- O araba stada nasıl girmiş baba? Niye sahanın kenarında bekliyor? - Bizim kulübün otomobili oğlum, çekiliş yapmak için almışlar. - Ne çekilişi? - Bilet satacaklar, sonra da hangi biletin numarasına isabet ederse otomobil onun olacak. Kulüp para kazanacak, şanslı bir kişi de bu otomobili... - Bir bilet de biz alalım baba! Çok güzel araba! - Biletler epey pahalıdır ama... - Olsun, kaybedersek de para kulübümüze kalmıyor mu? - O da doğru ya... Tribünde maçı beklerken konuşuyordu baba oğul... Şampiyonluğa oynayan yirmibeş milyon taraftarlı bir takımın iki taraftarıydı onlar... Yönetim kurulu toplantısında başkan bir yöneticiye biraz da sert bir ûslupla sordu: - Hepimiz aldığımız biletleri sattık, parasını kasaya koyduk. Sana verdiğimiz 50 bilet ne oldu? - Biletler bende.. Satacağım. - Ama çekiliş yarın. Bugün ya biletleri ya da parasını tutanakla teslim etmen lazım... - Bu çıkışınızın anlamı nedir bilmiyorum, biletlerin fiyatı belli, numarası belli. Satamazsam veririm 100 milyonu olur biter.
Ertesi gün çekiliş yapıldı.
Baba oğul, gazetelerde ilan edilen numaralarda kendi biletlerini boşuna aradı. Otomobil, 50 bileti elinde tutan yöneticiye çıkmıştı! Verdi 100 milyonluk bilet parasını, aldı 5 milyarlık otomobili! O şimdi spor yazarlığı yapıyor!

