Daha önce TSK içinden bilgi alıyorum diyerek algı yapan Müyesser Yıldız ve ona bilgi veren bir subay tutuklanmıştı. Müyesser Yıldız içeriden çıktı. Her YAŞ öncesi yazdığı yalan ve algıları artık yapamaz oldu. Sesi soluğu kesildi.
Hükûmete ve millete kılıç sallayan teğmenler olayında ise yine bildik yalanlara başvurdu. Yazdığı bir yazıda şöyle demiş:
“Teğmenlerin mezuniyet töreninden sadece 14 gün önce Özel Kuvvetler Komutanlığı’nda yapılan mezuniyet töreninde, kurs birincisi Millî Savunma Bakanı Yaşar Güler ve Genelkurmay Başkanı Orgeneral Metin Gürak’ın huzurunda 'Subay Andı’nı okumuş ve alkışlarına mazhar olmuştu.
Buradan anlaşılan; 'Subay Andı’nın sadece Millî Savunma Üniversitesi’ne bağlı okullarda okutulmasından vazgeçildiği, TSK’ya bağlı birimlerde ise hâlâ yürürlükte olduğuydu.”
Müyesser Yıldız açıkça yalan yazıyor, çünkü 'subay andı' diye bir şey yok. Bu sadece 1999'da tören yönergesine konulmuş bir ant. Hepsi o...
Özel Kuvvetler’de okunan böyle bir ant yok. 2024'te Özel Kuvvetler Komutanlığı'nda okunan ant:
"Yarınların özel kuvvetçileri olarak ant içeriz ki, Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin bağımsızlığına, ülkenin bölünmez bütünlüğüne, yüce Türk ulusunun namus ve şerefine, aziz vatanın bir karış toprağına uzanacak eller, karşısında bizi bulacak, kılıçlarımız daima keskin ve hazır olacaktır. Bizler Türk istikbalinin evlatlarıyız; şerefimizle doğduk, şerefimizle yaşayacak ve şerefimizle öleceğiz. Şeref, namusumuzdur. Dürüstlük, karakterimizdir. Sevgi, insanlığımızdır. Vazife, amacımızdır. Sadakat, gücümüzdür. Vatan, her şeyimizdir. Varlığımız, Türk varlığına feda olsun."
Müyesser Yıldız görüldüğü üzere açıkça yalan söylüyor. Teğmenlerin okuduğu, “Ant içeriz ki, laik ve demokratik Türkiye Cumhuriyeti'nin, bağımsızlığına, ülkenin bölünmez bütünlüğüne, Yüce Türk Ulusu'nun namus ve şerefine, aziz vatanın bir karış toprağına uzanacak eller karşısında bizi bulacak, kılıçlarımız daima keskin ve hazır olacaktır. Bizler Türk istikbalinin evlatlarıyız, şerefimizle doğduk şerefimizle yaşayacak ve şerefimizle öleceğiz. Ne mutlu Türk'üm diyene” andının 1990'lardan önce var olmadığı, 1990'lı yılların ortalarında mevzuatta olmamasına rağmen okumaya başlandığı, 28 Şubat sürecinde 1999 yılında da mevzuata konulduğu tespit edildi. Teğmen andı, subay andı denildiği ancak günümüzde emekli subayların birçoğunun böyle bir andı okumadığı öğrenildi.
2023’te İç Hizmet Kanunu’ndaki metin yönergeye kondu. O metin de şu:
BARIŞTA VE SAVAŞTA, KARADA, DENİZDE VE HAVADA HER ZAMAN VE HER YERDE MİLLETİME VE CUMHURİYETİME DOĞRULUK VE MUHABBETLE HİZMET, KANUNLARA VE NİZAMLARA VE AMİRLERİME İTAAT EDECEĞİME VE ASKERLİĞİN NAMUSUNU, TÜRK SANCAĞININ ŞANINI CANIMDAN AZİZ BİLİP İCABINDA VATAN, CUMHURİYET VE VAZİFE UĞRUNDA SEVE SEVE HAYATIMI FEDA EYLEYECEĞİME NAMUSUM ÜZERİNE ANT İÇERİM.
Müyesser Yıldız, ona bilgi verenler ve algı yapanlar ortada bir organizasyon yok diyorlar. Müyesser Yıldız’ın yazısından okuyalım:
***
Şimdi mezuniyet töreninin bir gün öncesine, 29 Ağustos gecesine gidelim. Soruşturma raporunda anlatıldığına göre; “Teğmenler geleneksel tabur eğlencesini” gerçekleştirip, “topluca marş ve türkü söyledi.” Daha sonra “Albay Celal Dora Alanı’ndaki Atatürk büstü önünde rastgele toplantılar. Burada okul ikincisi [Teğmen M.], arkadaşlarının ısrarı üzerine mevzuattan kaldırılan 'Subay Andı’nı okudu.”
Bizim öğrendiğimiz tam böyle değil, şöyle; Teğmen M, gerçekte kendisini devre birincisi gördüğü için andı okuyor.
Her neyse; bunu haber alan Ebru Eroğlu, “Devre birincisi benim. Andı okumak benim hakkım” diyerek Kıdemli Teğmen Talip İzzet Akarsu’yla irtibata geçiyor ve ertesi günkü resmî mezuniyet töreninde bunu okumak için ondan yardım istiyor. Ebru Eroğlu’nu kıramayan Akarsu da gece 01.00’de teğmenlerin WhatsApp grubunda buna ilişkin mesaj yazıyor.
***
Müyesser Yıldız kendisi durumu anlatmış aslında. Bir organizasyon ve plan olduğu ortada. Yani Teğmen Ebru Eroğlu paralel ve korsan yemini kendi okumak istemiş ve arkadaşı Teğmen Talip İzzet Akarsu’dan ricacı olmuş. WhatsApp gruplarında organize hareket etmişler.
Neticede o teğmenler bu millete kılıç çektiler. Bu yanlarına kâr kalmayacak! Bu işi basit mesele gibi algılayan kimi hükûmet yanlıları da yanlış yapıyorlar. Teğmenlerin korsan ve paralel yemini ciddiye alınmalıdır. Yoksa ileride bunun sıkıntısını ülke olarak çok çekeriz.

