Trump’tan ‘Hindistan ölü ekonomi’ çıkışı! Neden birdenbire Yeni Delhi’ye baskı yapıp İslamabad’a yakınlaşıyor?

A -
A +

FATİMA REHMAN

 

ABD Başkanı Donald Trump, alışverişe dayalı siyaset tarzıyla kötü bir üne sahip. Yakın müttefik çevresine dahil olmak için ona gerçekten bir hazine sunmanız gerekiyor.

 

Avustralya, Japonya ve diğer ülkelerle birlikte Trump’ın en yakın çevresinde hiçbir zaman tam anlamıyla yer bulamayan Hindistan, 2000’li yıllardan sonra ABD ile görece daha iyi ilişkiler kurdu.

 

Özellikle Trump’ın ilk başkanlık döneminde Hint-Pasifik bölgesindeki stratejik ortaklıklar, savunma anlaşmaları, teknoloji, terörle mücadele ve ticaret görüşmeleri öne çıktı.

 

Trump, 2019’da Hindistan’da ünlü “Howdy Modi” sloganıyla dikkat çeken yüksek profilli ziyaretler yaptı. 2020’de Ahmedabad’daki konuşmasında Hintçe konuşmaya yönelik tuhaf denemesi de gündem olmuştu.

 

Güvenilir bir piyon

 

Yeni Delhi’nin, Çin’in bölgede artan etkisini frenlemek için Washington’un güvenilir bir piyonu olduğunu söylemek yanlış olmaz. Ancak zaman değişti ve Hindistan ile ABD başkanı arasındaki denklem Hindistan açısından daha da kötüye gitti. Peki, bu değişimi tetikleyen şey neydi? Ve İslamabad, ABD’nin Hindistan’a uyguladığı baskıdan nasıl yararlanıyor?

 

2025’in başında aynı tabloyu hayal etmek gerekirse, durum gerçeğe değil, adeta bir komediye benzerdi. Daha birkaç ay önce Trump, Hindistan Başbakanı Narendra Modi’yi “kendisinden çok daha iyi bir müzakereci” diye övmüş, Şubat 2025’te ise onu “harika bir dost” olarak nitelendirmişti. Trump, Modi’nin “Hindistan’ı yeniden büyük yapmak” için kendi “Amerika’yı yeniden büyük yapmak (MAGA)” vizyonuna benzer bir hedefe sahip olduğuna inanıyordu.

 

Aynı dönemde Pakistan ise IMF kurtarma paketleri, sertleşen Hindistan-Pakistan gerilimi ve yıllardır süren terörle mücadele arasında denge kurmaya çalışarak ayakta kalmaya uğraşıyordu.

 

Bir tetikleyici nokta

 

Uzmanlara göre asıl dönüm noktası, Trump’ın Mayıs ayında, ısrarla peşinde olduğu Nobel Barış Ödülü için Hindistan-Pakistan çatışmasında aniden arabulucu rolüne soyunmasıydı. Bu, Modi’yi kızdırdı çünkü tarihi bir çatışmada Trump’ın nükleer silahlara sahip rakip İslamabad’ı eleştirmesini bekliyordu. O günden beri Yeni Delhi bu konuyu kapatmayı başaramadı.

 

Modi, Trump’ın telefonlarını ve davetlerini reddederken, Pakistan’ın en üst düzey askeri yetkilisi Asim Munir, son aylarda iki kez Washington’u ziyaret ederek bunu “İslamabad-Washington ilişkilerinde yeni bir dönem” olarak nitelendirdi.

 

Dost mu, düşman mı?

 

Değişim birdenbire olmuş gibi görünse de aslında yavaş yavaş şekillendi. Trump’ın sosyal medyadaki sert paylaşımları ise, dünyanın süper gücü ile Yeni Delhi’nin “yükselen süper güç” iddiası arasındaki çıkar çatışmasını açığa çıkardı. İki popülist lider arasındaki dostluk artık sona ermişti.

 

Bunun birkaç nedeni vardı: Hindistan’ın Rus petrolü satın alması, Washington’un öfkeli gümrük vergileri, Trump’ın Hindistan tarım pazarına özellikle süt ürünleri üzerinden girmek istemesi ve son dönemde İslamabad’a gösterdiği sıcak tavır. Ayrıca, Yeni Delhi için tabu olan Keşmir meselesini gündeme getirmeye hazır oluşu.

 

Modi, Keşmir konusunda taviz vermeyen ve Pakistan’a karşı sert tutumuyla bilinen bir lider. Bu yaklaşımı, aşırı sağcı Hindutva seçmen tabanını genişletmek için de kullanıyor. Hindistan Başbakanı, 78 yıldır süren Keşmir sorununu ülkenin iç meselesi sayıyor ve üçüncü taraf müdahalesini kabul etmiyor.

 

Ancak asıl krizi tetikleyen, Hindistan’ın Rus petrolü alımlarıydı. Bu durum Trump’ın sosyal medyada açıkça görülen öfkesine yol açtı:

 

“Hindistan sadece büyük miktarda Rus petrolü almakla kalmıyor, aldığı petrolün çoğunu açık piyasada satarak büyük karlar elde ediyor. Ukrayna’da Rus savaş makinesi yüzünden ölen insanlar umurunda bile değil.”

 

Felaket mi, fırsat mı?

 

Tartışma, Trump’ın Hindistan ekonomisini “Rusya gibi ölü” diye nitelendirmesi ve Pakistan’la petrol anlaşması yapma niyetini ima etmesiyle zirveye çıktı. Bu, Hindistan için kabus olsa da mesaj açıktı: Washington artık Yeni Delhi için güvenilir bir stratejik ortak değildi.

 

Trump, Hindistan’ı haksız ticaret uygulamalarıyla suçlayarak Hint mallarına %50 gümrük vergisi getirdi. Ancak her felaket bir fırsat doğurur; bu kez kazançlı çıkan taraf İslamabad oldu.

 

Trump, Pakistan’a daha düşük gümrük vergisi (%19) uygulamayı teklif etti ve ülkenin petrol rezervlerinin keşfi için işbirliği sözü verdi.

 

Bu fırsatı iyi kullanan İslamabad, yatırımlara yöneliyor, lobi faaliyetlerini artırıyor ve ABD’nin çıkarlarıyla uyumlu şekilde ekonomik bağlarını güçlendiriyor.

 

Trump’ın bu dönüşü, Pakistan’ın terörle mücadeledeki rolünü ve bölgesel önemini öne çıkaran bir denge politikası olarak görülüyor. Bu, İslamabad için düşük vergiler, aktif diplomasi ve doğal kaynak potansiyelini tanıtma imkanıyla adeta altın bir fırsat.

UYARI: Küfür, hakaret, bir grup, ırk ya da kişiyi aşağılayan imalar içeren, inançlara saldıran yorumlar onaylanmamaktır. Türkçe imla kurallarına dikkat edilmeyen, büyük harflerle yazılan metinler dikkate alınmamaktadır.