Şirket aradı, dava açıldı! AYM'den dikkat çeken KVKK kararı
İzinsiz pazarlama aramaları nedeniyle başlayan bir hukuk mücadelesi, Anayasa Mahkemesi'nin emsal niteliğindeki kararıyla sonuçlandı. Resmî Gazete'de yayımlanan karar, kişisel verilerin korunması ve ticari iletişim sınırlarına ilişkin önemli değerlendirmeler içerirken, dijital dünyada bireylerin verileri üzerindeki haklarını da yeniden gündeme taşıdı.
Sosyal Güvenlik Başuzmanı İsa Karakaş, bugünkü köşe yazısında konuya dair önemli bilgiler verdi.
Karakaş'ın yazısı şöyle:
PERDE 1: "HİZMET BURADA" AMA BİZİM RIZA NEREDE? 🤷♂️
Olayımızın kahramanı bir vatandaş, internetteki ilan sitesine ("www….com") iş yapmak amacıyla telefon numarasını koyuyor. Vay sen misin o numarayı oraya yazan! (…..) Sigorta şirketi bu numarayı cımbızla çekip alıyor ve vatandaşı çat diye arıyor.
Vatandaş küplere biniyor tabii: "Ben bu numarayı millet bana iş versin diye koydum, sigorta satın alayım diye değil!" diyerek soluğu Kişisel Verileri Koruma Kurumu’nda (KVKK) alıyor.
Kurum hemen devreye girip şirkete "Hop dedik! Dağdan gelip bağdakini kovamazsın. Adam numarasını iş için yazmış, sen reklam yapıyorsun" diyerek tam 100.000 TL acımasız bir ceza kesiyor!
PERDE 2: MAHKEMELER SAVAŞI BAŞLIYOR!
Şirket bu cezayı duyunca, "Görünen köy kılavuz istemez, numara internette herkesin gözü önündeydi, yani alenileşmişti!" diyerek yerel mahkemeye koşuyor.
- Yerel Mahkemenin Oyunu: Hâkim bakıyor ve diyor ki: "KVKK haklı ama ceza çok kesilmiş. Ben bu cezayı 'ince eleyip sık dokuyarak' tabana çekiyorum." Ceza bir anda kuşa dönüyor ve 17.828 TL’ye iniyor!
- İtiraz Masası: Şirket "Çok", Kişisel Verileri Korumu Kurum ise "Az" diyerek üst mahkemeye itiraz ediyor ama üst mahkeme ikisine de cezayı aynen bu şekilde onaylayıp bitiriyor.
SON PERDE: ANAYASA MAHKEMESİ "DUR!" DEDİ
Şirket pes etmiyor, "Keskin sirke küpüne zarar" diyerek işi en tepeye, Anayasa Mahkemesi’ne (AYM) taşıyor. Ve işte o tarihî karar çıkıyor!
AYM, buradaki devlet kurumlarına âdeta hukuk dersi veriyor: "Bir fincan kahvenin 40 yıl hatırı var” dedik ama kanunun hatırı daha büyüktür! “Kanunda 'internete yazılan numara amaca aykırı aranamaz' diye bir ceza maddesi yazmıyor. Siz kendi kafanızdan kılavuzlara bakarak ceza uyduramazsınız. Kanunsuz ceza olmaz!" diyerek cezayı oy birliğiyle tamamen iptal ediyor.
HASILIKELAM: KULAĞIMIZA KÜPE OLACAK MESAJ
"Söz gümüşse sükût altındır" derler ya, biz onu dijital dünyaya uyarlayalım: Verini gizlemek altındır! Bundan sonra internette bir form doldururken, ilan verirken veya sosyal medyada numara paylaşırken iki kere düşünün.
Unutmayın, dijital dünyada "Sütten ağzı yanan, yoğurdu üfleyerek yer." Kendi verinizin gardiyanı kendiniz olun ki, davalarla mahkemelerle uğraşmak zorunda kalmayın!
Karardan çıkan diğer mesaj ise; Atalarımız boşuna dememiş: "Şeriatın (hukukun) kestiği parmak acımaz." Ama o parmağın kesilmesi için önceden kanunda açık açık yazması gerekir! Bu karar gösteriyor ki, dijital dünyada haklarımızı korumak ne kadar önemliyse, devletin de vatandaşa veya şirkete ceza keserken "kafasına göre değil, kanuna göre" hareket etmesi o kadar önemlidir. Yani kısacası; kanunda yazmıyorsa, ceza da yok demektir!
