Kaydet
a- | +A

Hoş geldin ramazan... Çocukluk, hayatın ilk basamakları olarak gençliğin bir staj dönemidir. Hayatı tanımak, yavaş yavaş anlamaya çalışmak, hayatın içerisinde kendini ve çevresindekileri konumlandırmak, kendinden ve en yakınlarından başlayıp insanları, içinde yaşadığı toplumunu ve dünyayı görüp onlar hakkında fikir sahibi olmaktır. İnsanlığın ortak kültürünün ve içinde yaşadığı kendi kültürünün kurallarını öğrenip ona uygun davranış kalıpları geliştirmeye başlamak hep bu dönemde gerçekleşen hayata hazırlık faaliyetleridir.

Biz çocuklarımızı ne kadar hazırlar hayata karşı ne kadar donanımlı yetiştirirsek çevreden gelecek etkenlere karşı o kadar sağlam kararlar alabilirler, yanlış yapmamaya özen gösterirler. Doğduğu andan itibaren yanında bulunan, ilk adımdan ilk kelimeye her hareketin ve değişimin şahidi, şekillendiricisi olan anne- babalardır. Bu durumda biz anne babalara çok iş düşüyor. Çocuklarımız bizim söylemlerimizden çok ayak izlerimizi takip eder.

Ramazan ve oruç konusu da böyledir. Hem içinde barındırdığı güzellikler hem de bu güzelliklerin hemen bütün toplum tarafından benimsenip coşkuyla yaşanmaya çalışılması oldukça önemlidir. Kendi dinî vazifelerimizi, âdet, gelenek ve göreneklerimizi örnek olarak çocuklarımıza bildirmeliyiz ki, daha sonrasında çocuklarımız boşluklarını özendikleri başka objelerle doldurmamalı. Küçük yaştakiler birkaç saat ya da yarım gün (tekne orucu); ergenlik yaklaşan yaştakiler ise bünyelerinin kuvvetine ve isteklerine göre birkaç tam gün ya da daha fazla oruç tutabilirler. Çocuklar soru sorarak öğrenir her sorusunu net ve açıklayıcı cevaplamalıyız. O an cevabını bulamadığımız soruları da çocuğumuzdan müsaade isteyip araştırıp net cevaplar vermeliyiz. Çocuklarımız birer kıymetli taştır elimizde bize emanet, güzel günleri hep beraber görelim. Hayırlı ramazanlar...

Tuğba Kaynak-Çocuk Gelişim Uzmanı

ŞİİR

Hoş geldin

Hoş geldin bizlere şehr-i ramazan

Seni bekler on bir ay her Müslüman

Hoş geldin sen ey mübarek ramazan

Sevincin bizlere paydır bu ayda.

Sen öyle mübarek bir aysın güzel

İftar ve teravih bir sana özel,

Dökülür günahlar olur da gazel

Senin sevincin ki toydur bu ayda...

Cemaatle kılınır salat-ı vitir,

Bu ayda alınır gönül ve hatır,

Verilir fakire sadaka fıtr...

Yetim bul karnını doydur bu ayda...

Camide cemaat sabah namazı,

El açıp Allah’a eder niyazı

İkindide hatim öncesi vaazı,

Dinleyene niyaz cuy’dur bu ayda...

En güzel anımız iftar vaktidir

Bolluk berekete şükür vaktidir,

Gündüz oruç gece zikir vaktidir,

Usta Şair Süleyman neydir bu ayda...

Cuy: Akarsu, ırmak.

Ney: Ağlayıp inleyen.

Süleyman Usta/Espiye-Giresun

KELAM-I KİBAR KİBAR-I KELAMEST

(Büyüklerin sözü, sözlerin büyüğüdür)

"Unutmayalım ki, unutulmayalım. Unutmazsak, unutmazlar. Hatırlarsak, hatırlarlar..."

Bu sözü sık sık işitirdik rahmetli Enver Abi'den... O hâlde biz de unutmayalım. Arkasından manevi hediyelerimizi gönderelim inşallah. Allahü teâlâ rahmet eylesin, mekânını Cennet eylesin, kabrini Cennet bahçesi eylesin, kabrini nûr-u îmân ile, nûr-u Kur'ân ile pür nûr eylesin. Resûlullah "sallallahu aleyhi ve sellem" efendimizin ve Silsile-i aliyye efendilerimizin şefaatine kavuştursun inşallah. Derecesini âlî eylesin inşallah. Ahirette bizleri de onunla beraber eylesin inşallah.

Yetenekli Kalemler'de önceki yazılar...