Kaydet
a- | +A

Türkiye Birinci Futbol Ligi''nin ortalarıydı ve takım doğuya doğru yol almıştı. Ligdeki durumları iyiydi. * * * Maçta son çeyreğe giriliyordu ve henüz gol yoktu. Misafir takım, rakip kaleye yüklenmiş, korner atıyordu.

Herkesin gözü o kalede, korner atışından neler olacağını merak ederken, sahanın diğer yarısında gözlerden kaçan ilginç birşey oldu. Savunma oyuncusu, kalecisiyle beraber kendi yarı sahasında bekliyordu.

O sırada bir güvercin, yeşil çimler üzerine, savunma oyuncusunun iki adım yanına kondu. Ve, yemini yiyen uysal bir tavuk gibi, küçük adımlarla savunma oyuncusunun yakınında dolaşmaya başladı.

Korner atışı yapılmış, top rakip ceza sahasında serseri şekilde sahibini arıyordu. Savunma oyuncusu, ani bir karşı atak olur diye gözleriyle pür dikkat topu takip ederken, bir yandan da davetsiz misafir olan güvercine takılmıştı. Top en son, ceza sahasının hemen dışında kendi takım arkadaşının önüne düştü; o da kötü bir vuruşla auta attı.

Bütün oyuncular, karşı sahaya doğru koşuşturmaya başladı. Bu sırada savunma oyuncusu, dikkatini dağıtan güvercine yöneldi. İki adımda yetişti. Şut çeker gibi, sağ ayağını güvercinin kafasına salladı. Güvercin, tekmenin şiddetiyle yerden yarım metre yükselerek havada ters dönüp sırt üstü çime düştü.

Hızlı hızlı bir iki kanat çırptı ve hareketsiz kaldı. Savunma oyuncusu, yere eğilmeden, ayağını güvercinin vücudunun altına sokarak, cansız kuşu bir top gibi aut çizgisinin dışına attı. Kendisi, kalecisi ve tribündeki birkaç tesadüf göz dışında kimse görmedi bu küçük cinayeti... * * * Türkiye Birinci Futbol Ligi''nin ortalarıydı ve takım doğuya doğru yol almıştı. Ligdeki durumları iyiydi. Yıllar sonraydı; o futbolcu, yardımcı antrenör olarak, o güvercini öldürdüğü şehre doğru takımla birlikte gidiyordu.

Elim bir trafik kazası, bu yardımcı antrenörün o stada ulaşmasına engel oldu. Ölmüştü...

ÖNE ÇIKANLAR