Yalova merkeze bağlı Elmalık köyündeki evinde basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Muharrem İnce, bir köşe yazarı tarafından ortaya atılan "Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde görüştüğü" iddialarının gerçekleri yansıtmadığını söyledi. İnce, kendisi hakkında beş gündür çıkarılan haberleri "yalan" ve "tezgah" olarak nitelendirdi.

"BU HABER ÇIKINCA HİSSETTİM TEZGAH VAR"

İnce'nin açıklamalarından satır başları şu şekilde;

‘KILIÇDAROĞLU O İSMİ AÇIKLAMALI'

Yaklaşık beş gündür Türkiye bu konuyu konuşuyor. Ben bunun böyle olacağını tahmin ettim. Bu yalan haber çıkınca hissettim, burada bir tezgah var dedim. Arkadaşlara dedim ki bir twet atalım bir komplo var diyelim dedim. Sonra sayın Genel Başkan bir TV kanalına çıktı ve oraya çıkınca gazeteci sordu. "Siz saraya giden bir CHP'li var ne diyorsunuz?" dedi. "Şaşırmadım. Doğrudur ama ismi açıklayamam" dedi. Demek ki önceden biliyor! İsmi biliyorum dediniz, ismi açıklamalısınız. Saray komplosu deyip işin içerisinden çıkamazsınız. Erdoğan bunun neresinde? Çıktı meydan okudu, 'İspatlarsan Cumhurbaşkanlığından istifa ederim' dedi. Bunun neresinde saray var?" değerlendirmesinde bulundu.

"KILIÇDAROĞLU'NA 'GELEYİM' DEDİM, BANA HABER VERMEDİ"
Sayın genel başkana 11.23'de telefon açtım. 14 dakika sonra geri dönüş yaptı. 8 dakika 19. saniye kendisiyle konuştum. Dedim ki "Burada bir yalan var. Partimiz yara alacak. Yanınıza geleyim. Birlikte görüntü verelim. Hiçbir CHP'li bunu yapmaz. Bir kere bu kişi ben değilim. Gel bu badireyi atlatalım. Parti yara alacak. Kaptan sizsiniz geleyim" dedim. "Tamam haber vereceğim sana dedi" haber falan vermedi. Bir tezgah var ortada ve sorumluları açığa çıkarılmalıdır.

"SEÇİM DEDİKODULARININ HEPSİ CHP GENEL MERKEZİNDE ÜRETİLDİ"
"Bu tezgahı kim kurdu? Muharrem İnce, 24 Haziran 2018 Cumhurbaşkanlığı Seçimi'nden itibaren bir iftira kampanyasıyla karşı karşıya. Bu dedikoduların hepsi CHP Genel Merkezi'nde üretilmiştir. Bunu benim dışarıdaki rakiplerim değil, partideki küçük bir grup üretmiştir. 24 Haziran akşamından bu yana bu grup dedikodu üretmeye devam etmektedir. Beni yıpratmak için harcadıkları enerjiyi AK Parti'ye karşı kullansalar emin olun iktidar olacağız. Bu kumpasçılar CHP'nin ayağında bir prangadır. CHP kendi ayağındaki bu prangayı kırmadığı sürece temiz siyaset yolunda yürümesi imkansız hale gelecektir.

"ÖNCE BU PİSLİĞİ TEMİZLEYİN"
CHP, Türkiye'de temiz siyaset diyorsa önce bu pisliği temizlemelidir. Arınma, temizlenme, şahlanış buradan başlayabilir. Eğer bu komployu, bu tezgahı ortaya çıkarır, cezalandırır, komployu kuranları partiden atarsak emin olun yeniden şahlanır, arınırız."

"ERDOĞAN BU KONUNUN HİÇBİR YERİNDE YOK!"
Erdoğan bu konunun hiçbir tarafında yoktur. Erdoğan bunun neresinde? "Bir iddian varsa ispat et. Görüştüğümü iddia ediyorsan açıkla istifa ederim" dedi. Bu malzemeyi veren sensin. İftira atarak bunu yapan sensin.

Ben ona barış eli uzattım. "Gel temizleyelim bunu" dedim. Kabul etmedi. Mücadele edeceğim: tek başıma kalsam yine mücadele edeceğim. Doğru yaptığıma inanıyorum çünkü' dedi.

