Erdoğan: Sincar’ı PKK’ya asla yâr etmeyiz
“PKK, Sincar’ı Kandil gibi terör bölgesi yapmaya çalışıyor. Sorunun kapımızı çalmasını beklemeyeceğiz, hesabını soracağız.”
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, artık tehditlerin Türkiye’nin kapısına dayanmasını, milletin canını acıtmasını beklemeyeceklerini belirterek sorunları kaynağında çözeceklerini belirtti. Türkiye’nin Yeni Güvenlik Konsepti Konferansı’nda konuşan Erdoğan, Doğu ve Güneydoğu’da terörle mücadelede ciddi başarılar elde edildiğini belirterek, teröristlerin kaçacak delik aradığının altını çizdi.
Bölge insanının kendine olan öz güveninin arttığını belirterek özetle şunları kaydetti: “Teröristler ‘Kepenk indir’ dediği zaman artık kepenk indiren bir Güneydoğulu, Doğulu olmayacak, ben buna inanıyorum. Çünkü böyle bir şey yaptığı takdirde onlar da bedel ödeyecekler. ‘Geldiler bizi tehdit ettiler o yüzden kepenk indirdik’ yok. Bu görev sadece askerin, polisin, köy korucusunun görevi değil aynı zamanda milletçe senin de görevin. Sana ‘kepenk indir’ diyene sen meydan okuyacaksın.
Şu anda El Bab’a dayandık, El Bab’ı batıdan da ayrıca çevreledik, kuşattık. Yetmez, biz şimdi oradan da Münbiç’e doğru ayrıca gideceğiz. Niye Münbiç’e gideceğiz? Münbiç’te PYD var, YPG var. Onlar da orayı terk etsin, doğuya gitsin. Çünkü o topraklar, bu terör örgütlerinin toprakları değil, Arapların toprakları. Biz, Türkiye olarak gidip oraya yerleşecek değiliz.
DEAŞ ile mücadelede samimi misiniz? Rakka’ya mı müdahale edelim diyorsunuz? Gelin Rakka’ya da beraber müdahale edelim.
Türkiye ile koalisyon güçleri, eğer beraber biz bu işi yapamıyorsak, oradan bin 500, 2 bin DAEŞ’liyi söküp atamıyorsak, yazıklar olsun bize....
PKK şimdi Kandil’in yanında yeni bir adım daha atıyor. Nedir bu adım? Sincar’ı da kendisi için aynen Kandil gibi bir terör bölgesi yapmak istiyor. Sincar dağlarından bize saldırı gibi bir havası ama onlara bunu da yar etmeyeceğiz. Hesabını da onlara soracağız.
Telafer de bizim için sıkıntılı bir yer ve orada aslında 400 bin Türkmen var. Sorunun kapımızı çalmasını, canımızı yakmasın beklemeyeceğiz. Öyleyse PKK ve DEAŞ meselesini, mezhep çatışması tehdidini de kaynağında önlemek için ne gerekiyorsa yapacağız.
LOZAN’A HAPSOLMAYIZ
Birinci Dünya Savaşı, İkinci Dünya Savaşı ile “Soğuk savaş” ve sonrasında oluşan dengeler geride kaldı, tüm bunlara rağmen Türkiye hâlâ Lozan’a hapsedilmeye çalışılıyor. Lozan’daki tüm kazanımları elbette ki takdirle karşılıyoruz ama bu durum, Misakımilli hedeflerimiz arasında olup da İstiklal Harbi’ni kazanarak yaklaştığımıza inandığımız ama Lozan ile feragat etmek zorunda kaldığımız bazı haklarımızı dile getirmemize mani değildir. Lozan tartışılmaz bir metin değildir, kutsal bir metin asla değildir. Elbette tartışacağız, elbette daha iyisine ulaşmanın çabası içerisinde olacağız. Ama kimse kusura bakmasın. 2023 hedefleri için tüm şartları zorlayacağız. Birçoklarının ayağına basacağımızı, birçoklarının da çıkarlarına dokunacağımızın farkındayız.
