Çin Komünist Partisi’nin 105 yıllık yolculuğu ve ortak geleceğe uzanan vizyonu
Bu yıl, Çin ile Türkiye arasında diplomatik ilişkilerin kurulmasının 55. yıl dönümünü kutluyoruz. İki ülke arasındaki karşılıklı siyasi güven sürekli pekişmiş, çeşitli alanlardaki somut iş birliği istikrarlı bir şekilde gelişmiştir. Çin ve Türkiye arasındaki ticaret hacmi, diplomatik ilişkilerin ilk yıllarında bir milyon ABD dolarının altında iken bugün yaklaşık 50 milyar ABD dolarına ulaşmıştır.
- Çin Komünist Partisi, 105 yıllık tarihinde halkın refahını artırma ve ulusun yeniden yükselişini gerçekleştirme misyonuyla hareket etmiş, Çin'i dünyanın en büyük eğitim, sosyal güvenlik ve sağlık hizmetleri altyapısına sahip ülkelerinden biri haline getirmiştir.
- ÇKP'nin liderliğinde yaklaşık 800 milyon insan mutlak yoksulluktan kurtarılmış ve halkın yaşam standardı yükseltilmiştir.
- ÇKP, halkın çıkarlarını devlet yönetiminin merkezine yerleştiren bir anlayış benimsemektedir.
- Çin, Küresel Kalkınma Girişimi, Küresel Güvenlik Girişimi, Küresel Medeniyet Girişimi ve Küresel Yönetişim Girişimi ile insanlık için ortak geleceğe sahip bir toplum inşa etmeyi hedeflemektedir.
- Çin-Türkiye diplomatik ilişkilerinin 55. yıl dönümü kutlanmakta olup, ikili ticaret hacmi yaklaşık 50 milyar ABD dolarına ulaşmış ve stratejik iş birliği ilişkileri olumlu gelişimini sürdürmektedir.
Bu yıl Çin Komünist Partisi’nin kuruluşunun 105. yıl dönümü kutlanıyor. Çin Komünist Partisi Merkez Komitesi Genel Sekreteri Xi Jinping, 1 Temmuz’da düzenlenen kutlama programında yaptığı konuşmada, Partinin 105 yıllık tarihsel yolculuğunu, Çin’in kalkınma sürecinde elde ettiği önemli başarıları ve yeni döneme ilişkin hedeflerini kapsamlı bir şekilde değerlendirdi. Xi Jinping, konuşmasında bütün Parti üyelerine özgüvenle ilerleme, kararlılıkla çalışma ve halka karşı sorumluluk bilinciyle yeni başarılara imza atma çağrısında bulundu. Aynı zamanda Çin’in insanlık için ortak geleceğe sahip bir toplum vizyonunu desteklemeyi sürdüreceğini, dünya barışına ve ortak kalkınmaya yapıcı katkılar sunmaya devam edeceğini vurguladı.
