Kaydet
a- | +A

Aziz Yıldırım, geçtiğimiz haftanın sonuna doğru izlemeye, pardon komutunu vermeye gittiği idman sırasında, "Şunu herkes bilsin ki Fenerbahçe'nin kupada iddiası yoktur" diyor diyemeyeceğim, başka bir deyim lazım. Sonra devam ediyor, "Ben futbolcuya maç başına şu kadar para veriyorum (miktarı açıklıyor), maçların hepsini kazansam dörtte birini (yine miktar açıklıyor) alamıyorum." Aziz Bey; Siz Fenerbahçe formasını parayla mı ölçüyorsunuz? O zaman kongreye getirip tezgâhladığınız kupaların arasında 27 sene sonra kazanılmış olanın işi ne idi? Şunu bilinizi ki, bu kulübün tarihinde, yani 107 yılda hiç bir başkan böylesine Fenerbahçe'yi ucuzlatmamıştır. Bana soruyorlar; kongre veya divan tepki gösterir mi diye... Gösterir. Divan, ocak ayının sonlarına doğru. Nasıl mı? "Helal olsun, aslan başkan, sen çok yaşa" diye alkışlar. Kongre de aynısı yapar. Varsa iddiaya girecek gelsin! Biz on senedir Fenerbahçe el değiştirmiştir diye boşuna bir iddia ortaya koymadık!

Böyle basına böyle Birlik!

Kulüpler Birliği hiç bir işe yaramaz. Hiç bir yaptırım gücü yoktur. Zaten Fenerbahçe çoktan kendilerini boşamıştır. Son toplantısında öyle kararlar almış ki, vay anam vay! Hürriyet manşetinde; "Devrim gibi karar..." başlığını atabiliyor. Nasıl devrim mi? Şöyle; Finansal yapılandırma komitesi kurulacakmış... Çoraplara reklam alınacakmış... Bedava bilet işi bitecekmiş...(Bunu zor yaparsınız. Var mısınız iddiaya?) Özel güvenlik yerine, iş polise devredilecekmiş... Bu kararlar için yapılan görüşmede, yanılmıyorsam Sayın Spor Bakanı da var. Ben hayırlı işler dileyip geçeyim... Geceleri yatarken üstünüzü örtmeyi unutmayınız!

Cumhuriyet Gazetesi artık bu mu?


İnanılır gibi değil... Pazartesi çıkan Cumhuriyet'te pazar akşamı saat 21.00 sularında biten Beşiktaş'ın maçı tam sayfa... Ama bu maçtan sadece on dakika sonra biten Anadolu Efes-Fenerbahçe basket maçının sonucu bile yok. Ama özür var. Diyor ki, baskıya yetiştiremedik. Hadi canım siz de! Futbol maçını tam sayfa çalışırken, hiç olmazsa bir on saniyeniz de yok muydu basketin sadece sonucunu verecek? Ama Anadolu Efes kazandı ya... Boş ver gitsin. Yenilen kazansa idi, kim bilir ne ek zamanlar istenirdi baskıdan? Sonra ona buna sallayın!

Beşiktaşlı futbolcuları alınlarından öperim!
Beşiktaş, Torku Konyaspor'u güç de olsa yenebilmiş. Statta yine seyirci rekoru... Ve Beşiktaş taraftarı futbolcuları, özellikle de Olcay'ı üçlü için çağırıyor. Ama Beşiktaş takımını bunu yapmıyor. Maç sonrası Olcay'ın açıklaması şöyle: "Bu seyirciye üçlü çekemezdik. Onlar tribünleri doldurarak futbolumuza can veriyorlar. Ayıp ederdik..." Liderliği yeniden ele geçirmiş bir takımın jestine bakınız! Bence yılın fair-play ödülü Beşiktaş takımına verilmelidir.

TFF'nin yapamadığını yağmur yaptı!
Türkiye Futbol Federasyonu tam bir eyyamcılık örneği olarak Beşiktaş ile Galatasaray'ın kupa maçlarını ocak ayı sonuna erteledi. Yani pazar günkü derbiye zarar  gelmesin diye. Ama Fenerbahçe'nin maçına aynı hassasiyeti göstermedi. Hatta diğer bütün takımlara da... Ama yağmur bu adaletsizlik, eşitlik ilkesinin böylesine çiğnenişine İzmir'e futbolu yasak etti. Bendeniz de pazartesi akşamı A Spor'daki programda bundan söz etmiştim. Allah'ım ne büyüksün!

Hamza Hoca dikkat!
Yanlış hatırlamıyorsam daha önce de yazdım. Dedim ki, Galatasaray Burak-Umut çift  santrfor modeliyle bir yere varamaz. Formül mü? İki kanat adamlı, örneğin Hamit- Bruma veya Yasin-Olcan, hatta Emre bile, son adam kimse arkasında da Sneijder... Tabii ki arkada Melo ve Selçuk... Hamza kardeş; Gençler maçının son on beş dakikasını, Arsenal maçının ikinci yarısını falan izle... Bir de bu maçların iki uç adamlı bölümünü... Amaaaan bana ne! Mancini ve Prandelli işkencelerini çekmiş kişilere bu da bir şey mi?

Resmi Gazete Binası'ndaki fareler!
Bizim Hıncal Uluç ağabey, öteden beri lig maçları sırasında burnumuza sokulan reklamlara karşıdır. Zaten olmayan var mı? RTÜK de bu yakınmaları dikkate alarak bunları yasaklamış ve bu kararının yayınlanması için karar metnini Resmi Gazete'nin basım yerine göndermiş. Ben önce postada, ya da trafikten gecikme oldu sandım. Hayır dediler, yerine varmış evrak... Sonra birileri kayıp mı etti diye düşündüm. Hayır öyle de olmamış. O zaman fareler mi yedi acaba dedim? Ve sonunda bu bulmacayı çözmek için yakalanan farelere ultrason çekilmesine karar verilmiş. Hayırlı röntgenler!

Yaşasın 6222!
Şu bizim müthiş yasamız nihayet toslaya toslaya Dr. Ahmet Çakar ve Beyaz TV'ye toslamış. Bilmem ne kadar para ve üç ay maça girememe cezaları... RTÜK'ten bir şey var mı? Tık yok... Orası farelerin yediği meşhur kararının peşinde herhalde... Spor, ağırlıklı olarak futbol bu kadar ayaklar altına alınıyor da, cezası böyle kesiliyorsa, bu olmadı işte! Melih Bey kardeşimiz siz oğlunuzla dargın mısınız? Efendim görüntüleri yokmuş. Olsa ne olacak ki? Hakem yorumcunuz Fransa-İrlanda maçının İsveçli hakeminin lisansını yırtmıştı da, aynı hakem 15 gün sonra Beşiktaş-Spartak Moskova Şampiyonlar Ligi maçını yönetmiş, daha sonra da Dünya Kupası'nda düdük çalmıştı.
ÖNE ÇIKANLAR