Kaydet
a- | +A

"Sevgili Berinim", "Sultanım Mevhibem" gibi zamanında zarafet kokan mektuplar şimdi naftalin kokuyor; geride kaldılar...

Sahipleri Menderes gibi, İnönü gibi...

"Aşk mektubu" konu olunca neden bunları hatırladım, bilmiyorum.

Lamia Hanım''a, "Senden sonra kimi fethedeceğim? Sen benim vatanım, beşiğim, mezarım, kainatımsın" diye yazan Cemil Meriç de yok artık...



"Bilgi çağı"nın âşıklarının işi daha bir zor...

Öyle ya; pembe ve kenar süslü bir mektupla aşkını "canlı" tutmak kolay değil artık...

Cep telefonuyla, elektronik posta ile, hatta gazete ilânlarıyla "mesaj geçmen" gerek sevdiğine...



Sevginin ticarete dönüştüğü 14 Şubat Sevgililer Günü''nde ise iş daha da zordur.

Her neyse...



14 Şubat tarihli - büyük - bir gazetenin "Seni Seviyorum" sayfalarında, birbirinden duygusal şu 5 ilân yer aldı:

x

"Seni seviyorum pembe kuzum. Yaşıyorsam, gelecek günlerin seni bana getireceğine inandığım içindir. (Gergedanın)"

x

"Vazgeçemediğim... Bu dünyaya bir tane Leyla yetmiyor. Her günümüz Sevgililer Günü olsun! (Vadideki Zambak)"

x

"Bebeğim... Sen güçlüydün, ben ise zayıf / Çünkü seviyordum seni... Mahşerden sonra da seveceğim... (Balık''ın)"

x

"Ben böcek, sen çiçek... Hep yanında olacağım... (Siporcun)"

x

"Kınalı kekliğim, aşkımızı dünya aleme duyuruyorum... (Çingene)"

x

O gazete, bu 5 ilânın parasını da aynı kredi kartından çekti; çünkü 5 ilânın da sahibi, 2 ayrı şehirdeki bu 5 sevgiliyi aynı anda "idare eden" çapkın bir futbolcuya aitti!

ÖNE ÇIKANLAR