININDAN BABÜL MENDEB BOĞAZI UYARISI
Bölgedeki gerilim tırmanırken, İran'a yakın Tasnim Haber Ajansı Yemen'in elindeki en önemli stratejik kozlardan biri olan Babülmendep Boğazı'nın yeniden gündeme gelebileceğini öne sürdü.
ABD ve İsrail'in İran ve Lübnan'daki "direniş ekseni"ne yönelik baskılarını artırması halinde Tahran'ın Yemen üzerinden Babülmendep Boğazı'nı stratejik bir koz olarak kullanabileceğini iddia edildi.
Haberde "Babül Mendep, enerji transferi için hayati bir damar ve stratejik bir geçittir. Kapatılması küresel ticaret ve tedarik zincirlerinde geniş çaplı aksamalara yol açacaktır. Bu senaryo gerçekleşirse gemiler, Ümit Burnu gibi daha uzun rotalardan geçmek zorunda kalacak, bu da taşıma maliyetlerinin artmasına, mal tedarikinde gecikmelere ve özellikle bu boğazdan geçen ticaret hacminin dünya ticaretinin %10'undan fazla olması nedeniyle küresel mal ve enerji fiyatlarının yükselmesine neden olacaktır." değerlendirmesi paylaşıldı.
Tasnim'e konuşan Yemen Yüksek Siyasi Konseyi Danışmanı Abdulilah el-Hacır, "İsrail gemilerine karşı bu boğazı kapatma deneyimimiz var. Gerilim artarsa ve müdahale gerekirse bu silahı hesaplı bir şekilde kullanacağız." ifadelerini kullandı.
İSRAİL 29 YERLEŞİM İÇİN TAHLİYE UYARISI YAPTI
İsrail ordusu, Güney Lübnan'daki 29 kasaba ve köyde yaşayan sivillere evlerini derhal terk etmeleri çağrısında bulunarak bölgede yeni bir askeri operasyonun sinyalini verdi. İsrail Ordu Sözcüsü Avihay Adraee, tahliye kararının "Hizbullah'ın ateşkes anlaşmasını ihlal ettiği" gerekçesiyle alındığını öne sürdü.
17 Nisan 2026'da yürürlüğe giren ve ABD'nin girişimiyle temmuz ayı başına kadar uzatılan ateşkese rağmen İsrail'in Lübnan'a yönelik saldırıları son haftalarda hız kazandı. Son olarak İsrail savaş uçakları, Beyrut'un güney banliyölerinde Hizbullah'a ait olduğu iddia edilen hedefleri vurdu.
ARAKÇİ: BÖLGE GÜVENLİĞİ İRAN'I GÖRMEZDEN GELEREK ŞEKİLLENEMEZ
İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, son savaşın bölgesel dengelere ilişkin önemli sonuçlar ortaya koyduğunu söyledi.
Arakçi, "İran'ın gerçek gücünü dünyaya gösteren yalnızca askeri kapasitesi değildi. Ulusal birlik, halkın direnişi ve bilinçli şekilde sahada gösterdiği varlık da bugün diplomaside İran'ın en önemli güvencelerinden biri haline gelmiştir." dedi.
Son savaşın bölge ülkelerine önemli mesajlar verdiğini öne süre Arakçi, "Son savaş deneyimi, bölge güvenliğinin İran'ın dışlanması veya görmezden gelinmesi üzerine kurulamayacağını gösterdi. Bölge ülkeleri giderek şu gerçeğe varıyor ki kalıcı güvenlik, ekonomik kalkınma ve bölgesel istikrar ancak işbirliği, karşılıklı anlayış ve tüm bölge ülkelerinin, özellikle de İran Cumhuriyeti'nin ortak çıkarlarının gözetilmesiyle mümkündür." ifadelerini kullandı.
MÜZAKERE HEYETİ TAHRANA ULAŞTI
Katarlı müzakereciler, ABD ile İran arasında yürütülen anlaşma görüşmelerini sonuçlandırmak amacıyla pazar sabahı Tahran'a gitti.
