Çok seyredilen bir spor programı...
"Ekibiyle" kanal kanal dolaşan cüsseli bir spor müdürü sunuyor... Stüdyoda çeşitli kulüplere mensup taraftar topluluğu var.
Türk takımının Avrupa''da eşleştiği rakibinin son durumunu öğrenmek için yurt dışına bağlanıyor televizyon... Karşıdan muhabir konuşuyor: - Türkiye''ye bir müjde vermek istiyorum; bu akşam burada oynanan lig maçında rakibimizin en etkili golcüsünün ayağı kırıldı. Stüdyoda, takımımız gol atmış gibi bir sevinç ve alkış... "Oleyy!" sesleri... İlk maçı oynadık ve "talihsiz bir şekilde" 2-0 kaybettik. Rövanş için takımımız kampa girmişti. Bu kez bizim golcümüzün bir sakatlığı olduğu ve rövanş maçına yetişemeyeceği yazıldı gazetelerde... Rakip takım, komşu bir ilimizde kamptaydı.
Ve rakip takımın ünlü doktoru, okuduğu haberler üzerine bizim takımın idarecilerini aradı: - Golcünüzü tedavi etmek istiyorum.
Gerçekten rakip takımın doktoru bizim golcüye "hızlandırılmış" bir tedavi programı uyguladı. Golcümüz maça yetişti.
İki gol attı. Bir gol yedik. Üçüncüsünü de atsaydı, rakip takımı eleyecektik.
Tur da onların oldu, gurur da...

