Birkaç yıl önce okuduğum bir araştırmaya göre, meslek grupları içinde en fazla alkol tüketimi gazetecilere aitti. Yine bu araştırmanın ilginç bir sonucu da, "erken ölümler" listesinde gazetecilerin ikinci sırada yer almasıydı. * * * O, İngilizce bir gazetede bir yıl birlikte çalıştığım tecrübeli bir gazeteciydi. Galiba İngilizce''yi Türkçe''den iyi konuşuyordu.
Yabancı dili harikaydı ve bütün çalışanlar bu gerçeği tartışmasız kabul ediyordu. Meslekdaşları gibi çok içiyordu ve galiba "alkolünde çok az kan" vardı.
Gazetenin başyazarıydı; bir Türk olarak İngilizler''i bile şaşırtacak bir ûsluba sahipti. Birinci sayfada sigara paketi büyüklüğündeki köşesi, her ay heyecanla beklenirdi.
İngiliz aristokrasisinin edebi "mülahazalarına" benzer özlü ifadelerle bezeliydi makaleleri... * * * Gazetedeki köşesinin adı "The man in the street" şeklindeydi. Yani, "Sokaktaki Adam." Ve bir sabah şokla işbaşı yaptık: Başyazarımız, Cağaloğlu''nun bir sokağında ölü bulunmuştu! Evet Hayır Son yıllarda Kırkpınar güreşleri üstüne tartışmalar artmaya başladı. Anlaşma var mı? Çırak ustaya yol veriyor mu? Çayırda grupçuluk olur mu? Bu tartışmalar bana eski bir anektodu hatırlattı: Bir tarihte bütün Kırkpınar başpehlivan adaylarına iki sorulu bir anket hazırladım. Soru bir: Kırkpınar''da başpehlivanlık için anlaşmalı güreş yapıldığına inanıyor musunuz? 25 paşpehlivanın da cevabı aynıydı: EVET. Soru iki: Siz hiç anlaşmalı güreş tuttunuz mu? 25 paşpeh-livanın cevabı yine aynıydı: HAYIR.

