Türkiye AB’ye ‘önce tam üyelik, sonra alt başlıklar’ dedi
Avrupa Birliği’ne tam üyelik sürecinde yeni bir dönem başladı. İş dünyasının dış ekonomik ilişkilerle ilgili çatı kuruluşu DEİK Avrupa ülkeleri gazetelerine ilan verdi, liderlerine çağrı yaptı: Tam üyelik, hemen şimdi. Bu yıl sonunda Avrupa’nın geleceğini şekillendirmek için bir araya gelmeliyiz...
- DEİK ve diğer iş dünyası örgütleri, AB'ye tam üyelik için “Tam üyelik ve hemen şimdi” sloganıyla bir hareket başlattı.
- Bu amaçla Financial Times gazetesinde tam sayfa mektup yayımlandı ve ardından Almanya, Polonya ve Belçika'da yerel gazetelerde ilanlar yayımlandı.
- DEİK Başkanı Nail Olpak, Türkiye'nin tam üyeliğinin Avrupa'nın stratejik özerkliğine ve küresel güvenliğine değer katacağını belirtti.
- DEİK/Avrupa İş Konseyleri Koordinatör Başkanı Mehmet Ali Yalçındağ, yeniden başladıklarını ve hemen üyelik istediklerini vurguladı.
- Hazırlanan raporlarda Türkiye'nin AB için ticaret, lojistik ve enerji koridoru olarak önem taşıdığı belirtiliyor.
CANAN ERASLAN - Türkiye, AB’ye tam üyelik için büyük bir atak başlattı. Geçtiğimiz hafta Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK), tüm iş dünyası örgütleriyle birlikte hareket ederek Avrupa kamuoyuna ve liderlerine mektuplar göndererek yeni bir hareket başlattı. Yeni hedef, “Tam üyelik ve hemen şimdi” şeklinde ifade ediliyor. Dünya yönetiminde masanın dağıldığını, yeni masa kurulurken de Türkiye’nin o masada bulunmasının şart olduğunu vurgulayarak yola çıkan iş dünyasının dış ekonomik ilişkilerini yürüten çatı kuruluşu DEİK, “Nerede kalmıştık” değil, “Yeni bir başlangıç, hemen sonuç” hedefiyle yola çıktı.
Önce Financial Times gazetesinde tam sayfa mektup yayımlandı. Bu kanaldan çok olumlu dönüşler alındı. Ardından aynı mesaj, üç ülke bazlı ilaveler yapılarak 9 Mayıs AB Günü dolayısıyla Almanya, Polonya ve Belçika’da o ülkelerin siyasi liderlerine kendi dillerinde tam sayfa gazete ilanlarıyla iletildi. Bu seslenişin, Belçika Kraliçesi’nin ziyareti öncesinde gerçekleşmesi de önemli bir ayrıntı olarak dikkat çekti.
DEİK Başkanı Nail Olpak: Gümrük Birliği güncellenmeli
Bütün bu çalışmaları anlatmak ve Türkiye’nin AB’ye tam ve şartsız üyeliğini gerçekleştirmek için büyük bir adım atarak çalışma başlatan iş dünyasını temsilen DEİK yönetimi, medya mensuplarıyla bir araya geldi. DEİK Başkanı Nail Olpak, siyasetin de tam desteğini aldıklarını belirttiği açıklamasında, çalışmalarına diğer ülkelerle devam edeceklerini, bütün ülkelerle yoğun ve sıcak iletişim hâlinde olduklarını belirterek, “Bu uzun ince yolda yıl boyunca da devam edeceğiz” ifadesini kullandı.
TÜRKİYE BÜYÜK DEĞER KATACAK
Türkiye’nin AB’ye tam üyeliğinin Avrupa’nın stratejik özerkliğine ve küresel güvenliğine büyük değer katacağını söyleyen Olpak, “Türkiye-AB ilişkilerinde paradigma değişimi gerekiyor. Tam üyelik perspektifinin canlı tutulması, Avrupa’nın jeopolitik geleceği için vazgeçilmez stratejik bir zorunluluktur. Bu yeni dönemde Avrupa’nın stratejik ağırlığı ve küresel rekabet gücü; daha geniş bir vizyon geliştirme, daha hızlı hareket etme ve daha güçlü ortaklıklar tesis etme kapasitesine bağlı olacaktır. Türkiye bu denklemin ayrılmaz bir parçasıdır” dedi.
Almanya’dan Türkiye’ye AB mesajı: Güvenilir ortak olacaktır
DEİK/Avrupa İş Konseyleri Koordinatör Başkanı Mehmet Ali Yalçındağ da, “Her iki taraf da niyetini ortaya koyuyorsa olur. İki taraf da isterse mümkün. Aksi hâlde mutlaka bir şey bulursunuz. Biz hemen istiyoruz. ‘Nerede kalmıştık’ cümlesini reddediyoruz. Yeniden başlıyoruz, hemen istiyoruz” diye konuştu.