HALKI MERKEZE ALAN KALKINMA ANLAYIŞI
Çin Komünist Partisi (ÇKP), kuruluşundan bu yana Çin halkının refahını artırmayı ve Çin ulusunun yeniden yükselişini gerçekleştirmeyi temel misyonu olarak benimsemiştir. Geride kalan 105 yılda Parti, dünyadaki gelişim eğilimlerini doğru analiz ederek ve ülkenin farklı tarihsel dönemlerde karşı karşıya kaldığı temel toplumsal problemleri isabetle değerlendirerek, Çin’deki bütün etnik grupları ortak kalkınma hedefi etrafında bir araya getirmiştir. Bu süreç, Çin halkının kaderini köklü biçimde değiştirmiş, Çin ulusunun yeniden yükselişine giden yolu açmış ve dünya tarihinin gelişimi üzerinde de önemli etkiler oluşturmuştur. ÇKP’nin liderliğinde Çin, bugün dünyanın en büyük eğitim sistemine, sosyal güvenlik ağına ve sağlık hizmetleri altyapısına sahip ülkelerinden biri hâline gelmiştir. Yaklaşık 800 milyon insan mutlak yoksulluktan kurtarılmış; halkın hayat standardı temel ihtiyaçların karşılanabildiği bir düzeyden orta refah toplumuna (Xiaokang), ardından da daha kapsamlı ve yüksek nitelikli bir seviyeye ulaşmıştır. ÇKP, halkın çıkarlarını devlet yönetiminin merkezine yerleştiren bir anlayışı benimsemektedir. Kamu yararını önceleyen ve halka hizmet etmeyi temel ilke kabul eden bu yaklaşım, Parti ile toplum arasındaki karşılıklı güveni sürekli güçlendirmiştir. Kuruluşunda yalnızca elliyi aşkın üyeye sahip olan ÇKP, bugün 100 milyonu aşan üyesiyle dünyanın en büyük iktidar partisi konumundadır. Bu gelişim, Çin halkının Partiye duyduğu güvenin ve verdiği desteğin en somut göstergelerinden biri olarak değerlendirilmektedir.
KÜRESEL ADALET VE ORTAK GELECEK: ÇİN’İN YÖNETİŞİM VİZYONU
Çin Komünist Partisi, Çin’in kalkınmasını ve halkının refahını ilerletirken, aynı zamanda insanlığın gelişimi ve ortak geleceğine katkı sağlamayı da temel sorumluluklarından biri olarak görmektedir. ÇKP’nin 18. Ulusal Kongresi’nden bu yana, dünyanın benzeri görülmemiş dönüşümlerden geçtiği bir dönemde Devlet Başkanı Xi Jinping tarafından sırasıyla Küresel Kalkınma Girişimi, Küresel Güvenlik Girişimi, Küresel Medeniyet Girişimi ve Küresel Yönetişim Girişimi ortaya konulmuştur. Bu girişimler bütün ülkeleri, kalıcı barışın, ortak güvenliğin, ortak refahın, açıklığın, kapsayıcılığın ve çevresel sürdürülebilirliğin hâkim olduğu bir dünya düzenini, yani insanlık için ortak geleceğe sahip bir toplumu birlikte inşa etmeye davet etmektedir. Çin, küresel yönetişim sisteminin aktif bir katılımcısı, önemli bir destekçisi ve yapıcı bir aktörü olmayı sürdürmektedir. Birleşmiş Milletler’in uluslararası sistemdeki merkezi rolünü kararlılıkla destekleyen Çin; iklim değişikliğiyle mücadele, yapay zekânın güvenli ve kapsayıcı gelişiminin teşvik edilmesi, küresel halk sağlığının güçlendirilmesi ve yeni ortaya çıkan alanlarda uluslararası yönetişim kurallarının geliştirilmesi gibi birçok konuda uluslararası iş birliğini destekleyen çözüm önerileri ve uygulama deneyimleri sunmaktadır. Bu yaklaşımın son örneklerinden biri, kısa süre önce yayımlanan “Daha Adil ve Daha Hakkaniyetli Bir Küresel Yönetişim Sisteminin İnşası: Çin’in İlkeleri, Önerileri ve Eylemleri” başlıklı Beyaz Kitap olmuştur. Belgede, Çin’in küresel yönetişim reformuna yönelik katkıları ve uygulamaları kapsamlı biçimde ortaya konulurken, uluslararası topluma da daha adil, daha dengeli ve daha kapsayıcı bir küresel yönetişim sisteminin birlikte inşa edilmesi çağrısında bulunulmaktadır. Küresel Yönetişim Girişimi bugüne kadar yaklaşık 160 ülke ve uluslararası kuruluş tarafından desteklenmiş, 60’tan fazla ülke ise Küresel Yönetişim Dostları Grubu’na katılmıştır. Bu geniş destek, girişimin uluslararası toplumun ortak beklentilerine karşılık verdiğini ve küresel barış ile kalkınmayı güçlendirmeye yönelik giderek daha geniş bir uluslararası uzlaşının oluşmasına katkı sağladığını göstermektedir.
