* "En sağlam Beşiktaşlı benim" demişti Dortmund''da tanıştığımız Türk genci, "Babadan Beşiktaşlı... Hem öyle bir babaydı ki, şu an mezar taşında Kartal arması, siyah-beyaz figür ve ''En büyük Beşiktaş'' yazısı var. Ama ziyaretine sadece bir defa gidebildim. Çünkü mezarı Boanes Aires''te (Arjantin.)"
* * *
* Tarihteki en kısa ömürlü Merkez Hakem Komitesi (MHK), dört günlüktür. (................../.................)''nın başkanlık yaptığı komite, göreve geldikten dört gün sonra, büyük bir kulübümüzün başkanının telefon edip, "Biz bu hafta maçımıza verdiğiniz hakemi istemiyoruz" demesi üzerine, istifa etti.
* * *
* Türkiye''nin en zengin iki holdinginden birinin sahibinin, büyük bir kulübümüze üye olması "talih kuşu" olarak değerlendirilmişti. Ama bu zengin üye, o gün bu gündür, bir sigara parası tutan aidatını bile yatırmadı kulübe...
* * *
* Balkan Şampiyonu olan Yıldız Milli Basketbol Takımımız''daki 12 oyuncudan sadece 1 tanesinin yaşı yıldızlar kategorisine uyuyordu; o da yedek oyuncuydu. Diğerlerinin lisansıyla "oynanmıştı."
* * *
* İstanbul''daki 2. Lig takımlarından birinde, maç içinde sakatlanan futbolcular, büyük bir gırgıra da sebep oluyordu. Çünkü, oyuncunun kendinde olup olmadığı için sorulan "Bugün günlerden ne?", "Bu kaç?", "İsmin ne?" gibi basit sorular onlarda biraz farklıydı; "Uganda''nın başkenti neresi?", "IMF Başkanı''nın adı ne?", "Muğla''nın kaç ilçesi var?"...
* * *
* 2. Lig play-off maçında yan hakem, bayrak sallayarak orta hakemi çağırdı ve "8 numara bana ''Şortun çok yakışmış'' dedi" diye şikâyette bulundu; hakem de o futbolcuyu oyundan attı. Yan hakem, bayandı...
* * *
* Futbol Federasyonu yöneticilerinden biri, Milli Takım meneceriyle ters düşmüştü. Yönetici, işten el çektiremediği menecere "küçük" bir oyun oynadı. Menecerin yurt dışından döneceği gün havalimanı emniyetini aradı ve ihbarda bulundu; koskoca Milli Takım meneceri, Türkiye''ye giriş yaparken don-gömlek arandı.
* * *
* Ligden en erken düşen takımın bir futbolcusu beni aradı; bütün gazete ve televizyonların telefonlarını istedi. Memleketin öbür ucundan tüm medyayı tek tek arayacaktı; o gün takımının nasıl olduysa atmayı başardığı (!) tek golde iki oyuncunun hamlesi vardı; golü kendisinin attığını bütün medyaya bildirecekti, (ki, sezon boyu alabildiği parayı telefon faturasına yatırmak demekti bu..)
* * *
* Maçlar çeşitli sebeplerle bazen geç başlar. Ankara derbisi de 5 dakika gecikti. Üstelik, şeref tribününde tıka basa siyasi, askeri, bürokratik bir dolu zevata rağmen... Çünkü hakem, sahaya çıkarken kartlarını yanına almayı unutmuştu!