"SİZ KİM OLUYORSUNUZ DA BENİ SAVUNMUYORSUNUZ?"
Kılıçdaroğlu’nun da o soru sorulduğunda ‘Ben emekli olduktan sonra geldim. İnce çocukluğundan beridir CHP’de, İnce’ye bu yakışmaz. Sadece İnce’ye değil CHP’nin hiçbir evladına yakışmaz. Bu yalandır inanmıyorum’ demesi gerekiyordu. Partinin sözcüsü bile ağzını açmadı. Ne diye savunmuyorsunuz arkadaşlar ciğerimi yakıyorlar bugün partiyi yönetenler. Kim oluyorsunuz da savunmuyorsunuz. Bu ülkede 16 sene milletvekilliği yaptım. Erdoğan ile görüşürüm. Bahçeli, Akşener ve Karamollaoğlu ile de görüşürüm. Ancak gitmeden önce partinin genel başkanına sorarım. Ancak bu komploda, parti sözcüsü bile ‘CHP’lilere güveniyoruz. Gizli görüşmeye gitmez’ dememesi ciğerimi dağlıyor. CHP’ye kumpas mı var? Sen malzeme verirsen kumpası kurarlar.

MÜCADELEDE EDECEĞİM, HESAPLAŞACAĞIZ

CHP'li olmak başka, CHP'de olmak başka bir şeydir. Bu hesabı görmeden yürüyemeyiz. Bu hesabı mutlaka görmeliyiz. Hesaplaşmadan helalleşemeyiz. Kullanışlı gazeteciler, yalancı kaynaklar, koltuk düşkünü politikacılar olabilir. Biz mutlu bir Türkiye için mücadele edeceğiz. 82 milyonun vicdanına sesleniyorum; ben bunun neresindeyim? 41 yıl sonra yüzde 30 barajını sizce ben aştırmadım mı? Mecbur kaldınız beni aday gösterdiniz. Otobüsüme binmek için torpil yaptırmadınız mı? Yazık günah değil mi? Bu millet bunu görmüyor mu? Size ne kötülük yaptım ki? Kötü insanlardan yönetici olmaz."

Partinin her kademesinde bulunduğunu söyleyen İnce, "Düz, yerli, milli, kumpas bilmeyen Muharrem İnce olmaya devam edeceğim." dedi.

"BU KUMPASI ÇÖZMEMİZ LAZIM"

Muharrem İnce'ye, kendisine yönelik "komplo" iddiasıyla ilgili partisinin genel merkezini işaret ettiği hatırlatıldı.

Bu soruya İnce, şöyle cevap verdi:

"Sayın Kılıçdaroğlu, Talat Atilla'ya, 'Açıklamanı yap' demelidir. Saray açıklamayı yaptı, şimdi Talat Atilla konuşmalıdır. Demelidir ki 'Bu CHP'li, Kemal Kılıçdaroğlu'na kimi doğrulattı? Bunun çevresi kim? Kimlerle konuşmuş?' Bunu çorap söküğü gibi iki günde çözersiniz ve partiden atacaksınız. Başka çaresi yok bunun."

İnce, Kılıçdaroğlu'nun "komplo ile ilgisinin olup olmadığı" sorusuna ilişkin şu değerlendirmelerde bulundu:

"Ben böyle bir şey dersem partim yara alır. Ben böyle bir cümle etmem. Bunu söylemem. Tekrar Genel Başkanıma çağrıda bulunuyorum. Partinin aleyhine miting yapanlar mı benim partililiğimi sorgulayacak? Onların haddi değil ama Genel Başkan'la oturup bu kumpası çözmemiz lazım. Genel Başkan 'Biliyorum, şaşırmadım, doğrudur.' dedi. O zaman kandırılmış. Neyi biliyorsun, ne doğru? Kendisine sordum, cevap vermedi. Bunu öğrenmek benim hakkım."

"AYNI TEKNEDE YAZIN TATİL YAPMIŞLARDIR"

Parti içinde "çete" olduğu iddiası anımsatılarak bununla kimleri kastettiği sorulan İnce, "Onlar kendilerini çok iyi bilirler. Mesela aynı teknede yazın tatil yapmışlardır. Onlar kendilerini bilirler, sırf çıkar için gelmiş olanlar olur. CHP ruhuna sahip olmayanları kastettim." açıklamasını yaptı.

'KURULTAYDA HER ŞEYİ AÇIKLAYACAĞIM'
İnce, "24 Haziran 2018 akşamı kendisine iftira atanlar ile komplo kuranların aynı kişiler olduğunu" iddia ederek sadece partisinin zarar görmemesi için sustuğunu ancak kurultayda her şeyi açıklayacağını sözlerine ekledi.
 


Kemal Bey’in ince hesabı böyle çöktü Kemal Bey’in ince hesabı böyle çöktü Sözcü yazarı Turan “Saray’a giden CHP’linin” Muharrem İnce olduğunu ve bilgiyi gazeteci Talat Atilla’dan aldığını söyledi. Atilla ise “Kaynağım CHP’li” dedi ve iddiayı CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu’ndan doğrulattığını açıkladı.