Kaydet
a- | +A

Avrupa''da iyi kötü isim yapmış olan Afrikalı bir golcü Türkiye''de bir büyük takıma transfer oldu.

Yine Avrupa''da isim yapmış bir Türk menecer aracılığıyla...  Afrika''nın adı pek duyulmamış bir ülkesinden ilk transferdi bu Türkiye''ye... Daha kendi yerini tam sağlamlaştırmamıştı ki, milli takımdan bir arkadaşı;

- Menecerine söylesen de benim de Türkiye''ye transferimi sağlasa, dedi. Gerçekten de menecer, Türkiye''de, daha önce beş Afrikalı futbolcu getirdiği kulübe transferini sağladı bu futbolcunun... Böylece ligimizde Afrika''nın bu adı pek bilinmeyen ülkesinden iki futbolcu olmuştu, iki ayrı takımda... Biri büyük takımda, biri Anadolu''nun en iyi takımlarından birinde... Lig başladı. Ve bu iki hemşehrinin takımı, ligin döndüncü haftasında İstanbul''da buluştu. Anadolu takımı "taş" gibi oynadı, büyük umutlarla yola çıkan İstanbul büyüğüne boyun eğmedi; maç golsüz bitti. Anadolu takımındaki Afrikalı maçın yıldızı olurken, İstanbul takımının büyük gürültülerle getirdiği yeni Afrikalı santrforu gol atamadığı gibi, bir de sakatlandı. Daha geleli bir ay dolmadığı halde geri gönderilmesi gündeme geldi. Çünkü uzun süre futbol oynayamayacaktı. Bu sıradan öykünün ilginç tarafı şuydu: Adı duyulmamış Afrika ülkesinden Türkiye''ye ilk kez gelen iki hemşehri futbolcudan Anadolu takımında oynayanı, kendisinin ülkemize gelmesine sebep olan hemşehrisini, yani milli takımdaki arkadaşını İstanbul''da sakatlamıştı.

Belki de futbol hayatını bitirecek şekilde...

ÖNE ÇIKANLAR