Kaydet
a- | +A

Disiplinli bir teknik direktördü.

* * *

Her maç öncesi olduğu gibi yine takım kamptaydı. Ve teknik direktör,

futbolcuları uyumaya gönderdikten sonra evinin yolunu tutmuştu.

Fakat saat gecenin onikisinde geri dönüp takımın oteline baskın yapmaya karar verdi.

Her disiplin kumkuması gibi, çelişkili duygular içindeydi; acaba bütün futbolcuları kuzu kuzu uyurken mi bulsaydı daha memnun olurdu, yoksa "baskın" hedefine ulaşsın diye bazılarını suçüstü yakalamayı mı istiyordu?

İkinci ihtimal oldu.

Üç futbolcu ve masör uyumamıştı...

Hem de şakır şukur okey oynuyorlardı...

Hem de bir futbolcunun ağzında sigara vardı.

Teknik direktör, iki futbolcu ve masöre ayaküstü bir iki nasihat ettikten sonra onları uyumaya gönderdi.

Sigara içen futbolcuyu odasına çağırdı.



- Sen futbolcusun, top senin ekmek paran, içme şu zıkkımı, dedi hoca.

Futbolcu:

- Kusura bakma hocam, bırakamam, diye cevapladı.

- Bırakırsan sana ayda 50 milyon fazla veririm.

- Ben size yetmiş milyon vereyim, sigarama dokunmayın.

Sinirlendi teknik direktör:

- Ya futbol, ya sigara!

- Sigara, dedi ve çıktı futbolcu.



Gerçekten de futbolu bıraktı oyuncu.

Şimdi birlikte çalışıyoruz.

Ona, sigara içilmeyen modern binamızda "Ya sigara ya iş" demiyoruz.

Çünkü işe yarıyor.

ÖNE ÇIKANLAR