Ziyneti Kocabıyık

Günlük hayatımızda sık sık bir şeyleri unutmaktan şikâyet ederiz. Karşılaştığımız kişinin adını hatırlayamamak, anahtarı koyduğumuz yerde bulamamak, randevuyu unutmak, ütüyü fişten çekip çekmediğini hatırlayamamak, çocuğu servisten almayı unutmak ya da 6 ay önce arkadaşınızla buluşup kahve içtiğinizi unutmak gibi ‘kısa bellek’ bozuklukları… Bu örnekleri çoğaltabiliriz. Uzmanlar bütün bu belirtilerin basit birkaç hayat tarzı değişikliği ve vitamin takviyesi ile düzeltilebilecek gecici durumlar olabileceği gibi gelmekte olan ağır demans yani bunama ve Alzheimer’ın da belirtisi olabileceğini söylüyorlar. 
Antalya’da düzenlenen 54. Türk Nöroloji Derneği Kongresi’nde konuştuğumuz Türk Nöroloji Derneği Genel Sekreteri Prof. Dr. Demet Özbabalık,  demansın beyindeki bilgi işlem sisteminin bozulması olduğunu belirterek,  “Demans ciddi bir hastalıktır. Demansın yaşlılığın doğal sonucu olduğu şeklinde yanlış bir inanış var. Tam tersine demans ya da hafif unutkanlıkların her yaşta görülebileceğini bilmek ve tedbirini almak gerek. Ayrıca yaşla birlikte görülen unutkanlıklar her zaman ağır bir hastalığın belirtisi olmayabilir. Basit tedavilerle düzeltilebilir” dedi.

DAMAR TIKANMASI DA UNUTKANLIK YAPAR
Unutkanlığın sebeplerinden birinin vasküler demans adı verilen ve beyne giden damarlardan daha az kan geçmesi olduğunu belirten Prof. Dr. Özbabalık “Vücudumuzdaki damar sistemi birbirinden bağımsız değildir. Unutkanlık yapan damar tıkanması daha sonra geçirilebilecek bir inmenin, kalp krizinin ya da bacak damar tıkanmalarının da sebebi olabilir. Unutkanlığı teşhis ve tedavi ederken belki gelecekteki daha hayati durumları da engellemiş olabiliriz” dedi. 

Küçük adımlarla yürümek demans belirtisi olabilir

Farklı demans çeşitleri olduğunu ve buna bağlı olarak belirtilerin de farklı olduğunu söyleyen Prof. Dr. Demet Özbabalık, “Kişinin her zaman yaptığı şeylerden farklı farklı davranması ve kişilik değişikliklerinin altından demans çıkabilir. Sadece hafıza değil, davranış değişiklikleri de demans habercisi olabilir. Mesela, küçük adımlar atmak, geniş adımlarla yürümek, kötü konuşmak, az konuşmak, kişinin canının bir şey yapmak istememesi gibi. Gazetelerde okuduğumuz ‘çok zengin ama evinden bir çöp dağı çıktı, onun annesi de öyleydi’ gibi haberlere konu olan olaylar aslında birer demans vakasıdır” dedi.

BAŞARISIZ DEĞİL HASTA

İleri yaş hastalığı olduğu düşünülen demansın çocuklarda da görüldüğünü  ve çocuğun okul başarısını, arkadaş ilişkilerini olumsuz yönde etkilediğini söyleyen  Prof. Dr. Demet Özbabalık “Tembellik, algı düşüklüğü, öğrenme güçlüğü diye düşündüğünüz şey demansın çocuklarda da görülen türü olabilir. Okulda başarısı azalmış olabilir; eskisi gibi davranmayabilir; evdeki davranışları farklılaşmış olabilir. Çocuğunuz artık o tanıdığınız çocuk değildir; içine kapanmış veya gereksiz bir şiddet eğilimi içine giriyor olabilir; gereksiz öfke gösterebilir. Bu aile için doktora götürme sebebi olmalıdır” dedi.

BASİT BİR KAN TESTİ İLE TEŞHİS

Hormon bozukluğu, vitamin eksikliği, beyin tümörü, ilaçları yanlış kullanma veya depresyonun unutkanlığa sebep olabileceğini ve demans hastalığında öne çıkan belirtilere benzer belirtilere yol açabileceğine işaret eden Prof. Dr. Demet Özbabalık, unutkanlığın sebebinin basit bir kan testi ile ortaya konulabileceğini belirterek “D vitamini, B 6 ve 12 vitaminleri, folikasit eksikliği, homosistein adı verilen maddenin yüksekliği unutkanlığa yol açar. Ayrıca bizim toplumumuzda tiroit fonksiyon bozuklukları da sık görülür. Hipotiroid de unutkanlığa yol açar. Bu vitaminlerin ve hormonların yerine konması ya da bozuk mekanizmaların düzeltilmesi ile daha güçlü bir hafızaya sahip olabilirsiniz ” dedi.

