Kaydet
a- | +A

“Okudum. Bir daha okudum. Anlamadım. Okuyorum, okuyorum yine anlamıyorum...”

Arkadaşım “Bak sana birini bağlıyorum” dedi. Bir arkadaşla bir araya gelmişler. Demek ki benden söz etmişler “dur şunu bir arayalım” demişler. Şaşırdım elbette. Ses çıkarmadan dinlemek en iyisiydi. Bakalım nasibimize nasıl bir kelam düşecekti?

-Azizim sen kitap kurdusun anlarsın. Yıllar önce ne yaşadım biliyor musun? Bir gün bir arkadaşla bir kütüphaneye gittim. O zamana kadar oraya hiç gitmemiştim. Orada elime bir kitap geçti... Şöyle göz gezdirirken bir cümleye takılıp kaldım. Diyordu ki:

“Bizim memlekette aranan kaybolur. Şark oturup beklemenin yeridir. Biraz sabırla her şey ayağınıza gelir.”

Ahmet Hamdi Tanpınar’ın sözleriymiş bu. Saatleri Ayarlama Enstitüsü adlı eserinde ise “Sabır, insanoğlunun tek kalesidir” yazıyormuş.

Dinlemeye devam ettim. Bu arada kafamda Tanpınar’ın sabırla ilgili başka bir cümlesi canlandı:

“Sabırla yapılan her iş, ancak sabırla tadılabilir” diyordu. O öyle diyordu ama telefondaki arkadaş ne diyordu?

“Azizim okudum... Bir daha okudum... Anlamadım... Okuyorum, okuyorum bir türlü anlamıyorum... Sonra birden içimde bir duygu patlaması oluştu... Sabrederek ayağa kadar gelmesini beklemek... Bu ne büyük bir tevekkül hâliydi... Hayatta kim yapabilirdi böyle bir bekleyişi?”

Telefondaki arkadaşı dinlerken içimden "bana ne arkadaş senin hissiyatından" diye telefonu kapatmak geldi içimden. Sonra düşündüm "Adam seni adam yerine koyup duygularını paylaşmak istiyor. Karşılığı bu mu olmalı? Sabırlı ol ve dinle!" dedim. O telefonda duygusunu anlatmaya devam ediyordu:

"Dayanamadım, nefesim kesildi; bıraktım kitabı ve çıktım kütüphaneden... Âdeta kaçtım...”

Konuşma bitti. İyi dilek ve temennilerde bulunduk. Kapattım telefonu. Kafama takılan “Şark oturup beklemenin yeridir” cümlesiydi.

Niye biz oturup bekliyorduk? Neden ayaklarımıza bir pranga idi bu duygu? Oysa “işleyen demir ışıldar” sözü bizim atasözümüz değil miydi? Ya “nerede hareket orda bereket” sözü? Hele “İlim Çin’de de olsa alınız” hadis-i şerifi... O hâlde Şark niçin oturup beklemenin yeri oluyordu ki! Sonra düşündüm de bugün çoğumuzun çektiği sıkıntıda temel hata beklemek değil sabırsızlıktı... Sabredemediğimiz için yaşamıyor muyduk öfkelenmelerimizi? Başarısızlıklarımızı; hatta bazen kaybettiklerimizi... Eskilerde olan bugün bizde olmayan şeyin adıydı sabır...

Mehmet Nuri Akdoğan

Ünal Bolat'ın önceki yazıları...

Soru 0 / 6
Türkiye Gazetesi dijital abonelik ve arşiv kampanyamızı ilk nereden duydunuz?

Haber Asistanı

Son 30 günün haberleri
📰

Türkiye Gazetesi Haber Asistanına Hoş Geldiniz!

Son 30 güne ait haberleri, spor gelişmelerini veya yazar yazılarını sorgulayabilirsiniz.