Koruyucu olarak cilt üzerinde yağ ve mumlu bir madde bulunuyor. Parkinson hastalığı olanlarda bu maddeden daha fazla miktarda bulunuyor. Beyinde dopamin adı verilen, beyin hücrelerinin birbirleriyle haberleşmesini sağlayan maddeyi üreten hücrelerin bozulması sonucu ortaya çıkan Parkinson hastalığı şimdiye kadar hücre taraması yapılarak teşhis ediliyordu. Bu da çoğu zaman yanlış teşhislere yol açıyor, gerçekte bu hastalığa sahip olmadığı halde insanlara ilaç tedavisi ve hatta cerrahi operasyon yapılabiliyordu.

Üniversitede araştırmaya liderlik eden kütle spektrometresi uzmanı Perdita Barran, “Sonuçlar, Parkinson hastalığının teşhis ve takibinde kullanılacak test için son derece cesaret verici. Bu, mevcut teknolojiye göre sadece çok hızlı, kolay ve acısız olmakla kalmıyor aynı zamanda maliyeti de son derece düşük. Araştırmalarımızı daha da geliştiriyoruz” dedi.

Araştırmada şimdiye kadar Parkinson, yüzde 87’lik doğruluk oranıyla erken teşhis edildi. Hareketlerde yavaşlık, dinlenme halindeyken titreme, psikiyatrik rahatsızlıklarla kendini belli eden hastalık, çoğunlukla 60 yaş sonrası kişilerde görülüyor.