Prof. Dr. Özbabalık merak edilen soruları cevapladı.

Eşini kaybeden erkek daha çabuk bunuyor

Aile hayatının unutkanlıktan koruyucu bir faktör olduğunu belirten Prof. Dr. Demet Özbabalık “Erkekler eş kaybından, kadınlar ise çocuk kaybından en fazla 1 sene sonra demans belirtileri göstermeye başlıyorlar. Yalnız yaşamak ve sosyal hayattan çekilmek risk faktörü” dedi. Prof. Dr. Özbabalık hafızayı güçlü kılmak için yapılması gerekenleri şöyle sıraladı:
¥ Aile içinde yaşamak, beyin fonksiyonlarını çalıştırdığı için demansı geciktiriyor. 
¥ Her zaman aynı şeyleri tekrarlamak unutkanlığa zemin hazırlıyor. Rutinin dışına çıkın ve beyninizi şaşırtın. İşe, markete, parka giderken farklı yollardan gidin. 
¥ İyi uyuyun ve günde en az 45 dakika sıkı bir yürüyüş yapın. Ezgersiz, beyinde yeni bağlantıların kurulması için ilaç.
¥ Mutlaka yeni bir şeyler öğrenin. Farklı bir el işi, yeni bir dil öğrenebilirsiniz. Farklı yerlere seyahat edin ve yeni arkadaşlar edinin.
¥ Sudoku gibi  bulmacalar çözün.
¥ Sosyal medyadan uzak ve televizyondan uzak durun. Özellikle çok televizyon seyretmek unutkanlığı artırır. 

Depresyon ve idrar kaçırma ilacına dikkat

Özellikle yaşlılarda çoklu ilaç kullanımının ülkemiz için çok önemli bir problem olduğunu hatırlatan Prof. Dr. Demet Özbabalık “Yaşlılar ellerinde bir torba ilaçla dolaşırlar. Aynı sistem üzerinden etki eden ilaçlar unutkanlığa yol açabilirler. Mesela yaşlılıkta çok kullanılan uyku ilaçları, depresyon  ilaçları, idrar kaçırma ilaçlarının bellek fonksiyonlarını düşürdüğü bilimsel olarak ispatlanmıştır. Bu ilaçları kullanan kişilere demans ya da Alzheimer teşhisi koymadan önce hangi ilaçları kullandıkları çok iyi sorgulanmalıdır. Aksi takdirde bir de Alzheimer ilacı yazılır ancak unutkanlığına çare olmayabilir. İdrar kaçırma ilacı ile Alzheimer ilacı birlikte verildiğinde, bir tanesi beyne “Hadi öğren, diğeri öğrenip de ne yapacaksın, öğrenme’ diyor. İkisini bir arada vermenin bir anlamı yok. Hangi ilaçları kullandığı çok iyi sorgulanmalı” dedi.

Çiğ yemek hafızayı koruyor

Beslenmenin beyin fonksiyonları üzerinde önemli etkisinin olduğunun bilimsel olarak ispat edildiğini söyleyen Prof. Dr. Demet Özbabalık, ilk kuralın rafine beyaz şekerden uzak durmak olduğunu belirterek “Alzheimer için beynin şeker hastalığıdır derler. Beyaz şeker toksiktir. Bunun dışında Akdeniz diyetinin hafıza fonksiyonlarının korunmasında etkili olduğu da bilimsel yayınlarda gösterilmiştir. Ateşin bulunması birçok yiyeceğin pişirilerek ya da kızartılarak tüketilmesine yol açtığı için günümüzdeki birçok hastalığın da temellerini atmıştır. Alzheimer da bunlardan biridir. Özellikle sebzeleri üzerine biraz zeytinyağı gezdirerek çiğ tüketmek çok değerlidir” diyor. Prof. Dr. Özbabalık, beyine iyi gelen yiyecekleri şöyle sıralıyor:
“Omega 3 içeren balık ve deniz mahsülleri, kabuklu kuru yemişler, bitkisel protein kaynağı mercimek, fasülye, nohut gibi kurubaklagiller, ekşi mayalı ekmek, çekirdeğinde flavonoid içeren kırmızı üzümü çekirdeklerini çiğneyerek yemek, beynin enflamasyonunu tedavi eden bir antioksidan olan nar beyine dost yiyeceklerdir.”