Miçotakis ailesi neden Türkiye'ye sığındı? Arşivlerden çıkan gizli tekne operasyonu tüm ezberleri bozdu
Yunanistan Başbakanı Kiryakos Miçotakis'in NATO Zirvesi kapsamında geldiği Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'ndeki yürüyüşü sosyal medyada gündem olmuştu.
Kameralar karşısındaki meydan okuyan tavırlarına rağmen, madalyonun diğer yüzünde Miçotakis ailesinin Türkiye ile kesişen çok farklı bir geçmişi yatıyor.
Arşivlerden çıkan ve uzun süre gizli kalan 1968 tarihli o tarihi tahliye operasyonu, Ankara'daki zirvenin ardından yeniden gündemin üst sıralarına oturdu.
1968 GİZLİ TEKNE OPERASYONU: İDAMDAN KURTARILAN AİLE
Takvimler 1968 yılını gösterdiğinde Yunanistan, tarihinin en karanlık dönemlerinden birini, Albaylar Cuntası (1967-1974) diktatörlüğünü yaşıyordu. Cunta yönetimi, dönemin güçlü muhalif politikacısı Konstantinos Miçotakis’i ev hapsine almış ve aile için hayati tehlike en üst seviyeye çıkmıştı. O dönem henüz 6 aylık bir bebek olan Kiryakos Miçotakis ve ailesi için "suyun karşı kıyısı" yani Türkiye, hayatta kalmanın tek çaresi haline gelmişti.
Yunanistan'daki krize karşı dönemin Dışişleri Bakanı İhsan Sabri Çağlayangil devreye girdi. Türk diplomasisinin ustaca planladığı gizli bir operasyonla, Miçotakis ailesi Rodos adasından özel bir tekneyle güvenli bir şekilde alındı. Konstantinos'un idam edilmesini engelleyen operasyonun ardından ailenin ilk durağı İzmir oldu. Sıkı güvenlik önlemleri altında İstanbul’a getirilen Miçotakis ailesi, burada Türk makamları tarafından koruma altına alınarak misafir edildi ve ardından güvenli bir şekilde sürgün hayatlarını yaşayacakları Paris’e uğurlandı.
"BABA MİÇOTAKİS'İ DARBEDEN BİZ KURTARDIK"
Eski Bakan Bülent Akarcalı, yaşananları şöyle anlattı:
"Avrupa demokratik birliği çerçevesinde 1987'de Viyana'da bir parti liderleri toplantısı düzenlendi o toplantıdan önce de ben rahmetli Turgut Özal'la Miçotakis ve bir de Kıbrıs Rum Kesiminin partisiyle birlikte 3'lü görüşme düzenledik. Kıbrıs Barış Harekatı sayesinde Yunanistan'daki darbeci albaylar çöktü yerine demokrasi geldi. Bugünkü Yunan demokrasisi Avrupa Birliği sayesinde falan değil doğrudan doğruya Türkiye sayesinde oluştu. Türk askerinin süngüsü Yunanistan'a demokrasiyi getirdi. O görüşmede dedi ki 'belki de hayatımı Türklere borçluyumdur'"
BABADAN OĞULA DEĞİŞEN MİRAS: VEFA VE İNKAR
Baba Konstantinos Miçotakis, ilerleyen yıllarda Başbakanlık koltuğuna oturduğunda da Türkiye’nin büyük insani yardımını asla unutmadı. Hatıralarında İstanbul’da çok iyi ağırlandıklarını her fırsatta dile getiren baba Miçotakis, Yunanistan’daki azınlıklara yönelik dışlayıcı yasaları da kaldırarak babacan ve kucaklayıcı bir siyaset izledi.
Hatta Kiryakos Miçotakis de 2022 yılındaki İstanbul ziyaretinde bu konuyu bizzat dile getirmiş, ailesinin hayatını kurtaran Türkiye’ye ve İhsan Sabri Çağlayangil’e büyük bir teşekkür borçlu olduklarını ifade etmişti.
