İslamabad Mutabakatında sıcak saatler: Trump "Pazar günü" dedi, Tahran yeşil ışık yakmadı
28 Şubat’ta patlak veren ABD-İran savaşını resmen sona erdirmesi beklenen ve "İslamabad Mutabakatı" olarak adlandırılan tarihi barış anlaşmasında kritik bir viraja girildi. İran basını, ABD ile imzalanması gündemde olan mutabakat zaptına ilişkin teknik, siyasi ve hukuki incelemelerin sürdüğünü, Tahran yönetiminin henüz nihai kararını vermediğini duyurdu.
Anlık Gelişmeler
CANLI GELİŞMELERİSRAİL "BERBAT" DEDİ, WASHİNGTON "HARİKA" BULDU
ABD ile İran arasında müzakere edilen anlaşma taslağına ilişkin Washington ve Tel Aviv'den taban tabana zıt açıklamalar geldi.
İsrail'in N12 kanalına konuşan üst düzey bir İsrailli yetkili, anlaşma taslağını sert sözlerle eleştirerek, "Bu berbat bir anlaşma" ifadelerini kullandı.
Öte yandan Fox News'e konuşan üst düzey bir ABD'li yetkili ise anlaşmadan memnun olduklarını belirterek, "İran ile harika bir anlaşma yaptığımıza inanıyoruz" dedi.
İRAN'DA ANLAŞMAYA DİRENEN EN GÜÇLÜ İSİM AHMED VAHİDİ OLDU
Wall Street Journal'a göre, İran ile ABD arasında yürütülen müzakerelerde ülkenin sert tutumunu şekillendiren isimlerden biri olarak İslam Devrim Muhafızları Ordusu Komutanı Ahmed Vahidi öne çıkıyor.
200 bin üyeli Devrim Muhafızları'nın başındaki Vahidi'nin, İran'ın İsrail'e yönelik son balistik füze saldırılarının en güçlü savunucularından biri olduğu ve ABD ile hızlı bir uzlaşıdan yana olan daha ılımlı isimlere karşı etkisini artırdığı ileri sürüldü.
WSJ'ye konuşan İranlı yetkililer, Vahidi'nin Beyrut'taki Hizbullah'a yönelik İsrail saldırılarının durdurulması için Tahran'ın askeri karşılık vermesi gerektiğini savunduğunu aktardı. Kaynaklara göre, İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan ve Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi gibi isimler ekonomik baskılar nedeniyle Washington ile hızlı bir anlaşmadan yana tavır alırken, Vahidi askeri caydırıcılığın yeniden tesis edilmesini öncelik olarak görüyor.
ABD basını, Tahran'ın müzakere masasındaki en etkili isimlerinden biri olarak gösterilen Ahmed Vahidi'nin, "İran'ın askeri caydırıcılığının korunması, füze stoklarının sınırlandırılmaması ve dondurulmuş varlıkların serbest bırakılması" konusunda taviz verilmesine karşı çıktığını yazdı.
1960'lı yılların sonlarında doğan Vahidi, İran İslam Devrimi sonrasında Devrim Muhafızları'nın kurucu kadrolarında yer aldı. Daha önce Savunma Bakanlığı ve İçişleri Bakanlığı görevlerinde bulunan Vahidi, ABD yaptırım listesinde yer alıyor.
Arjantin ise 1994 yılında Buenos Aires'teki Yahudi toplum merkezine düzenlenen bombalı saldırıyla bağlantılı olduğu iddiasıyla hakkında Interpol aracılığıyla arama kararı çıkarmıştı.
Savaşın ilk günlerinde selefinin öldürülmesinin ardından göreve gelen Vahidi, bugün hem İran'ın askeri stratejisinde hem de Washington ile yürütülen kritik müzakerelerde belirleyici aktörlerden biri olarak görülmeye devam ediyor.
ABD'NİN EN ÖNEMLİ ŞARTI BELLİ OLDU
ABD ile İran'ın savaşı sonlandıracak anlaşmayı ne zaman imzalayacağı konusu belirsizliğini koruyor.
Reuters'ın haberine göre, Tahran yönetimi anlaşmanın zamanlaması ve şartlarına ilişkin temkinli yaklaşımını sürdürürken, ülkedeki sertlik yanlısı çevreler de anlaşmaya karşı tepkilerini dile getirdi.