ÇİN-TÜRKİYE İLİŞKİLERİNDE YENİ BİR DÖNEM
Bu yıl, Çin ile Türkiye arasında diplomatik ilişkilerin kurulmasının 55. yıl dönümünü kutluyoruz. Son 55 yılda iki ülke arasındaki karşılıklı siyasi güven sürekli pekişmiş, çeşitli alanlardaki somut iş birliği istikrarlı bir şekilde gelişmiştir. İkili ticaret hacmi, diplomatik ilişkilerin ilk yıllarında bir milyon ABD dolarının altında iken bugün yaklaşık 50 milyar ABD dolarına ulaşmıştır. İki ülke arasındaki karşılıklı ziyaretlerin sayısı ise zaman içinde istikrarlı biçimde artarak yıllık 500 bin kişiyi aşmıştır. Son yıllarda, Devlet Başkanı Xi Jinping ile Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın stratejik liderliğinde Çin-Türkiye stratejik iş birliği ilişkileri olumlu gelişimini sürdürmektedir. Siyasi karşılıklı güven daha da pekişirken, ekonomi, ticaret, eğitim, kültür ve diğer birçok alandaki iş birliği de somut sonuçlar vermeye devam etmektedir. Bu yıl görev bölgemizde yer alan birçok ili ziyaret etme ve çok sayıda Türk dostumuzla bir araya gelme fırsatı buldum. Görüştüğüm birçok kişi, Çin’in son yıllarda kaydettiği kalkınma başarılarını takdirle değerlendirdi; Çin’in kalkınma anlayışı ve yönetişim tecrübesine büyük ilgi gösterdi. Hatta bazı dostlarımız, Çin’in kalkınma deneyimini daha yakından tanıyabilmek amacıyla Xi Jinping: Çin’in Yönetimi adlı eserin Türkçe baskısını edinmek istediklerini özellikle dile getirdiler. Mayıs ayında Başkonsolosluğumuz tarafından İstanbul Teknik Üniversitesi’nde düzenlenen “Çin Günü” etkinliği de bu ilginin en güzel örneklerinden biri oldu. Yaklaşık bin öğrenci ve akademisyen, Çin’in ileri teknoloji alanındaki gelişmelerini, zengin mutfak kültürünü, geleneksel Hanfu kıyafetlerini ve çağdaş Çin yaşamını yakından tanıma fırsatı buldu. Etkinlik, kampüste Çin kültürüne ve çağdaş Çin’e yönelik dikkat çekici bir ilgi oluşturdu. Çin’de güzel bir söz vardır: “Devletler arasındaki dostluğun temeli halklar arasındaki yakınlıktır; halkların yakınlaşması ise gönüllerin birbirini anlamasıyla mümkündür.” Bu sözün Çin-Türkiye ilişkilerini de en güzel şekilde ifade ettiğine inanıyorum. Ortak çabalarımız sayesinde halklarımız birbirlerini daha yakından tanıyacak, karşılıklı güvenimiz daha da güçlenecek ve Çin ile Türkiye arasındaki dostluk gelecek nesillere güvenle taşınacaktır.
Çin Komünist Partisi’nin kuruluşunun 105. yıl dönümü ile Çin-Türkiye diplomatik ilişkilerinin 55. yıl dönümünün kesiştiği bu anlamlı dönemde, Türkiye’nin her kesiminden dostlarımızla birlikte çalışarak iki ülke arasındaki her alandaki temasları daha da geliştirmeye, somut iş birliğimizi sürekli derinleştirmeye, halklarımız arasındaki dostluğu daha sağlam temeller üzerine inşa etmeye ve Çin-Türkiye stratejik iş birliği ilişkilerini istikrarlı ve sürdürülebilir biçimde geleceğe taşımaya hazırız.