ABD basınına konuşan bir kaynak, ziyaretin Washington ile koordinasyon halinde gerçekleştirildiğini söyledi.
LÜBNAN, İSRAİL'İ BİRLEŞMİŞ MİLLETLER'E ŞİKAYET ETTİ
Lübnan Dışişleri Bakanlığı, İsrail'in ülkenin güneyinde Lübnan ordusuna ait bir devriye aracını hedef almasının ardından BMGK'ya resmi başvuruda bulunduğunu açıkladı.
İsrail basını ise Beyrut'un güney banliyölerine iki savaş uçağı tarafından dört güdümlü füze fırlatıldığını iletti.
MÜCTEBA HAMANEY'DEN MEDYA UYARISI: "ZAYIF NOKTALARA ODAKLANMAYIN"
İran'ın dini lideri Mücteba Hamaney, medya kuruluşlarına yönelik mesajında, siyasi ve kültürel görüş ayrılıklarına rağmen ülkenin zayıf yönlerini gündeme taşıma konusunda dikkatli olunması çağrısında bulundu:
"Ülkemizin iç medya kuruluşlarına tavsiyem; sahip olabilecekleri tüm fikrî, siyasi ve kültürel görüş ayrılıklarına rağmen, zayıf noktalara odaklanmaktan ciddi şekilde kaçınmalarıdır."
REUTERS: TASLAK ANLAŞMANIN DETAYLARI ORTAYA ÇIKTI
ABD ile İran arasında müzakere edilen ve savaşın sona erdirilmesini amaçlayan mutabakat metninin içeriğine ilişkin yeni ayrıntılar ortaya çıktı.
Reuters'a konuşan üst düzey bir İranlı yetkili, taslak anlaşmanın Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılmasından petrol yaptırımlarına, dondurulmuş İran varlıklarından nükleer programa kadar geniş bir çerçeveyi kapsadığını belirtti.
Yetkiliye göre, İran mutabakatın imzalanmasının ardından Hürmüz Boğazı'nı tüm ticari gemilere açacak. Buna karşılık ABD de İran limanlarına uyguladığı deniz ablukasını kaldıracak. Ablukanın kaldırılma sürecinin anlaşmanın ardından başlayacağı ve 30 gün içinde tamamlanmasının planlandığı aktarıldı.
Taslağa göre Washington, nihai anlaşmaya kadar İran'a yeni yaptırımlar uygulamamayı taahhüt edecek. Nihai anlaşmanın sağlanması halinde ise ABD ve Birleşmiş Milletler yaptırımlarının belirlenen takvim doğrultusunda kaldırılması öngörülüyor.
Reuters'ın aktardığı bilgilere göre ABD ayrıca İran'ın petrol ihracatına yönelik yaptırımlarda geçici muafiyet sağlayacak ve Tahran'ın petrol satışlarından gelir elde etmesine izin verecek. Bunun yanında İran'a ait yaklaşık 25 milyar dolarlık dondurulmuş varlığın da serbest bırakılması planlanıyor.
Taslak metinde nükleer programa ilişkin maddeler de yer aldı. Buna göre İran, nükleer silah üretmeyeceğini ve edinmeyeceğini kabul edecek. Nihai anlaşmaya kadar mevcut nükleer faaliyet seviyesini koruyacak olan Tahran, yeni uranyum zenginleştirme faaliyetlerinden ve tesis genişletmelerinden kaçınacak.
Reuters'a konuşan İranlı yetkili, İran'ın uranyum zenginleştirme faaliyetleri ve yüksek oranda zenginleştirilmiş uranyum stoklarının geleceğine ilişkin detayların ise mutabakatın imzalanmasının ardından başlayacak 60 günlük müzakere sürecinde ele alınacağını söyledi.
