Kaydet
a- | +A

Spor basınının "korkusuz kalemiydi." En azından, kendi gazetesinde öyle sıfat takmışlardı. Gözünü budaktan sakınmıyor, yönetici, teknik adam, futbolcu, diline doladığı insanları, sert ve ağır yazılarıyla sarsıyordu. * * * Bir gün bir teknik direktöre, "gazeteye alınmayacak" laflarla sataştı. Hakarete uğrayan teknik adam, iş bu "cesur kalemi" mahkemeye verdi. Duruşma sayısını tam bilmiyorum ama sonuç, korkusuz meslektaşımız için hüsrandı. Yazı hayatı boyunca kazandığı bütün para miktarı kadar tazminata mahkum edilmişti neredeyse... * * * Böyle durumlarda "suç mahalli" gazete sütunları olduğu için, genellikle çalıştığı müessese öder tazminatı... Ama bu bir kanuni mecburiyet değildir ve onun gazetesi de ödemedi. Daha kötüsü, kendisi de ödeyemedi. * * * "Eee, sonra ne oldu?" mu? Orta çaplı bir servet miktarı tutan tazminatı ödeme günü gelip geçtiğinde şu oldu: Cesur kalemin hakaret ettiği teknik direktör, iki cümlelik bir yazı faksladı:

"Bana ödemeye mahkum olduğun parayı sana bağışlıyor, seni affediyorum. Bundan sonra daha dikkatli ol, tamam mı evladım?" Korkusuz kahramanımız şimdi artık daha "mutedil" yazılar yazıyor!

ÖNE ÇIKANLAR