Sinemada bu hafta | Hollywoodvari Timur: Türk hükümdarın hayatı beyaz perdede
Yönetmenliğini Jacob Schwarz’ın üstlendiği “Timur: Bir Fatih’in Yükselişi”, meşhur hükümdarı Hollywoodvari bir üslupla ele alıyor. Hâliyle Emîr Timur’un bazı yönleri törpüleniyor.
- Hollywood yapımı "Timur: Bir Fatih'in Yükselişi" filmi, Timur'un Moğollara karşı mücadelesini ve Semerkant'ı alışını konu alıyor.
- Filmde Timur'u Christian Mortensen canlandırıyor ve Amerikan-Özbek ortak yapımı.
- Timur karakteri, "üniversal bir kahraman" olarak sunuluyor ve hakiki kimliği törpüleniyor.
- "Nasıl Katil Olunur" filmi, 1949 yapımı "Kind Hearts and Coronets" filminden ilham alıyor.
- "Nasıl Katil Olunur" filminde Glen Powell, Margaret Qualley ve Jessica Henwick başrollerde yer alıyor ve hikaye günümüz ABD'sine taşınıyor.
MURAT ÖZTEKİN - Emîr Timur, tarihin gördüğü en enteresan hükümdarlardan biri. 14. asırda Orta Asya’dan Anadolu’ya uzanan devasa bir imparatorluk kuran Timur, Osmanlıyı bir çekişme uğruna yerle bir etse de ilme ve âlimlere önem veren biri oldu... Tabii, onun ayağı aksak bir hükümdar olarak tarih sahnesine çıkışının ilham verici hikâyesi vardı.
Malum Türk dünyası beyazperdede kendi hikâyelerine yabancı kalınca, tıpkı Selahaddin-i Eyyübi gibi Timur’un biyografisine de Hollywood el attı! Yönetmenliğini Jacob Schwarz’ın üstlendiği “Timur: Bir Fatih’in Yükselişi” adlı film, büyük hükümdarın Moğollara karşı gelerek Semerkand şehrini alışının epik hikâyesini işliyor. Amerikan-Özbek ortak yapımı eserde Timur’u Christian Mortensen canlandırırken ona Mahesh Jadu, Joshua Jo, Yulduz Rajabova gibi oyuncular refakat ediyor. Türk oyuncu Ümit Ülgen de eserin kadrosunda yer alıyor.
İHANET ATEŞİNİN ORTASINDA
Eserde geçen hikâyede Moğolların saman alevi gibi sönen hâkimiyetinin son yıllarında Orta Asya’da hanlıklar karışmaktadır. Kudretli bir asker olarak Moğolların emrine giren Timur ise ihanetlere maruz kalıp bir ayağını sakatlar. “Leng” yani aksak olarak anılmasına rağmen ayağa kalkarak aralarında akrabalarının da olduğu düşmanlarını bertaraf edip tarih sahnesine çıkar.
Hindistan'da 'Hind Rajab' sansürü! Filistinli kızın hikayesini anlatan film engellendi
ÜNİVERSAL KAHRAMAN!
Bu eserde, Türkleşmiş Moğol kabilesi Barlas’a mensup olan Timur, Hollywoodvari bir üslupla ele alınıyor. Timur’un hakiki kimliği biraz törpülenerek “üniversal bir kahraman” olarak sunuluyor. Ancak onun “bölgesel barış” gibi modern vurgularla anlatılan mücadelesi, yeterince inandırıcı kılınamıyor. Yer yer devrinin realitesinden çok uzak feminist karakterlere de yer veriliyor. Bunlara rağmen başarılı sayılabilecek bir sinematografi içinde tesirli savaş sahneleri seyrediyoruz.
Merak uyandıran bir anlatım da yakalanmıyor değil! Özellikle Türk tarihine alaka duyanlara hitap edecek bir hikâye meydana getiriliyor.
OSMANLI İLE MÜCADELESİ YOK
Timur Han denilince akla ister istemez Yıldırım Beyazıt’la olan mücadelesi geliyor. Ancak film, Emîr Timur’un ilk yıllarına odaklanması hasebiyle bu mevzuya temas etmiyor. (Meraklısı için bu hususta Türk sinemasında çekilmiş 1952 yapımı Münir Hayri Egeli imzalı “Yıldırım Beyazıt ve Timurlenk” filmi var). Hasılı “Timur: Bir Fatih’in Yükselişi” seyirciye yeterince tesir etmekten uzak kalsa da ele aldığı tarihî figür ve epik üslubuyla vizyonun dikkat çeken yapımları arasında bulunuyor.
Yönetmen: Jacob Schwarz
Tür: Tarihî
Ülke: ABD-Özbekistan
"NASIL KATİL OLUNUR?" KLASİK ESERE VASAT YORUM
Robert Hamer’ın 1949 yapımı “Kind Hearts and Coronets” filmi kara komedinin klasikleri arasında sayılıyor. Eser, özellikle Alec Guinness’in 8 farklı karakteri tek başına canlandırmasıyla biliniyor. Yönetmen John Patton Ford ise meşhur yapımdan ilham alarak “Nasıl Katil Olunur” (How to Make a Killing) adlı filmle karşımıza çıkıyor.
Glen Powell, Margaret Qualley ve Jessica Henwick’in başrollerini paylaştığı eserde o hikâye bugünün ABD’sine taşınıyor. Gayrimeşru bir şekilde dünyaya gelen Beckett, annesinin ailesiyle çekişmesi sebebiyle ultra zengin Redfellow’ların konağı yerine, kenar mahallede büyüyor. Ancak büyük bir servetin vârisi olduğunu en başından beri biliyor. Bir terzide çalışan Beckett, annesinin ölümünden sonra Redfellow’ların arasına sızarak büyük mirasa hemen kavuşabilmek için diğer vârisleri tek tek katletmeye başlıyor; ihtirasları kendisini daha büyük suçları işlemeye itiyor…
Hırs üzerine seyirciyi düşünmeye iten bu eserde, bazı etkileyici sahneler (özellikle ölümlü olanlar!) seyrediyoruz ama ne yazık ki özgün bir anlatım ve tutarlı bir ton yakalanamıyor. Bazı negatif alt metinler de dikkat çekiyor. Ancak başta Glen Powell’ınki olmak üzere oyunculuk performansları başarılı oluyor. Nihayeti “vurucu” olan eser, belki teknik olarak “kötü” sıfatını hak etmiyor ama birçok açıdan 77 sene önceki klasik filmin epeyce gerisinde kalıyor!
