Kaydet
a- | +A

“Hep doktora kabahat buluruz hemen ‘onun yüzünden deriz” hem de düşünmeden!..”

Anlatacaklarıma gülmeyin ne olur... Biraz ihtiyar delikanlı takıldığım yıllardayım... Geçenlerde gözümle ilgili doktora muayeneye gittim. Dedi ki: “Amca sana ikisi bir arada gözlük vermeyeyim. Kullanması senin için biraz sıkıntı olur ama ayrı ayrı gözlük senin için daha sağlıklı olur.”

Ben doktoruma güveniyorum... Dedim ki:

“Sen nasıl istersen öyle olsun doktor kızım.”

Gözlerimi muayene etti. Derecelerini ölçtü. Birini uzak için birini yakın için iki gözlük yazdı.

“Amcacığım, şimdi bu reçeteyle git gözlüklerini al. Hayırlı olsun” dedi.

Oradan çıktım. Tanıdık bir gözlükçüm vardı hastanenin karşısında. Bu yaşlılık da bir tuhaf şey... Normal olarak bir aksilik çıkmadığında bile seviniyorsun. Oh oh şükür reçete işini de hallettim diyerek caddenin kenarına geldim.

Tabii bu işlek caddede bir de karşıdan karşıya geçmek var... İlkokulda öğretmen olan babamın öğrettiklerini hep uygularım. “Yolun önce soluna, sonra sağına sonra tekrar soluna bakıp araç gelmiyorsa öyle geçeceksin...”

Yola adımımı attım. Karşıdan bir beyefendi aracını özellikle durdurarak eliyle “geç amca” der gibi yardımcı oldu. Ne iyi insanlar var çok şükür.

Gözlükçüme reçeteleri verdim. Üç gün sonra geleceksin dedi. Üç gün çok çabuk geçti. Gittim gözlükleri aldım... Tak bakalım, şu uzak... Taktım, oo harika... Şunu da tak bu yakın... Baktım yakından gazete satırlarını bile okuyabiliyorum...

Teşekkür ederek eve geldim... Aradan bir gün mü iki gün mü ne geçti... Benim bu yakın gözlerimde bir tuhaflık olmaya başladı... Geçen sefer ne kadar da iyi görüyordum oysa. Ne oldu da yine göremez oldum, tüh? Kendi kendime moralim bozuldu... Hatta ne yalan söyleyeyim doktor hanım kızıma da biraz sitem ettim. Bu kez iyi ölçememiş galiba dedim.

Ne yapayım ne edeyim derken baktım çare yok. Randevu aldım tekrar... Yarın için gözlüklerimle birlikte gideceğim. “Kızım yakını yine göremiyorum ben” diyeceğim.

Ertesi gündü... Doktora gitme saatim yaklaşmıştı... Şöyle abdestimi aldım paçalarımı düzeltmek üzere bir yandan da çalışma masama geliyorum. Aaa o da ne öyle?..

Baktım masanın ayağının dibinde bir cam parlıyor... Bu cam da nedir diye eğilip yerden aldım. Bir baktım ki gözlük camı... Bir de gözlüğüme baktım ki yakın gölüğümün sağ camı yerinde yok... Hay Allah ben cam olmadığı için göremiyormuşum. İyi de gözlükten camın düştüğünü nasıl anlamamışım hayret. Doktor kızımın da yok yere günahını aldım... Aradım söyledim durumu “ihtiyarlığıma ver çocuğum” dedim.

Rumuz: "Gözüme Sağlık"

Ünal Bolat'ın önceki yazıları...

ÖNE ÇIKANLAR