Yetkili ayrıca ABD'nin, bölgesel ortaklarıyla koordinasyon halinde İran için bir yeniden inşa ve kalkınma planı hazırlamayı kabul ettiğini, bu planın da 60 gün içerisinde Tahran ile müzakere edilmesinin öngörüldüğünü ifade etti.
İRAN BASINI: SAVAŞSIZ GÜNLER GÖRMEK MÜMKÜN
Diğer yandan İran basınına konuşan uzman ABD ile yürütülen müzakere sürecine ilişkin değerlendirmesinde, "Bu kez önce karşı tarafın adım atması bekleniyor" diyerek anlaşmaya yönelik eleştirilere cevap verdi:
"Nükleer anlaşmada tavizleri peşin vermiş, karşılığını ise vadeye bırakmıştık. Bu kez hiçbir şey vermiyoruz önce karşı tarafın taahhütlerini yerine getirdiğini görmeyi istiyoruz. Temel hedef savaş tehdidini ortadan kaldırmak ve piyasalarla birlikte günlük hayatın normale dönmesini sağlamaktır. ABD ve İsrail'in küresel imajı ciddi şekilde zarar görüyor. Dünya Kupası ve Paris Olimpiyatları gibi organizasyonlarda bunun yansımalarını görmek mümkün. ABD'nin mutlak süper güç olduğu algısının sorgulanması ve İran'ın zayıflatıldığı yönündeki söylemlerin geçerliliğini yitirmesi de önemli kazanımlar arasında yer alıyor. Farklı görüşlerimiz olabilir ancak bu süreçte güven duymamız gerekiyor." dedi.
ATEŞKESE RAĞMAN İSRAİL LÜBNAN'I BOMBALIYOR
İsrail ordusu, Lübnan'ın güneyinde birçok beldeyi bombaladı.
Başbakan Binyamin Netanyahu ve Savunma Bakanı Israel Katz'ın ortak açıklamasında, Beyrut'taki saldırının Hizbullah'ın İsrail topraklarına yönelik ateşine karşılık düzenlendiği öne sürülerek, "İsrail, topraklarına ateş açılmasına müsamaha göstermeyecektir." denildi.
İSRAİL MUHALEFETİ NETANYAHU'YA İSYAN ETTİ: ERDOĞAN'IN ETKİSİNİ HESAPLAYAMADIN
ABD ve İran arasındaki gizli müzakerelerin nihai aşamaya gelmesi İsrail siyasetini karıştırdı. Eski Başbakan ve ana muhalefet lideri Yair Lapid, yaşanan süreci "tarihin en sarsıcı dış politika iflası" şeklinde tasvir ettikten sonra Başbakan Netanyahu’yu topa tuttu.
Lapid, "Netanyahu Amerikalılar'a risklerin haritasını detaylandırmadan fazla iyimser bir senaryo sattı ve savaşın ortasında onların güvenini kaybetti. Amerikalıları İran'ın petrol ve enerji tesislerini bombalamaya ikna edemedi. Balistik füzeler konusunu anlaşmaya, hatta müzakerelere dahil ettiremedi. Beklenen Türk tepkisini ve Erdoğan'ın Washington'daki etkisini hesaba katmadan Kürt planını zorladı. Körfez ülkeleriyle ilişkilerini ortak bir savaşa ikna etmek için kullanmayı başaramadı. Yaptırımların kaldırılmasının ve Devrim Muhafızları'nın kontrolündeki İran ekonomisine on milyarlarca dolar akmasının önemini hesaba katmadı." ifadelerini kullandı.
İSRAİL "BERBAT" DEDİ, WASHİNGTON "HARİKA" BULDU
ABD ile İran arasında müzakere edilen anlaşma taslağına ilişkin Washington ve Tel Aviv'den taban tabana zıt açıklamalar geldi.
İsrail'in N12 kanalına konuşan üst düzey bir İsrailli yetkili, anlaşma taslağını sert sözlerle eleştirerek, "Bu berbat bir anlaşma" ifadelerini kullandı.
