ZİYNETİ KOCABIYIK

Ülke nüfusunun giderek yaşlanması ve buna bağlı olarak artan kronik hastalıklarla birlikte kanser gibi hastalıkların yoğun bakımda tedavi edilmeye çalışıldığına dikkat çeken Prof. Dr. Uyar, bu durumun sistemi kilitlediğini belirterek “Oysa bütün dünyada olduğu gibi ülkemizde de kalp, akciğer, böbrek, karaciğer gibi kronik hastalıklar ve kanserlerin teşhis anından başlayıp, tedavi sürecini de kapsayacak, hasta kaybedilecekse son dönemini de içine alan bir bakım planı var. Bunu palyatif bakım olarak adlandırıyoruz. Palyatif bakımın hizmeti bu hastalıkların ağrı, iştahsızlık, hâlsizlik, bitkinlik fiziksel belirtilerini de kapsıyor. Kış döneminde influenza virüsü ciddi yetmezliklere sebep oluyor. Yoğun bakım ihtiyacı artıyor. Bu hastaları yoğun bakıma yatırmak gerekirken, son dönem böbrek, son dönem kanser hastaları, Alzheimer hastası, evde beslenemeyen hastalar yoğun bakımlarda tutuluyor. Bu hem hastaya hem de sisteme eziyet hem de o yatağa ihtiyacı olan kişilere karşı da engel oluşturuyor” dedi.

ISRARCI OLMAYIN

Acil servislerden başlayarak hastanın servise ve yoğun bakıma yatışı konusunda daha tedaviye başlamadan hastanın yaşı, hastalığı ve eşlik eden hastalıkları düşünülerek, hekimin aile ile birlikte karar vermesi gerektiğini söyleyen Uyar “Bizdeki problem, çekirdek aile yapısı sebebiyle artık kimsenin hastasını evinde bakmak istememesi. Hemen acile getiriyorlar; yoğun bakıma yatırılmasını istiyorlar. Oradan da almak istemiyorlar. Bu konuda bir bilinç oluşması hangi hastaya yoğun bakım yapılacak hangi hastaya palyasyonla bakım verilecek bunu hem sistemin içinde belirlemek hem de aileye anlatılarak konuşulması lazım. Seksen beş yaşındaki babanızın artık beyin fonksiyonları çok yavaşlamış, kalp ve böbrek de geri dönüşümü olmayan noktalara ulaşmışsa bu hastanın yoğun bakında kateterlerle, borularla vücudunun afetzede olmasını istemeyin. Bu hastaların ağrısını gidererek, beslenmesini sağlayarak, solunumunu düzenleyerek aile içinde sevgi  çemberinde ebediyete intikalini sağlamak gerekiyor” diye açıkladı.

BAZI HASTALAR EVDE DE BAKILABİLİR

Sağlık Bakanlığı’nın 2015’te başlattığı PALYATÜRK Projesi kapsamında 237’si Sağlık Bakanlığı tarafından onaylı 287 merkez açıldı. Bu merkezlerin büyük bölümü kamu hastaneleri ile üniversite hastanelerinde bulunuyor. Palyatif bakımın aslında bir tedavi anlayışı, bakış açısı olduğunu belirten Prof. Dr. Uyar “Bu yüzden mutlaka bir merkeze ya da hastaneye bağlı olmak gerekmiyor. Hastanın tedavisini üstlenen servisin içinde palyatif bakım planı uygulanabilir. Ayrıca bazı durumlarda hastayı hastanede tutmak da insancıl değil. Bu hastaların merkezden ya da palyatif servisten çıktıktan sonra bakım planını aileyi de işin içine katılması ile aile hekimliği ve evde bakımla desteklenmesi gerekiyor” dedi.