Türk Millî Takımı, 2026 Dünya Kupası D Grubu’ndaki ilk maçında Avusturalya’ya 2-0 mağlup oldu.
“Galibiyet” beklenirken, “daha ilk açta alınan bu mağlubiyet” haklı olarak eleştirilere yol açtı.
Yıllarca Galatasaray’a ve millî takıma hocalık yapan” Fatih Terim de “görüşlerini” dile getirdi.
Açıklamasında “Turnuva boyunca millî takıma karşı daha toleranslı olunması gerektiğini belirten” Terim, "O çocuklara, hocaya, hocalara, federasyona, orada bizi destekleyenlere moral olmamız lazım esasında. Üzülenleri de sevinmeyi de turnuvadan sonraya bırakmalıyız. Hatta hesap sormayı da. Çok zamanımız var, bunun için sorularımız var, onlarda da cevabı hazırdır" dedi.
Spor sayfalarında okuduğuma göre, Terim’in bu açıklamasına, Türkiye Futbol Federasyonu Başkanı İbrahim Hacıosmanoğlu “sert bir tepki göstermiş” ve demiş ki; "İmparator'a yakışan şekilde o konuşmayı bitirmesini arzu ederdim. Hiç yakıştıramadım kendisine, üzüldüm de. Orada gizemli şeylerden bahsedip 'Bunları da konuşacağımız zaman gelecek, iki maç daha bekleyelim, hesap sorarız...' Yani kimden hesap soracaksın? Bu Fatih Terim duruşuna, o bilgeliğine yakışmadı. Burası hesap sorma, hesap verme yeri değil.”
Vay canına… Sayın Başkan bilesiniz ki, “hesap sorma tam da yerindedir” ve elbette sorulacaktır!..
71 yıldır “Futbol başta spor yazıyorum”, kimler geldi, kimler geçti; “tepkiler gösterildi, hesaplar soruldu” ve de hesaplar verildi, cevaplar verildi!..
Dahası da var; “sadece futbolda değil; atletizmden basketbola, hentbola, güreşten, judo ve tekvandoya, halterden, bokstan voleybola, tenisten, masa tenisine, badmintona jimnastikten, Su Sporları Federasyonlarına, eskrimden, atıcılıktan, okçuluğa, dağcılık, kayak, buz hokeyi, buz pateni, oryantiringe, otomobilden, motosiklet, binicilik, bisiklet sporlarına, boks, karate, kick boks, kungfudan, satranç, bilardo, briçe, yelken, kano, kürekten, hava sporlarına, ragbi, hokey, golften, atıcılık ve avcılık, dans sporlarına kadar spor sayfalarında, TV ekranlarında, stat – saha – salon tribünlerinde “hesap sorulmadık” spor, spor federasyonlarının başkanları, yöneticileri, teknik direktörleri kalmadı, bugüne kadar!...
Dahasının da dahası var; hatta sporumuzun bakanları ve genel müdürleri bile yer alabilirler; “hesap sorulanlar” listesinde!..
Bugünden sonra da hesap “hep” sorulacaktır; “verilip verilmeme kararını” bilesiniz ki siz veremezsiniz Sayın Hacıosmanoğlu; hele ki, “basın hürriyeti” varken ve sporumuzun efsaneleri yaşar ve yorumculuk yaparken!..
Teşekkürler Okan Hocam!..
TFF Başkanı İbrahim Hacıosmanoğlu’na “hak ettiği dersi” Galatasaray’ın Hocası Okan Buruk verdi.
İbrahim Hacıosmanoğlu'nun sözlerine anlam veremediğini ve şaşkınlıkla karşıladığını” belirterek, dedi ki:
“Fatih Hoca’nın niyeti tamamen takıma destek olmak, Montella’yı korumak. Federasyon Başkanı’mızın açıklamalarına, Fatih Hoca’yı hedef göstermesine çok şaşırdım. Ben öyle bir şey algılamadım. Hoca tam tersi millî takıma, hocaya olan desteği söylüyordu. Bir şey olursa da bittikten sonra insanlar gelir bunu konuşur. Bu da futbolun içinde olan bir şey. Ben hocanın açıklamalarını pozitif olarak anlamıştım. Takımın yanında olan, pozitif, oyunculara destek veren bir konuşmaydı.”
Alkışlıyorum, Okan Hoca’yı!..

