2000’den bu yana sürüyor! 25 yılda 3 kat arttı, Marmara Denizi’nde sessiz tehlike
TÜBİTAK 1001 projesinden elde edilen ilk veriler, sessiz tehlikeyi gün yüzüne çıkardı. Marmara Denizi'nin 14 kritik noktasından alınan sediment karotlarının ilk analizlerine göre bazı bölgelerde plastik kirliliği 2000'li yılların başından bu yana 3 katına çıktı. Yoğunluğun Çınarcık Çukuru'nda olduğu belirlendi.
- Proje, ODTÜ Deniz Bilimleri Enstitüsü, Akdeniz Üniversitesi, Ege Üniversitesi ve Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi ortaklığında gerçekleştirildi.
- Deniz tabanından "ahtapot" adı verilen karot cihazı kullanılarak 40-50 santimetre uzunluğunda sediment örnekleri çıkarıldı.
- Marmara Denizi'nin 14 kritik noktasından alınan sediment karotlarının analizleri sonucunda, mikroplastik kirliliğinin 2000'li yıllardan itibaren belirgin şekilde arttığı ve bazı bölgelerde 3 katına çıktığı belirlendi.
- Özellikle İzmit Körfezi, Gemlik Körfezi, Çınarcık Çukuru, İmralı Baseni ve Marmara'nın orta kesiminden alınan örneklerde mikroplastiklerin dikey dağılımı ve karakterizasyonu incelendi.
- Çalışmalarda 1999 Gölcük Depremi'nin izlerine de rastlandığı ve deprem dönemine denk gelen katmanlarda plastik miktarında ciddi artış tespit edildiği belirtildi.
- Tespit edilen mikroplastiklerin yaklaşık yüzde 94'ünün fiber yapıda olduğu ve bu liflerin çamaşır yıkama sırasında arıtma tesislerinden geçerek denize ulaştığı ifade edildi.
Orta Doğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ) Deniz Bilimleri Enstitüsü, Akdeniz Üniversitesi, Ege Üniversitesi ve Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi ortaklığında gerçekleştirilen TÜBİTAK 1001 projesi ile Marmara Denizi'nin kirlilik tarihi araştırıldı.
DENİZDEN ÖRNEKLER ÇIKARILDI
Akdeniz Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Olgaç Güven'in yönetiminde geçen yıl başlatılan projede, ODTÜ Deniz Bilimleri Enstitüsüne ait Bilim-2 araştırma gemisiyle deniz tabanından "ahtapot" adı verilen karot cihazı kullanılarak 40-50 santimetre uzunluğunda sediment örnekler çıkarıldı.
İŞTE İLK ANALİZLER
Marmara Denizi'nin 14 kritik noktasından alınan sediment karotlarının ilk analizleri sonuç verdi. Projede denizdeki mikroplastik kirliliğinin 2000'li yıllardan itibaren belirgin şekilde arttığı ve bazı bölgelerde 3 katına çıktığı tespit edildi.
ÇINARCIK ÇUKURU'NDA KRİTİK TESPİT
Doç. Dr. Olgaç Güven, ilk verilere ilişkin şunları söyledi:
İzmit Körfezi, Gemlik Körfezi, Marmara'nın en derin noktası olan Çınarcık Çukuru, İmralı Baseni ve Marmara'nın orta kesiminden alınan sediment karotlarında mikroplastiklerin dikey dağılımını ve karakterizasyonunu inceledik. Özellikle yoğun sanayi, nüfus ve tatlı su girdilerinin etkisindeki İzmit Körfezi ile Karadeniz kaynaklı akıntıların taşıdığı yükün toplandığı Çınarcık Çukuru'nda dikkati çekici bulgular elde ettik.
“3 KATLIK ARTIŞ SÖZ KONUSU”
Güven, “2000'li yılların başından itibaren plastik kirliliğinde belirgin bir artış görüyoruz. İstasyondan istasyona değişmekle birlikte bazı bölgelerde yaklaşık 3 katlık artış söz konusu” diyerek uyardı.
GÖLCÜK DEPREMİ İZLERİ
Güven, çalışmalarda 1999 Gölcük Depremi'nin izlerine de rastladıklarını belirtti. Güven "İzmit Körfezi ve Çınarcık Baseni'nde deprem dönemine denk gelen katmanlarda plastik miktarında ciddi artış tespit ettik. Bu artışın, deprem sonrası karasal ortamdaki kirletici yükün deniz ortamına taşınmasıyla ilişkili olduğunu düşünüyoruz. Karasal ortamda yaşanan büyük olayların denizel ortama taşınan yükü sedimentte kayıt altına alınabiliyor” diye konuştu.
“YÜZDE 94'Ü FİBER YAPIDA”
"Şu ana kadar tespit ettiğimiz mikroplastiklerin yaklaşık yüzde 94'ü fiber yapıda. Bunlar saç teli benzeri ince plastik parçacıkları” bilgisini veren Güven, çamaşır yıkama sırasında açığa çıkan liflerin, mikro arıtma sistemi olmadığı için arıtma tesislerinden geçerek denize ulaştığını söyledi.