Günümüzde, Ankara’daki NATO Zirvesi'nde gövde gösterisi yapmaya çalışan oğlu Miçotakis, babasının kucaklayıcı mirasını tamamen lekeledi. Seçim dönemlerinde Batı Trakya’daki Türk azınlığın etnik kimliğini inkar ederek "Yunan Müslümanları" nitelemesiyle milliyetçi oylara oynayan Miçotakis, Ege ve Doğu Akdeniz'de de Türkiye karşıtı histerik bir silahlanma yarışı yürütüyor.
ATİNA'DA SEÇİM KAMPANYASI "MAVİ VATAN" VE SKANDALLARLA ERKEN BAŞLADI
Yunanistan seçim mevzuatına göre Temmuz 2027’ye kadar vakti olan genel seçimlerin havasına, Başbakan Kiryakos Miçotakis'in Selanik'teki parti kongresinde yaptığı konuşmayla şimdiden girildi. Amacı üst üste üç seçim kazanan ilk başbakan olarak tarihe geçmek olan Miçotakis için anketler hiç de iç açıcı bir tablo sunmuyor. 2023'te yüzde 40'ı aşan Yeni Demokrasi Partisi'nin (YDP) oyları yüzde 25-30 bandına gerilemiş durumda.
Seçim atmosferini hareketlendiren en büyük dış politika malzemesi ise yine Türkiye. Ankara'nın deniz yetki alanlarındaki boşlukları doldurmak amacıyla hazırladığı ulusal yasa tasarısı, Atina'da muhalefet ve medya tarafından adeta köpürtülüyor. Türk medyasının "Mavi Vatan Yasası" olarak adlandırdığı bu adımı iç siyasette koz olarak kullanan muhalefet, karasularını 12 mile çıkarma ve AB'nin Türkiye programlarını durdurma gibi radikal adımlarla Miçotakis'i köşeye sıkıştırıyor.
MİÇOTAKİS'İ TAHTINDAN EDEBİLECEK ÜÇ YENİ PARTİ
Miçotakis'in oylarını bölmeye hazırlanan ve siyasi dengeleri tamamen değiştirecek üç yeni hareket sahneye çıkıyor.
ALEKSİS ÇİPRAS'IN DÖNÜŞÜ
Eski Başbakan Aleksis Çipras, Syriza’dan ayrılarak YDP tabanından da oy almayı hedefleyen yeni partisini ilan etmeye hazırlanıyor.
ADALET ARAYIŞINDAN SİYASETE
2023 yılındaki Tempi tren kazasında kızını kaybeden ve o günden bu yana kurumsal yozlaşmaya karşı yürüttüğü mücadeleyle geniş toplumsal destek alan çocuk doktoru Maria Karystianou siyasi arenaya adım atıyor. Bu hareketin arkasında Miçotakis'in politikalarından rahatsız olan Moskova'nın bulunduğu ve Rusya'dan mali destek aldığı iddiaları Atina kulislerini sallıyor. Parlamento binası önünde hayatını kaybedenler için açılan sürekli protesto sergisi, Miçotakis hükümetinin üzerindeki adalet baskısını canlı tutuyor.
ANTONİS SAMARAS FAKTÖRÜ
Miçotakis'in Türkiye politikasına ve bazı liberal uygulamalarına sert eleştiriler yönelttiği için partiden ihraç edilen eski başbakan Antonis Samaras, YDP'nin sağ tabanını tamamen bölmek üzere yeni bir parti kuruyor. Samaras'ın yüzde 5'in üzerinde oy alarak YDP'yi barajın altında bırakma ihtimali Miçotakis'in en büyük kabusu.
KOALİSYON SENARYOLARINDA "DENDİAS" İSMİ ÖNE ÇIKIYOR
İlk turda çoğunluk sağlanamazsa gidilecek ikinci turda da tek başına iktidar çıkmazsa, YDP ve PASOK arasında bir "Büyük Koalisyon" senaryosu konuşuluyor. Ancak PASOK, Miçotakis'in başbakanlığındaki hiçbir hükümete katılmayacağını aktarmıştı. Bu durumda Miçotakis’in koltuğundan feragat etmesi gerekecek ve yerine başbakan olarak düşünülen ilk isim, Türkiye karşıtı sert söylemleriyle tanınan ve Atina’da kılıçları çekenlerin başında gelen Savunma Bakanı Nikos Dendias.
