Kaydet
|

Türkiye gelişmiş ve gelişmekte olan büyük ekonomiler arasında "borçluluk oranı en düşük" ülkelerden biri. Uluslararası Ödemeler Bankası (BIS) ligindeki 43 büyük ekonomi arasında Türkiye, toplam borcun millî gelire oranında %72,9 ile son sırada (yani en az borçlu konumda) yer alıyor. Türkiye’nin brüt dış borcu miktar olarak 539 milyar dolar civarında. Ancak ekonomi biliminde borcun gücü miktarından ziyade, ülkenin toplam üretimine (Gayrisafi Yurt İçi Hasıla-GSYH) olan oranıyla ölçülür. Bu güçlü duruş, ekonomisi için çok önemli bir mali kalkan oluşturur ve uzun vadede refah artışının zeminini hazırlar.

Devletin borç yükünün az olması (%91 olan toplam borçluluk oranı; %306 olan dünya ortalamasının çok altında), ülkenin küresel krizlere, doğal afetlere (örneğin deprem harcamalarına) veya jeopolitik şoklara karşı dimdik ayakta durmasını sağlar. Kamunun az borçlu olması, ülkenin risk priminin (CDS) düşmesine yardımcı olur. Risk primi düştükçe devlet uluslararası piyasalardan daha ucuz faizle borçlanır...

Faiz ödemelerine giden paranın azalması, gelecekte sağlık, eğitim, sosyal yardımlar ve altyapı yatırımlarına daha fazla bütçe ayrılabilmesi demektir. İşte bunu hazmedemedikleri için fon skandalını ortaya çıkardılar. Türkiye'nin borçluluk oranının tarihi düşük seviyelere düşmesi AK Parti hükûmetlerinin izlediği mali disiplin ve buna bağlı olarak yüksek büyüme oranları ile sağlandı.

Erdoğan’ın 2028 seçimlerinde yeniden Cumhurbaşkanı seçilmesini engellemek için FETÖ destekli algı operasyonuna başladılar. Türkiye, 2001 krizinden sonra uyguladığı sıkı mali disiplin sayesinde devlet borçlanmasını Maastricht Kriteri olan %60 sınırının çok altında tutmayı başardı. Kamu (devlet) borcunun millî gelire oranı yaklaşık %23,1 ile tarihî düşük seviyede... Bu oran, gelişmiş ülkelerde %100'lerin (örneğin ABD ve Fransa), Japonya'da ise %200'lerin üzerinde. Gelişmiş ülkelerde bireyler (hane halkı) çok büyük mortgage ve tüketici kredileri yükü altındadır...

Türkiye'de ise hane halkı borcunun GSYH'ye oranı sadece %10,1 seviyesindedir. Gelişmekte olan ülkeler ortalaması %229, dünya borçluluk ortalaması ise %306 iken Türkiye'nin toplam (kamu+özel+hanehalkı) borç oranı %91-94 bandında. Merkez Bankasının uyguladığı yüksek faiz politikası ve kredi büyüme sınırları, hem bireylerin hem de şirketlerin kontrolsüz borçlanmasını engelliyor. Deprem harcamaları gibi olağanüstü yüklere rağmen, kamuda tasarruf tedbirleri ve vergi düzenlemeleriyle bütçe açığının kontrolden çıkması engellendi, devletin yeni borçlanma ihtiyacı sınırlandırıldı...

Son söz: Kamu borcunun millî gelire oranının %23,1'e düşmesi devletin iflas riskini ortadan kaldıran, ülkeye duyulan güveni artıran çok olumlu bir makro göstergedir. Nokta.

Necmettin Batırel'in önceki yazıları...

Haber Asistanı

Son 30 günün haberleri
📰

Türkiye Gazetesi Haber Asistanına Hoş Geldiniz!

Son 30 güne ait haberleri, spor gelişmelerini veya yazar yazılarını sorgulayabilirsiniz.