Kaydet
a- | +A

Avustralya önündeki beklenmedik şok ile bir anda dünyamız karardı ve haliyle dış tepkilerin yanlış algılanması veya yorumlanması gibi bir yanılsama yaşıyoruz. Acaba aynı şoku yeniden yaşar mıyız kaygısıyla. Ne gereksiz ve iç karartan bir kaygı!
Oysa başlangıçlar zordur ve bizim takım gerçeği skor tabelasındaki sonuçla eş değer değildir.
En başındaki savımı yeniliyorum; D Grubu'nun en iyisi Türkiye.

A Milli Futbol Takımı, 2026 FIFA Dünya Kupası D Grubu'ndaki ilk maçında Avustralya'ya 2-0 yenildi.
Başlık ResmiA Milli Futbol Takımı, 2026 FIFA Dünya Kupası D Grubu'ndaki ilk maçında Avustralya'ya 2-0 yenildi.

Kim der ki İspanya, Yeşil Burun Adaları'yla berabere kalacak?

Dikkat edin; son Avrupa Şampiyonu İspanya ilk maçında nüfus bakımından Dünya Kupası'nda oynayan en küçük üçüncü ülke olan Yeşil Burun adalarıyla 0-0 berabere kaldı.
Olacak şey mi, bu?
Futbolda oluyor hem de fırsat üstüne fırsat, pozisyon üstüne pozisyon kaçırdığı bir maçta yaşanıyor bu SONUÇ.
İnanılır gibi değil ama gerçek!
32 maçtır yenilmeyen ve bize 6 gol atan İspanya, Yeşil Burun Adaları ile berabere kalıyorsa futbolda sürprizler her zaman olabiliyor.

Kalede devleşen adam Vozinha

İspanya maç boyu inanılmaz baskı kuruyor, pozisyon üstüne pozisyon üretiyor, doğru yapılan 700'den fazla pas, 7'si isabetli 27 şut deniyor. Tribünler ve ekran başındakiler tam 7 kez "Gol" diye hop oturup hop kalkıyor ama 40 yaşındaki kaleci Vozinha'yı aşamıyor.
Kimin aklına gelir bu sıra dışı sonuç, oluyor, işte.
Tamam... Almanya zayıf rakibi Curaçao'ya açılış maçında yedi; İsveç, Tunus'a beş gol attı ve grup lideri ABD, Paraguay'ı dörtledi.
Ve İspanya, tüm yeteneklerine rağmen, zayıf rakibi Yeşil Burun Adaları karşısında gol bulamadı.
Niye bu hüsran?

Vozinha
Başlık ResmiVozinha

Yaklaşım ne olmalı?

Vozinha inanılmaz kurtarışlar yaptı, ilham verici performansıyla cesur ve iyi organize olmuş Yeşil Burun Adaları maça damga vurdu, 0-0 berabere kaldı diye İspanyollar şimdi karalar mı bağlamalı?
Ferran Torres ve Marc Cucuralla'nın sol kanattaki dikkat çekici pozisyonları yok mu sayılmalı?
Teknik direktörleri Luis de la Fuente'yi "Böyle sonuç mu olur?" diye İspanyol futbol kamuoyu yerden yere mi vurmalı? Hayır.
Futbolun güzelliği bu gibi sürprizlerde...
2026 Dünya Kupası'ndaki bu beklenmedik sonuca rağmen İspanyolların hâlâ ümitleri dağ gibi… Mazeret aramak yerine gerçeklerle yüzleşmeyi biliyor ve bu sonuçlardan muazzam ders çıkarıyorlar.

Lamineli ya da Laminesiz

Niye? Euro 2024'teki kupayı getiren o etkili oyunun, hızlı kanatları Yamal ve Nico Williams'ın yeteneğine dayandığının farkındalar.
Oysa Williams formunu kaybetti, takımın yıldızı Yamal ise Barcelona'da yaşadığı sakatlıktan kurtulmak için yoğun çaba sarf ediyor.
Arayış Yamal ve formda bir Williams olmadan İspanya’nın nasıl bir performans sergileyeceği sorusu; her iki oyuncu da formda değilken, bu endişe daha ne kadar sürecek?
Merak edilen bu.
Kanatlarda Williams ve Yamal'a alternatif oyuncular bulunamadığı için, bu iki oyuncunun form ve fiziksel kondisyonlarını bulmalarını beklerken İspanya'nın neler yapabileceğini yeniden değerlendiriyor.

