"Bugün olmazsa yarın olur" Naci Görür'den Malatya'daki 5.6 büyüklüğündeki deprem sonrası uyarı
Malatya'da meydana gelen 5.6 büyüklüğündeki depremin ardından, 6 Şubat depremlerine neden olan Doğu Anadolu Fay Hattı (DAF) yeniden gündeme geldi. 'DAF'taki hareketlilik bölgede büyük bir depremi yeniden tetikler mi' sorusunun cevabı merak edilirken, deprem bilimci Prof. Dr. Naci Görür dikkat çeken açıklamalarda bulundu. Görür, "Bugün olmazsa yarın olur" uyarısından bulunarak çarpıcı ifadeler kullandı.
- Prof. Dr. Naci Görür'e göre Malatya'daki 5.6 büyüklüğündeki deprem, Doğu Anadolu Fay Hattı'nın henüz kırılmamış bölümünde meydana gelmiş, sürpriz olmayan ve beklenen bir depremdir.
- Görür, Malatya'nın birden fazla fay hattı ile çevrili olduğunu ve bulunduğu bölgenin bir deprem zonu olduğunu belirtmiştir.
- Deprem bölgesinde yaşamanın kaçınılmazlığına dikkat çeken Görür, depremlerin eninde sonunda olacağını ve bundan kaçışın olmadığını vurgulamıştır.
- Tek çözüm yolunun depreme hazırlıklı olmak ve depreme dirençli şehirler inşa etmek olduğunu ifade etmiştir.
- Görür, depremin gününü, saatini veya şiddetini tahmin etmenin imkansız olduğunu ve tarih veren uzmanları eleştirmiştir.
Malatya’da meydana gelen 5.6 büyüklüğündeki deprem, Kahramanmaraş, Diyarbakır ve çevre illerde de hissedilerek bölgede yeniden tedirginliğe neden oldu. 6 Şubat depremlerinin ardından Doğu Anadolu Fay Hattı’ndaki hareketlilik sürerken, yaşanan son sarsıntı ‘bölgede yeni bir risk mi oluşuyor?’ sorusunu yeniden gündeme taşıdı.
Türkiye Gazetesi içerik editörü Oğuzhan Yalçın, Malatya’daki depremin ne anlama geldiğini, bölgedeki fay hatlarının durumunu ve olası deprem risklerini deprem bilimci Prof. Dr. Naci Görür ile konuştu.
Malatya'da yaşanan 5.6 büyüklüğündeki depremin Doğu Anadolu Fay Hattı üzerinde meydana geldiğini ifade eden Görür, sarsıntının fayın kırılmayan bölümünde oluştuğunu ifade etti. Naci Görür, sarsıntının sürpriz olmayan, beklenen bir deprem olduğunu dile getirdi.
"DEPREM ENİNDE SONUNDA OLUR"
Son depremin bölgedeki sismik hareketlilik açısından önemine ilişkin konuşan Görür, "Malatya bir deprem zonu üzerinde olan bir kent. Bunun batısında Malatya Fayı var. Kuzey doğusuna doğru Ovacık Fayı var. Güneyinde Doğu Anadolu Fayı var. Kuzey doğusunda Yedisu Fayı var. Bu Kuzey Anadolu fayının devamı olan hat. Yani Malatya'nın kendisi faylarla çevrelenmiş bir dikdörtgenin içerisinde. Şimdi dolayısıyla Malatya'da fay ve faylar mevcut. Deprem oluşumu da 14 milyon sene önceden mekanizma başlamış. çeşitli zamanlarda deprem üretiyor. Bu depremin belli bir periyodu var. Şimdi kimi faylarda bu periyot binlerce seneyi bulabilir. Kimi yerde yüzlerce seneyi bulabilir. Kalkıp da Malatya'da yani fayı tartışmanın, depremi tartışmanın nerede nasıl olacak diye söylemenin bir anlamı yok. Siz eğer bir deprem bölgesindeyseniz deprem eninde sonunda olur. Bugün olur. Bugün olmazsa yarın olur. Yarın olmazsa öbür gün olur. Daha öbür gün olur. Bugün bize bir şey olmazsa afete maruz kalmazsak çocuğumuz maruz kalır. Çocuğumuz kalmazsa torunumuz kalır. Torunumuz olmazsa nesillerimiz bu yolla heder olur. Yani depremden kaçış yolu yoktur." ifadelerini kullandı.
DEPREMDEN KAÇAMAYIZ, ÇARE DEPREME HAZIRLIKLI OLMAK
Malatya'nın deprem bölgesi olmasından dolayı depremlerden kaçışın imkansız olduğunu, bu sorunun sadece depreme dirençli şehirler inşa edilecek aşılabileceğini hatırlatan Naci Görür "Bu ancak bilim adamlarının işidir. Onlar çalışsınlar. bilim platformunda tartışsınlar, konuşsunlar, bize bilgi versinler. Mesele yok. Ama halk olarak bizim soracağımız şu; Ben deprem dirençli Malatya'yı nasıl yaşatırım? Depremden minimum zararla çoluğumu, çocuğumu nasıl kurtarırım? Göçük altında nasıl kalmam? Bizim için önemli olan bu. Şimdi Malatya'yı biz deprem dirençli hale getirmedikçe Malatya'da deprem olur. Eninde sonunda bu problemle karşılaşırız" diyerek, bölgedeki depreme hazırlık çalışmalarına önem verilmesi gerektiğini söyledi.
KIRILMAMIŞ FAY HATTI ŞİDDETLİ DEPREMİ TETİKLEYEBİLİR Mİ?
Depremin gün ve saatini tahmin etmenin imkansız olduğunu vurgulayan Naci Görür, depreme ilişkin tarih veren uzman isimleri "Bir bilim adamı bilir ki deprem hakkında, şiddeti hakkında, büyüklüğü hakkında, yeri hakkında, zamanı hakkında bir şey söylenemez" sözleri ile eleştirdi.
DAF'ta ve diğer deprem bölgelerinde sarsıcı bir depremin her an olabileceğini, çözüm yolunun ise depreme hazırlıklı olmaktan geçtiğinin altını çizen Naci Görür, "Benim sözüm ettiğim büyük depremler. Küçüğü de olur, ortası da olur, büyüğü de olur. Ne zaman neyin olacağını o fayın kırılmasına bağlı, fayın uzunluğuna bağlı, derinliğine bağlı vesaire. Bunları bilmenin, söylemenin bir anlamı da yok. Bunları ben bilerek söyleyemem zaten. Gerçek bilim adamları bunları zaten konuşmaya gerek duymaz. Bunlar ancak bilim platformunda tartışılır, konuşulur, yayınlanır, atıf alınır" şeklinde konuştu.