ABD Başkanı Donald Trump, İran ile anlaşmanın pazar günü, yani 80. doğum gününde imzalanmasının planlandığını açıklamıştı. Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif ise İslamabad'ın elektronik imza sürecine hazırlandığını ve anlaşmanın ardından gelecek hafta teknik düzeyde görüşmelerin başlayacağını duyurmuştu.
Reuters'a konuşan bir kaynak, Katarlı arabulucuların anlaşmayı sonuçlandırma çabaları kapsamında pazar sabahı Tahran'a gittiğini bildirdi.
EN ÖNEMLİ ŞART: HÜRMÜZ
Anlaşma taslağına ilişkin Reuters'ın aktardığı bilgilere göre, Washington'un anlaşma masasında öncelik verdiği konu, İran'ın kapattığı Hürmüz Boğazı'nın yeniden uluslararası deniz trafiğine açılması.
İran'ın Hürmüz Boğazı'nı yeniden açması karşılığında ABD'nin İran'a yönelik deniz ablukasını kaldırması, dondurulmuş İran varlıklarının bir bölümünü serbest bırakması ve petrol ihracatına yönelik yaptırımları hafifletmesi öngörülüyor. İran'ın nükleer programına ilişkin müzakerelerin ise daha sonraki aşamada ele alınması planlanıyor.
Öte yandan İran genelinde düzenlenen bazı gösterilerde anlaşmaya karşı çıkan grupların hükümete tepki gösterdiği kaydedildi. Reuters'a konuşan görgü tanıkları, bazı protestocuların Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi'yi hedef alan sloganlar attığını aktardı.
KATAR’IN 12 MİLYAR DOLARLIK FORMÜLÜ MASADA
Görüşmelerdeki en büyük tıkanıklık noktalarından birini, İran'ın yurt dışında dondurulan fonlarına derhal erişim talep etmesi, ABD'nin ise bunu aşamalı bir takvime bağlamak istemesi oluşturuyor. Diplomatik kaynaklar, arabulucu Katar heyetinin Tahran’daki düğümü çözmek adına 12 milyar dolarlık yeni bir finansal formül sunduğunu belirtiyor. Bu plana göre, dondurulan fonların 6 milyar doları doğrudan serbest bırakılacak, kalan 6 milyar dolar ise Katar mekanizmaları üzerinden düşük faizli ticari krediler ve insani yardım malzemesi tedariki için kullanılacak.
Politico başta olmak üzere Batı medyasında yer alan analizlerde tarafların %80 ihtimalle önümüzdeki günlerde el sıkışacağı öngörülürken, Tahran'ın son hukuki incelemeleri barışın kalıcı olup olmayacağını belirleyecek.
İRAN: ATEŞKES METNİNDEKİ İNCELEMELER SÜRÜYOR
İran Müzakere Heyeti mutabakat metni üzerindeki teknik, siyasi ve hukuki incelemelerin sürdüğünü ve henüz nihai bir karara varılmadığını duyurdu.
Yarı resmi Fars Haber Ajansı’na konuşan üst düzey kaynaklar, Tahran'ın kırmızı çizgilerini ve ulusal çıkarlarını koruma konusunda taviz vermeyeceğini iletti.
Müzakere heyetine yakın bir kaynak, "Mutabakat zaptına ilişkin değerlendirmeler teknik, siyasi ve hukuki boyutlarıyla sürüyor. Nihai karar, ulusal çıkarlarımızın korunması, kırmızı çizgilerimizin muhafaza edilmesi ve gerekli güvencelerin sağlanması temelinde verilecektir." yorumunda bulundu.
Katar heyetinin arabuluculuk kapsamında Tahran'a gelerek üst düzey İranlı yetkililerle ABD ile yürütülen diplomatik süreci görüştüğü aktarılmıştı.
"ATEŞKESE YAKINIZ"
İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, taslak metne ilişkin yaptığı değerlendirmede, "İslamabad Mutabakat Zaptı daha önce hiç bu kadar yakın olmamıştı" ifadelerini kullanarak yeşil ışık yaksa da; içeriğin tamamen olgunlaşması gerektiğine işaret etmişti.
İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi ise imza takvimine ilişkin şunları kaydetti:
"Mutabakatın kesin imzalanma zamanı konusunda beklememiz lazım. Pazar günü olmasa da önümüzdeki günlerde bunun gerçekleşme ihtimali göz ardı edilemez. ABD tarafının süreç hakkında yorum yapmaktan kaçınması nedeniyle temkinli ilerliyoruz. Devam eden görüşmeler tamamen savaşı sona erdirmeye odaklanıyor, bu aşamada nükleer mesele kapsam dışı bırakıldı."