Lamine Yamal
Başlık ResmiLamine Yamal

De la Fuente'nin arayışı

Şöyle ki; de la Fuente sol kanatta orta saha oyuncusu Gavi'yi, sağ kanatta ise Torres'i oynatmıştı. Sonuç olarak, kanatlarda Cucurella ve Liorente'nin yer aldığı, doğal bir hücum genişliğine sahip olmayan bir takım ortaya çıktı. Bu tartılış ancak Yamal, İspanya'nın tek yıldızı değil, orta sahada Ballon d'Or ödüllü Rodri ve Pedri var, gerçeğinden arayışa saygı duyuluyor.
Nitekim de la Fuente, Pedri'yi ileriye taşıyarak, topa sahip olmadıkları zamanlarda Oyarzabal ile birlikte ikili forvet olarak görevlendirdi. Pedri, Barcelona'da daha geriye çekilip çift pivotta oynadığı için.
Özetle Lamineli ya da Laminesiz bir sonraki maçta Cumartesi günü Suudi Arabistan'a karşı İspanya'nın daha iyi performans sergileyeceğine inanılıyor, Avrupa şampiyonlarını paniğe sevk etmek istemiyorlar. Nokta!

İspanya Milli Takımı Teknik Direktörü Luis de la Fuente
Başlık Resmiİspanya Milli Takımı Teknik Direktörü Luis de la Fuente

Maksat üzüm yemek olsaydı

Peki biz ne yapıyoruz, kötü başladığımız turnuvaları zaferle taçlandırdığımızı hatırlamak yerine ‘’yandık, bittik, kül olduk’ edebiyatı yapıyoruz. Yazık!
Maksat üzüm yemek değil bağcıyı dövmek!
Ahhhh.. Ahh!
Soruyorum. A Millî Takımı B Ligi'nde A Ligi'ne taşıyan dahası Avrupa'da yarı finale ve Dünya Kupası finallerine taşıyan yeteneklerin emeğini açılış maçını kaybettiler diye yok mu sayacağız? Hayır!
Koca yürekli yetenekler size inanıyoruz.
Arkası güzel gelecek!
Pes etmek yok.
Gelişmeye, büyümeye ve doğru bilinen yolda ilerlemeye devam.
Nitekim bu uzun bir turnuva ve hâlâ yedi maçımız var.

Biz gruptan çıkarız

Medyanın önde gelenleriyle Trendyol'un misafiriydik. Umutla başladığımız Avusturalya maçı hüzünle bitti ama grupta enseyi karartıp da ümitsizliğe kapılan yok denecek kadar azdı. Murat Özbostan, Murat Ağca, İrfan Yirmibeş, Adil Demirçubuk, Mustafa Anıklı, Ercan Arslan, Devrim Demirel, Timur Akkurt, Şenyurt Akkurt, Sevilay Çoban, Banu Yelkovan ve Kadir Özcan olmak üzere ortak kanaat şuydu.

Biz bu gruptan çıkacağız!
Başlık ResmiBiz bu gruptan çıkacağız!

"D Grubu'ndaki açılış maçında ABD, Paraguay'ı Los Angeles'ta 4-1 gibi ezici bir skorla yense de, karamsarlığa yer yok!Bu bir süreç, Dünya Kupası yolculuğu daha yeni başlıyor. İnanıyoruz, biz buraya tesadüfen gelmedik. A milliler şartlar ne olursa olsun bize gururu yaşatacak. Yeter ki Montella olumsuz görüşlerden etkilenmesin, takımı her zamanki gibi korkusuzca oynatsın. Takımımızı, organizasyonumuzu, cesaretimizi ve azmimizi kaybetmeyelim. Bir sonraki maçta kesinlikle daha iyi olacağız."