Öte yandan Fox News'e konuşan üst düzey bir ABD'li yetkili ise anlaşmadan memnun olduklarını belirterek, "İran ile harika bir anlaşma yaptığımıza inanıyoruz" dedi.
İRAN'DA ANLAŞMAYA DİRENEN EN GÜÇLÜ İSİM AHMED VAHİDİ OLDU
Wall Street Journal'a göre, İran ile ABD arasında yürütülen müzakerelerde ülkenin sert tutumunu şekillendiren isimlerden biri olarak İslam Devrim Muhafızları Ordusu Komutanı Ahmed Vahidi öne çıkıyor.
200 bin üyeli Devrim Muhafızları'nın başındaki Vahidi'nin, İran'ın İsrail'e yönelik son balistik füze saldırılarının en güçlü savunucularından biri olduğu ve ABD ile hızlı bir uzlaşıdan yana olan daha ılımlı isimlere karşı etkisini artırdığı ileri sürüldü.
WSJ'ye konuşan İranlı yetkililer, Vahidi'nin Beyrut'taki Hizbullah'a yönelik İsrail saldırılarının durdurulması için Tahran'ın askeri karşılık vermesi gerektiğini savunduğunu aktardı. Kaynaklara göre, İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan ve Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi gibi isimler ekonomik baskılar nedeniyle Washington ile hızlı bir anlaşmadan yana tavır alırken, Vahidi askeri caydırıcılığın yeniden tesis edilmesini öncelik olarak görüyor.
ABD basını, Tahran'ın müzakere masasındaki en etkili isimlerinden biri olarak gösterilen Ahmed Vahidi'nin, "İran'ın askeri caydırıcılığının korunması, füze stoklarının sınırlandırılmaması ve dondurulmuş varlıkların serbest bırakılması" konusunda taviz verilmesine karşı çıktığını yazdı.
1960'lı yılların sonlarında doğan Vahidi, İran İslam Devrimi sonrasında Devrim Muhafızları'nın kurucu kadrolarında yer aldı. Daha önce Savunma Bakanlığı ve İçişleri Bakanlığı görevlerinde bulunan Vahidi, ABD yaptırım listesinde yer alıyor.
Arjantin ise 1994 yılında Buenos Aires'teki Yahudi toplum merkezine düzenlenen bombalı saldırıyla bağlantılı olduğu iddiasıyla hakkında Interpol aracılığıyla arama kararı çıkarmıştı.
Savaşın ilk günlerinde selefinin öldürülmesinin ardından göreve gelen Vahidi, bugün hem İran'ın askeri stratejisinde hem de Washington ile yürütülen kritik müzakerelerde belirleyici aktörlerden biri olarak görülmeye devam ediyor.
ABD'NİN EN ÖNEMLİ ŞARTI BELLİ OLDU
ABD ile İran'ın savaşı sonlandıracak anlaşmayı ne zaman imzalayacağı konusu belirsizliğini koruyor.
Reuters'ın haberine göre, Tahran yönetimi anlaşmanın zamanlaması ve şartlarına ilişkin temkinli yaklaşımını sürdürürken, ülkedeki sertlik yanlısı çevreler de anlaşmaya karşı tepkilerini dile getirdi.
ABD Başkanı Donald Trump, İran ile anlaşmanın pazar günü, yani 80. doğum gününde imzalanmasının planlandığını açıklamıştı. Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif ise İslamabad'ın elektronik imza sürecine hazırlandığını ve anlaşmanın ardından gelecek hafta teknik düzeyde görüşmelerin başlayacağını duyurmuştu.
Reuters'a konuşan bir kaynak, Katarlı arabulucuların anlaşmayı sonuçlandırma çabaları kapsamında pazar sabahı Tahran'a gittiğini bildirdi.
EN ÖNEMLİ ŞART: HÜRMÜZ
Anlaşma taslağına ilişkin Reuters'ın aktardığı bilgilere göre, Washington'un anlaşma masasında öncelik verdiği konu, İran'ın kapattığı Hürmüz Boğazı'nın yeniden uluslararası deniz trafiğine açılması.
