Türkiye, Avrupa’nın doğal gaz merkezi mi olacak? İşte teknik sorulardan yasal düzenlemelere kadar cevap arayan her şey
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, geçtiğimiz ay yaptığı açıklamada, Türkiye'de bir doğal gaz merkezi kurulması fikrini ortaya attı. Ankara, Rusya’nın fikrine sıcak bakarak Türkiye’nin enerji güvenliği ve arzı için bir merkez olabileceğini belirtti. Ancak uzmanlar ve yetkililer, Türk hükümetinin istekleri ile Putin'in amacının farklı şeyler olduğunu ve çözülmesi zor bir dizi teknik sorun olduğunu söylüyor.
Türkiye’nin doğal gaz merkezi olabileceğinin konuşulduğu bu dönemde, Orta Doğu’dan güncel gelişmeleri aktaran Middle East Eye haber sitesi yaptığı analizle dikkat çekti. Doğal gaz konusunun derinlemesine incelendiği makalede, pek çok farklı soruya cevap aranıyor. Türk petrol ve gaz boru hattı şirketi BOTAŞ'ın eski genel müdürü Gökhan Yardımcı, "Putin'in önerisi somut değil, bir fikir gibi görünüyor. Burası, farklı ülkelerden oyuncuların gelip pazarlık yapıp gaz satın alabilecekleri bir merkez mi olacak, yoksa TürkAkım gibi sadece Türkiye'den geçen başka bir boru hattı projesi mi olacak?" diyerek Putin’in fikrine ilişkin aklındaki soruları gündeme getirdi.
Rusya Devlet Başkanı Putin, Türkiye’ye bir doğal gaz merkezi kurmak istediklerini belirtirken, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, bu öneriyi kabul etti ve Trakya'da bir doğalgaz merkezinin kurulacağını söyledi. Ancak Rus gazını Türkiye ve Avrupa'ya bağlayan mevcut iki Türk Akımı boru hattı, böyle bir merkez oluşturmaya yetecek kadar yük taşımıyor. Her bir boru hattı yıllık 15,75 milyar metreküp taşıma kapasitesine sahip ve bunlardan birinin tek amacı Türkiye'nin enerji ihtiyacını karşılamak.
Enerji uzmanı Emin Emrah Daniş, Rus gazını Türkiye'ye taşımak için muhtemelen dört yıllık inşa süresi gerektirebilecek çok sayıda boru hattına ihtiyaç duyulacağını söylüyor. Bu konuda Daniş, bir noktaya değiniyor ve “Ama zorluklarla gelecek. Şirketler yaptırım görmek istemeyeceğine göre, kim inşa edecek? Bunun bedelini kim ödeyecek?” diyor. TürkAkım'ın tahmini maliyetinin ise 11.4 milyar Euro olduğu belirtiliyor.
İnşaat tamamlandıktan sonra, Rusya'nın Kuzey Akım boru hattı için batı ülkelerinden temin edemediği türbinler gibi bakım ve yedek parçalar gibi ele alınması gereken başka sorunlar da var. Ancak bir boru hattı inşa etmeden gazın bir kısmını sıvı doğal gaz (LNG) formunda göndermenin çeşitli yolları olabilir. Independent Commodity Intelligence Services’ın (ICIS) kıdemli enerji muhabiri Aura Sabadus, “Türkiye'ye gönderilen Rus gazıysa, o zaman soru şu: 'Rus' tarafından pazarlanan bu gazı kim alacak?” diye soruyor. Devamında ise, “REPowerEU'nun (AB Komisyonu'nun Rusya karşıtı enerji planı) Rus gazının 2027 yılına kadar aşamalı olarak kaldırılması gerektiğini bildirdiği bir dönemde, Rusya ile uzun vadeli sözleşmeler imzalayan hiçbir Avrupa ülkesi görmüyorum.” şeklinde bir değerlendirme yaptı.
Ankara'nın enerji hedeflerine aşina olan birkaç Türk yetkili, Middle East Eye'a Türkiye'nin istediği şeyin daha karmaşık bir şey olduğunu söyledi. Bir Türk yetkili, “Birden fazla gaz kaynağının özel kuruluşlar tarafından alınıp satıldığı bir gaz merkezi olarak ortaya çıkmak istiyoruz. Bunu yapan tek ülke olmak istemiyoruz. Rus gazının yeniden satış haklarını almak ve yeniden ihraç etmek istiyoruz. Bunu yapmak için Moskova'dan bir indirime ihtiyacımız var." şeklinde konuştu.
Türkiye, Rus gazını Azerbaycan, İran ve Irak'tan gelen birçok başka kaynakla - hatta belki İsrail ve Ankara'nın kendi Karadeniz rezervleriyle - harmanlamak ve Avrupa'ya ve diğer alıcılara satmak istiyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan bu ayın başlarında, Türkiye'nin Karadeniz'de tahmini 110 milyar metreküp doğal gazla rezervi keşfi yaptığını söyledi ve bölgedeki toplam gaz rezervinin 650 milyar metreküpe çıktığını belirtti. Türkiye, 2026'nın sonuna kadar yıllık 14-15 milyar metreküp doğal gaz üretmeyi hedefliyor. Tahminler, 2029'a kadar yıllık 19-20 milyar üretim yapılabileceğine yönelik.
Yetkililer, sadece Rusya'nın değil, diğer Avrupa ülkelerinin de onayını gerektiren iddialı bir plan olduğunun farkındalar. Bununla birlikte, doğal gaz merkezinin kurulmasından önce Türkiye'de çeşitli Avrupa Birliği düzenlemeleri uygulanabilir. Ayrıca, Türkiye'nin Bulgaristan ve Yunanistan da dahil olmak üzere komşu AB ülkeleriyle ‘ara bağlantı’ anlaşmaları imzalaması gerekecek.
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez, geçen hafta yaptığı konuşmasında, İstanbul'da ulusal bir enerji borsası olduğu için bu alanda deneyime sahip olduklarını söyledi. Dönmez, “Türkiye, dünyadaki emsal merkezlere kıyasla en zengin kaynak girişi ve çeşitliliğine sahip ülkelerden biri. Yaklaşık 15 ülkeden gaz girişi var. Balkan ülkeleri ile Avrupa'nın güneydoğu ve doğusundaki ülkeler zaman zaman bizimle iletişime geçerek Türkiye'den gaz alımı talep ediyor." dedi. Dönmez, Türkiye'nin tüm bu ülkelerle Ocak ve Şubat aylarında bir gaz konferansı düzenleyeceğini ve bir yol haritası oluşturmaya çalışacağını belirtti.
Enerji uzmanı Danış, Ankara'nın Ukrayna tahıl anlaşmasında başarılı bir aracılık yaptığı gibi, Türkiye'nin Rusya dahil tüm oyuncuları dahil ederek Avrupa'ya gaz tedariki için güvenilir bir yol sunabileceğini savunuyor. “Türkiye kendini çoktan kanıtladı” diyor.
(Middle East Eye)
