* Hıncal Abi''nin hakaret ederek öfkelendirmesiyle kendine gelen Hakan Şükür''ün iki golüyle bulduğumuz çeyrek final, Euro-2000''de tesellimiz oldu. * Sütaş''ın inekleri kadar bile üst üste pas yapamadan finale çıkan İtalya, daha önce 3 kez Dünya Kupası, 1 defa da Avrupa Şampiyonası finallerinden penaltılarla elenmenin üzüntüsünü, yine penaltılarla çıkardı. * Dino Zoff, "Kaleciden teknik direktör olmaz" diyerek Şenol Güneş''i hazmedemeyenlere yeterince cevap olabildi mi acaba? * Son üç şampiyonaya (İngiltere-96, Fransa-98 ve Hollanda/Belçika-2000) penaltı atamayarak veda eden Hollanda, Arif''i affetmemize yetecek mi? * Bırakın futbol kendi bilinmezliği içinde kalsın; biz oralarda gördüğümüz güzellikleri nakledelim:
* Rotterdam''ın göbeğindeki bir alana, aylar öncesinden bütün ülke bayrakları çiçek tohumu olarak ekilmiş, şimdi orada 16 tane çiçekten bayrak var! * Finallerde kucak dolusu gol yiyip, puan alamadan turnuvayı tamamlayan Danimarka takımı soyunma odasına giderken, taraftarı onları geri çağırdı ve tribün önünde alkışladı. Futbolcular da onlara alkışlarla karşılık verdiler. * Fransız hakem, Romanya-Portekiz maçının ilk yarısında tribünlerde ikide bir öttürülen düdüklerden rahatsız olup, anons istedi. Anonstan sonra bir Allah''ın kulu bir daha düdük öttürmedi. * İspanya-Danimarka maçını yöneten Mısırlı hakem, maç bitiminde saha kenarına gelerek bekledi; bütün futbolcularla el sıkışıp onları soyunma odasına gönderdikten sonra, kendisi en son gitti içeri... * Hollanda-Danimarka maçında, portakal renksiz bir tek "sivil" yoktu; onların görülesi tribün şovuna, 3-0 yenik durumdaki Danimarkalılar büyük bir coşkuyla katıldı. (Daha ilk maçımızda İtalya''ya yenilmemiz sonrasında bizim tribünlerin küfürlerini düşününce...) * Evsahibi Belçika''yı yenip, onların tatlı hayallerini kâbusa çevirmemiz sonrasında basın tribünündeki Belçikalı gazetecilerden başlayarak sokaktaki taraftarlarına kadar bir sürü insan elimizi sıktı, "Tebrik ederiz" diye... (Bir gazeteci arkadaş, bir Belçikalı tarftardan şapkasını istedi; o, "Bunu veremem" dedi. Biz olayı unutmuş. kendi aramızda maçı tartışırken bir şapka uzandı, meğer o Belçikalı gidip Türk gazeteci için yeni bir şapka satın almış. Tekrar ediyorum; takımını elediğimiz bir taraftar bu...) * Hollanda, tarihin en dramatik maçında 5 penaltı kaçırarak elendi; maç çıkışında bir (erkek) taraftar ağlıyordu; gözyaşları, suratını boyadığı portakal rengi boyanın üstünden akıyordu. Onları eleyen İtalya''nın bir taraftarı geldi, kaşkoluyla Holandalı''nın gözyaşlarını sildi, "Forza İtalya" diye bağırarak üstelik... * Biz futbolu yanlış biliyoruz galiba; oralarda başka şeyler oluyor!