İran'ın Hürmüz Boğazı'nı yeniden açması karşılığında ABD'nin İran'a yönelik deniz ablukasını kaldırması, dondurulmuş İran varlıklarının bir bölümünü serbest bırakması ve petrol ihracatına yönelik yaptırımları hafifletmesi öngörülüyor. İran'ın nükleer programına ilişkin müzakerelerin ise daha sonraki aşamada ele alınması planlanıyor.
Öte yandan İran genelinde düzenlenen bazı gösterilerde anlaşmaya karşı çıkan grupların hükümete tepki gösterdiği kaydedildi. Reuters'a konuşan görgü tanıkları, bazı protestocuların Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi'yi hedef alan sloganlar attığını aktardı.
KATAR’IN 12 MİLYAR DOLARLIK FORMÜLÜ MASADA
Görüşmelerdeki en büyük tıkanıklık noktalarından birini, İran'ın yurt dışında dondurulan fonlarına derhal erişim talep etmesi, ABD'nin ise bunu aşamalı bir takvime bağlamak istemesi oluşturuyor. Diplomatik kaynaklar, arabulucu Katar heyetinin Tahran’daki düğümü çözmek adına 12 milyar dolarlık yeni bir finansal formül sunduğunu belirtiyor. Bu plana göre, dondurulan fonların 6 milyar doları doğrudan serbest bırakılacak, kalan 6 milyar dolar ise Katar mekanizmaları üzerinden düşük faizli ticari krediler ve insani yardım malzemesi tedariki için kullanılacak.
Politico başta olmak üzere Batı medyasında yer alan analizlerde tarafların %80 ihtimalle önümüzdeki günlerde el sıkışacağı öngörülürken, Tahran'ın son hukuki incelemeleri barışın kalıcı olup olmayacağını belirleyecek.
İRAN: ATEŞKES METNİNDEKİ İNCELEMELER SÜRÜYOR
İran Müzakere Heyeti mutabakat metni üzerindeki teknik, siyasi ve hukuki incelemelerin sürdüğünü ve henüz nihai bir karara varılmadığını duyurdu.
Yarı resmi Fars Haber Ajansı’na konuşan üst düzey kaynaklar, Tahran'ın kırmızı çizgilerini ve ulusal çıkarlarını koruma konusunda taviz vermeyeceğini iletti.
Müzakere heyetine yakın bir kaynak, "Mutabakat zaptına ilişkin değerlendirmeler teknik, siyasi ve hukuki boyutlarıyla sürüyor. Nihai karar, ulusal çıkarlarımızın korunması, kırmızı çizgilerimizin muhafaza edilmesi ve gerekli güvencelerin sağlanması temelinde verilecektir." yorumunda bulundu.
Katar heyetinin arabuluculuk kapsamında Tahran'a gelerek üst düzey İranlı yetkililerle ABD ile yürütülen diplomatik süreci görüştüğü aktarılmıştı.
"ATEŞKESE YAKINIZ"
İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, taslak metne ilişkin yaptığı değerlendirmede, "İslamabad Mutabakat Zaptı daha önce hiç bu kadar yakın olmamıştı" ifadelerini kullanarak yeşil ışık yaksa da; içeriğin tamamen olgunlaşması gerektiğine işaret etmişti.
İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi ise imza takvimine ilişkin şunları kaydetti:
"Mutabakatın kesin imzalanma zamanı konusunda beklememiz lazım. Pazar günü olmasa da önümüzdeki günlerde bunun gerçekleşme ihtimali göz ardı edilemez. ABD tarafının süreç hakkında yorum yapmaktan kaçınması nedeniyle temkinli ilerliyoruz. Devam eden görüşmeler tamamen savaşı sona erdirmeye odaklanıyor, bu aşamada nükleer mesele kapsam dışı bırakıldı."
