Çanakkale savaşında düşman kendine göre her ihtimali hesaba katmıştı ama Mehmetçiğimizin imanını ve bu imanın kahramanlaşma derecesini bilememişti.
Orda savaşan Mehmetçikler öyle kahramanlardı ki tarihe sığmadılar. Onlar öyle kahramanlardı gencecik yaşta canlarını feda ederek vatanlarını kurtardılar.
Üzüntüm odur ki o Mehmetçik Çanakkale’de binlerce insanlık dersi verdi. Şimdi aradan bir asır bile geçmeden bırakın düşmanlarını, dostları hatta çocukları ve torunları dahi o insanlık örnekleriyle yabancılaştı. O güzelim ve ibretlik insanlık tabloları unutuluverdi. Mehmetçiğin Çanakkale’de canını feda ederek durdurduğu emperyalizmin saldırganlığına karşı bugün de bütün insanlık hâlen muhataptır... Hâlen açık ve örtülü savaşlarda yine benzer acımasızlıklar, sömürüler, bencillikler yaşanmaktadır. Yine insanlar o açgözlülerin kendi çıkarları uğruna açlığa ve ölüme terk edilmekte şehirler bombalanmakta özellikle de Müslümanlar yine dünyanın her yerinde kana gözyaşına zulme ve acıya boğulmaktadır.
Bu emperyalist saldırganlıktan dünyayı yeniden ve bir daha merhametle, vicdanla, sevgiyle şefkatle ve insanlıkla kim tanıştıracak? Bu insanlık görevi herkesten önce Çanakkale Savaşında bu güzellikleri yaşayanların torunlarına düşmez mi? Yani bize size hepimize düşen ve alternatifi olmayan bir görev değil midir?
İnsanlık ya yeniden ve bir daha kendine gelerek yaratılış gayesini hatırlayıp dünyaya yaşanılacak bir hayatı gösterecek ya da bu merhametsizlerin merhametsizliği elinde sonunu bekleyecektir...
Bütün mesele Çanakkale’nin o zor ve çetin günlerinde var olup da bugün kaybettiğimiz o ruhu yeniden ihya edebilmek... Gencimizle yaşlımızla kadın ve erkeğimizle gelecek nesillerimize bu ruhu aktarabilmektir. Bu ruhu yeniden yakalayabilirsek sırtımız yere gelmeyecektir.
Rumuz: “Akçay”
ŞİİR
Bayram hasreti
Sol yanım alevlendi yine
Sizsiz bir bayram daha geliyor annem
Bayramlar bir garip babam
O neşeli günlerimiz hani, nerede?
Bir yandan çoğalıyoruz
Bir yanımız eksik
Eskiye özlem hiç bitmiyor
Kalbimde derin bir çizik
Kapılar açılırdı bayram sabahı
Neşeyle toplaşırdık bir araya
Şimdi o ev dört duvar sessiz
Sanki yıkılmış üzerime dünya
Bayram sabahı yine doğar
Güneş vurur pencereme
Bir dua yükselir göklere
Sessiz yaşlar düşer gözlere
Bâki değildir bu dünya
Biz de bir gün geleceğiz
Rabbimin rahmet gölgesinde
Ebedî bayramdır vuslat diyeceğiz
Songül Zehra Maden-Samsun
KELAM-I KİBAR KİBAR-I KELAMEST
(Büyüklerin sözü, sözlerin büyüğüdür)
Din büyüklerimiz buyurdular ki: "Kul hakkı çok mühimdir. Bundan peygamberler dahi çekinmiştir. Kul hakkını bilemeyiz ki? Hadi haramlar bellidir. Farzlar bellidir. Bir sert bakış karşıdakinin kalbini kırar. Kalp kırmak Kâbe'yi yıkmaktan büyük günahtır. Bunu nasıl telafi edeceksin? Sevaplar ve günahlar taksim edilirken, alacaklılar oraya bir gelirlerse ne yapabilirsin? Eğer üzerinde kul hakkı varsa, buna rağmen Allahü teâlânın çok sevdiği, razı olduğu birisi varsa, kurtulmak için bir ihtimal daha vardır."

