Kaydet
a- | +A

Bu kez olacak mıydı?.. Dört yıl önce silinip gittiğimiz bu büyük sınavda, bu defa dersimizi yeterince çalışmış mıydık?

Gerçekten, göz kamaştıran teknolojisiyle 21. yüzyılın muhteşem futbol vitrini bir stadda bu yüzyıla lâyık bir takım hazırlayabilmiş miydik? * * * Milli Takım, böylesine büyük organizasyonların tecrübesizliğiyle maça çok telaşlı başladı.

Yeteneğini bildiğimiz oyuncular, acemi hareketleriyle bizi şaşırtıyor, kalemizde arka arkaya yaşadığımız tehlikelerde Alpay, büyüdükçe büyüyordu.

20 dakikalık adaptasyon süresinden sonra, oyunda denge kurmaya başladık. Ancak iki kanadımız yeterince üretken olamayınca, topa sahip olma yüzdemizi aynı oranda gol pozisyonuna dönüştüremedik.

* * * Hep böyle olur nedense; iyi oynadığımız zaman golü yeriz. Devreye daha sakin başlamıştık; kontrollü oynuyorduk ki golü yedik. Bu golle buz kesen milliler, bir süre oyuna seyirci kaldıktan sonra tekrar kendine geldi. Skorda dengeyi de kurduk, ancak, İskoç hakem, dünyanın her yerinde ve sahanın her bölümünde olan ve düdük çalınmayan bir pozisyonda, ırkından beklenmeyecek bir cömertlikle penaltı deyince, puanımız gitti.

* * * Mustafa Denizli, grup maçları için "hedef 5 puan ve iyi averaj" demişti. Demek ki kalan iki maçımızdan birini farklı kazanacak, diğerini berabere bitireceğiz.

* * * Yediğimiz iki gole, direğimizden dönen topa, kale çizgimizden çıkan üç topa bakınca, sormamak elde değil; dört yıl heba mı oldu? * * * Ve daha kötüsü yaş ortalaması 27''yi geçen bu takımı, Slokavya''daki finallerde sıfır çeken Ümit Milli Takım oyuncularıyla mı reorganize edeceğiz?

* * * Ve seyirci... Kabul ediyorum; futbol sadece seyirciyle oynansa, dünya şampiyonu oluruz.

Ama penaltı kararından sonra sahaya yağdırılanları görünce... Neyse...

ÖNE ÇIKANLAR