Türkiye Gazetesi E-Gazete
Arama
Dinle
Kaydet
Türkiye Gazetesi
Tas kafa mafyalar fenomen olunca!..
0:00 0:00
1x
a- | +A

Adalet Bakanlığı tarafından Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı’na sunulan suçla ve suçlularla mücadelede cezaların caydırıcılığının artırılması hedeflenen 11. Yargı paketinde merak edilen konular;

İnfaz düzenlemesi olacak mı? Af çıkacak mı, genel af gelecek mi?..

Avrupa'da en fazla tutuklu ve hükümlünün bulunduğu ülkeyiz. Sivil Toplum Derneği (CİSST), Ekim 2025 raporuna göre Türkiye’deki cezaevlerinde tutuklu ve hükümlü toplam mahpus sayısı 420 bin 904. Bu sayı, mevcut hapishane kapasitesinin yüzde 138’ine denk geliyor.

11. ve 12. yargı paketleriyle adalet sistemimizin etkinliğini artırmayı ve yargı süreçlerini hızlandırmayı hedeflediklerini belirten Adalet Bakanı Tunç, infaz düzenlemesi ile “Hükümlülerin yeniden topluma kazandırılmasına” yönelik önemli uygulamaları hayata geçirdiklerini belirtiyor.

Af, devletin belirli suçları işleyen kişileri kısmen veya tamamen cezadan muaf tutmasını ifade eden bir hukuki mekanizmadır ancak “Suçla ve suçlularla” mücadelede dönüp dolaşıp yine cezaların caydırıcılığına sığınıyoruz. Hükümlülerin yeniden topluma kazandırılması çok daha fazla zaman ve gayret ister.

İhtiyacımız olan; toplumun sosyal dokusunu, tepkilerini, nefretlerini, isteklerini, sevgilerini, tutkularını, duygularını yönlendirmek, kontrol altında tutmak için çeşitli proje ve uygulamaları üretecek (social engineering), Toplum Mühendisliği’dir.

AK Parti Grup Başkanı Abdullah Güler yaptığı açıklamada pakette yer alan tekliflerin suçlarla daha etkin bir mücadele yürütülmesini hedeflendiğini ifade ediyor. Tartışılması gereken sorun; suç ve suçlu ile etkin mücadelede belirli aralıklarla siyasi ve hukuki tedbirler alınmasına rağmen son 10 yılda suç oranları yüzde 108 niye arttı?..

Meseleyi sadece hürriyeti bağlayıcı cezaları uzatıp kısaltarak çözemeyiz. “Suç ve suçlu ile yapılacak en etkin mücadele suç işlenmeden önce yapılır.”

Suç ve suçlularla mücadelede ihtiyacımız olan “suçlunun, suçu işlemeden önce durduğu yerden” olaylara bakmaktır, özellikle çocukların… Nereden bakıyorlar, nereye bakıyor bu çocuklar, gençler? Sosyal medya videoları, gençlerin hem görünür olma arzusu hem kolay yoldan statü kazanma arzusunu tetikliyor. Yeni nesil çetelerin çocuk üyeleri silah, lüks hayat ve kaba güç videoları ile medyada gösteri yapıyorlar.

Vardığımız yer, TÜİK’e göre geçen yıl, suça sürüklenme sebebiyle güvenlik birimlerine getirilen çocuk sayısı 202 bin 785 oldu. 2023'te bu sayı 178 bin 834 olmuştu. Bu, bir yılda yüzde 13 artış anlamına geliyor. Çocuklar ve gençler “en hızlı şekillenen ve en kolay yönlendirilebilen, riski küçük getirisi yüksek devşirmeler” hâline getirildi.

“Ne oldu ne yaptık biz, gençlerin göz göze bakma problemi var, çocuklar ekrana mahkûm oldu bir yol bulmalıyız” diyen Hayati İnanç aktarıyor,

Mustafa Akad’a “Çağrı” filmini niçin çektiklerini sorduklarında “İnsanlara söyleyecek bir hakikatim vardı ama hiç kimse bana bakmıyordu. Herkesin gözü sineme perdesindeydi. Ben de başlarını bana çevirmelerini beklemeden onların baktığı yere geçip hakikati oradan anlatmak için sinema filmi yaptım…” diyor.(*)

Büyüklere düşen vazife gençlere uzaktan seslenmek değil yanlarında durmak, başlarını çevirmiyorlarsa bile olaylara onların baktıkları yerden bakarak yüzleşmek.

Çocukların suça sürüklenmesine yol açan sebeplerin bütün boyutları ile incelenmesi maksadıyla kurulan “Meclis Araştırma Komisyonu” ortak yol haritası olarak “çözüm, cezayı artırmak ya da yeni cezaevi yapmak değil, çocuğu suçun yörüngesinden çıkarmayı hedeflemek” olarak belirliyor.

Umut verici bir yol haritası, ihtiyacımız olan şey “suç işlenmeden suça sürükleyen şartlarla mücadele edecek” daha geniş bir alan ve kadrodur…

.....

(*) Fabrika Ayarı, Hayati İnanç-Bekir Develi, Profil kitap-2022, İstanbul

Hikmet Köksal'ın önceki yazıları...

ÖNE ÇIKANLAR