ESKİ MASA DAĞILDI ŞİMDİ TÜRKİYE VAR
Mehmet Ali Yalçındağ, dünya dengelerinin dağıldığını, Avrupa’da bir liderlik krizi olduğunu ve yeni masa kurulurken Türkiye’nin mutlaka oyun kurucu olacağını ifade ettiği konuşmasında, “Türkiye’nin tam üyelik konusunu 3 yıl daha konuşamayız. Herkes çalıştı, biliyor. Onlar ‘gel’ diyecek, biz 6 ay içinde hazırlanıp başlayacağız. 2026 sonunda AB ile Türkiye, geleceği birlikte şekillendirmek için bir araya gelecek. İsteğimiz bu. Başka türlüsü olmaz. Bunu önce biz içselleştirmeliyiz. Bize herkes ‘AB işi ne oldu?’ diye sorsun istiyoruz. Duygular yok, menfaatler var. Önce tam üyelik, alt başlıklar sonra. 2026 sonunda tam üyelik diye başladığımızda karşımızdakinin nabzı yükseliyor. Yolunu şaşıran Avrupa, adım atması gereken de Avrupa” ifadelerini kullandı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Belçika Kraliçesi Mathilde ile görüştü: AB ile ortak savunma vurgusu
AVRUPA, TÜRKİYE İLE NASIL DAHA İLERİ GİDER?
Hazırlanan raporlarda Türkiye’nin, AB için ticari partner olmanın ötesinde hem ticaretin lojistik ağı hem de enerji koridoru olması açısından büyük önem taşıdığı vurgulanıyor. Almanya ve Belçika başta olmak üzere tüm ülkelerle çok katmanlı ilişkiler yürütülüyor. Çin artık Avrupa için üretim merkezi olmaktan uzaklaşırken, Türkiye gelişmiş sanayisi ve dinamik ekonomisiyle Avrupa’nın en cazip üretim merkezlerinden biri konumunda bulunuyor. Avrupa ülkelerinin Türkiye’ye yatırımları da hızla artıyor. Sağlık hizmetleri bakımından güçlü bir altyapı sunan Türkiye, Avrupa KOBİ’leri için de önemli bir merkez olarak öne çıkıyor. Yetenek havuzu oldukça zengin olan, teknolojik altyapı ihracatına imkân veren ve turizmde de önemli bir partner konumundaki Türkiye ile AB ülkeleri arasında Kafkasya ve Afrika’ya yönelik ortak projelerin gerçekleştirilebileceği de raporlarda yer aldı.
AÇIK MEKTUP SERİSİ
İlk olarak Ocak 2026’da Financial Times gazetesinde yayımlanan ve Türk iş dünyasının tam üyelik sürecine verdiği desteği vurgulayan açık mektubun ardından büyük bir etki alanı oluştu. Mektup, DEİK Başkanı Nail Olpak ile DEİK/Avrupa İş Konseyleri Koordinatör Başkanı Mehmet Ali Yalçındağ ve DEİK/Avrupa İş Konseyleri başkanlarının imzasını taşıyor.
Almanya’da Bild, Polonya’da Rzeczpospolita, Belçika’da ise De Tijd gazetelerinde ülke liderlerine hitaben hazırlanan mektuplar 8 Mayıs’ta yayımlandı. AB’nin en büyük altı ekonomisi olarak ifade edilen ve “E6” ülkeleri olarak bilinen Almanya, Fransa, Hollanda, İspanya, İtalya ve Polonya’nın yanı sıra, AB’nin kurucu üyelerinden Belçika da bu sürece dahil edildi. Mektupta, büyüyen Türkiye-AB ilişkilerinin bir tercih değil zorunluluk olduğuna vurgu yapılırken, tam üyelik hedefinin hızla gerçekleştirilmesi gerektiğinin altı çizildi.
ÖNCE HEDEF ALDI SONRA PARDON DEDİ
AB Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, geçtiğimiz ay AB’nin genişlemesini jeopolitik bir mecburiyet olarak nitelendirirken, Avrupa’nın daha bağımsız hareket etmesi ve bölgenin Rus, Türk ve Çin etkisine bırakılmaması gerektiğini söylemiş, ardından gelen tepkiler üzerine “Türkiye önemli bir NATO müttefiki, AB aday ülkesi ve bölge açısından kilit ortaktır” açıklaması yapmıştı. Bu açıklamanın dahi Türkiye’nin AB için önemine işaret ettiğini söyleyen Mehmet Ali Yalçındağ, “Biz çok çalıştık. Şimdi sıra onlarda. İsteyenler çoğunlukta. İsteyenler, istemeyenleri ikna edecek” dedi.
