İki büyük depremde yıkılmadı ama kopan 'kıyamet'le hayalet köy oldu: 300 haneden kimse kalmadı
Kahramanmaraş depremlerinden etkilenen Hatay'daki bir köyde mahallede bazı evler yıkıldı ama büyük yıkımın nedeni köylülerin deyimi ile kopan 'kıyamet'ti. Hayalet köye dönen 300'e yakın hane sahibi köyden göç etti.
Kahramanmaraş merkezli iki büyük depremlerden en çok etkilenen illerden biri de Hatay'dı. İlde yıkım oldukça büyük oldu ve deyim yerindyese 'taş üstünde taş kalmadı'. Depremde binlerce insaımız hayatını kaybetti ve çok sayıda vatandaşımız ise yaralandı. Bazıları ise yurtlarından, köylerinden, emek verdikleri yuvalarından göçmek zorunda kaldı. Ancak göç edilen bir köy var ki depremden çok deprem sonrası 'kopan kııyamet' nedeniyle yerle bir oldu.
Deprem nedeniyle Güvenç Mahallesi’nin sırtını yasladığı dağlarda oluşan derin yarıklar ise dikkat çekti. Deprem sonrası oluşan derin yarıklar dron ile görüntülenirken, depremin büyüklüğünü de gözler önüne serdi.
300 HANELİK KÖYDEN 10 HANE KALDI
Vatandaşların köyü tamamen terk ettiğini söyleyen Güvenç Mahalle Muhtarı Ali Gedik, “Bizim mahallemizde daha önceden heyelan olmuştu. Kaya yuvarlanması olayı yaşanmıştı. Mahallemiz ağır hasarlı. Az hasarlı 5-10 hane kaldı. AFAD orada yaşanmaz kararı verdi. İnşallah devletimiz iyi bir yerlere taşıyacak bizi. Köyümüz şu an darmadağın. 100-150 hane kadar buraya taşındık. Benim köyüm 300 haneden oluşuyor. Köyde kimse kalmadı şu an. Geçen günlerde düzenlenen toplantıda kalıcı bir yer seçeceğimiz söylendi. 10 yıl kadar önce heyelan tehlikesi yaşamıştık. Şimdi de deprem ağır vurdu bizi. Köyümüzde kimse kalmadı” dedi.
'ORAYA ASLA VATAN DİYEMEYİZ'
Bir daha mahallelerine gitmeyeceklerini söyleyen Yakup Gedik, “Depremde evlerimiz yok oldu. Yıkılmayan da var ama iki derenin içinde dağlar yarıldı. Bundan sonra biz orayı asla vatan edemeyiz. Heyelan bölgesi. 20 yıl önce bir mühendis geldi ‘Buradan kaçın. İki dağ birbirine kavuşur yok olur gidersiniz’ dedi. Bir an evvel hükümetimiz bize bir iskan yeri belli etsin. Bizim başka da bir ihtiyacımız yok. Bolluk içerisindeyiz. Bir sıkıntımız yok. Biz çaresizlikten mahallemizi terk edemedik. Başka da bir arazimiz de yok” dedi.
'DEPREM DEĞİL, KIYAMET KOPTU DEDİM'
İhlas Haber Ajansı'nda yer alan habere göre mahalleyi gördüklerinde psikolojilerinin bozulduğunu söyleyen depremzede Mehmet Karakaya, “Deprem günü adeta dağlar birbirine kavuştu. Balkona çıktım ben ‘Deprem değil, kıyamet koptu’ dedim. Dağlar uçtu. ‘Allah Allah’ sesleri de gelince ‘kıyamet kopuyor’ dedim. Bizim köyümüz derenin iki tarafına evler kurulmuş şekilde. Gariban bir köy. İki oda yapmış, eline biraz para geçince iki oda daha yapmış. Gariban bir köy. 20 sene önce inşaat alanını yasakladılar ama çaresizlikten bir yere göçemedik. Köyün hepsi burada. Köyde kimse kalmadı. Kimse de gidemez psikolojisi bozulur. Dağlar yarıldı. Osmanlı’dan kalma tapularımız şu an mahkemede” diye konuştu.
YENİ YUVA İSTİYORLAR
300 haneli mahalle halkı, yurtlarından kilometrelerce uzakta kurulan çadır kente yerleşti. Geçici olarak çadır kentte yaşamlarını sürdüren mahalleliler için bölgede geçici konteyner konutların inşası devam ederken, mahalleli kendilerine yeni bir yuva belirlenmesini istiyor.(İHA)
