30 yıl önce bu ülkeye gitmek için vize, pasaport gerekmiyordu! Tatilya'ya ne oldu?
Bir döneme damga vuran Tatilya efsanesinin üzerinden 30 yıl geçti. Şehir efsanelerine konu olan eğlence merkezi, bir kaza iddiasının gölgesinde tarihe karıştı. Yerinde bugün bir AVM yükselirken, geriye milyonların hafızasında yer eden anılar kaldı.
- Tatilya, 20 Nisan 1996'da dönemin Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel'in katılımıyla görkemli bir açılışla faaliyete geçti.
- 30.000 metrekarelik kapalı alanıyla Tatilya, o dönemde dünyanın üçüncü, Avrupa’nın en büyük kapalı tematik eğlence parkıydı.
- 2001 Türkiye ekonomik krizi, Tatilya'yı işleten şirketin ağır borç yükü altına girmesine ve ziyaretçi sayısında ciddi düşüş yaşanmasına neden oldu.
- Tatilya'nın kapanışıyla ilgili yaygın olan ölümcül kaza hikayelerinin gerçeği yansıtmadığı, yaşanan tek trajik hadisenin tesis dışında meydana gelen bir patlama olduğu belirtiliyor.
- Tesis, zamanla yıpranması, bakım ve onarım maliyetlerinin artması, dijital oyunlar ve modern eğlence alanlarının rekabeti karşısında çağın gerisinde kaldı.
- Tatilya'nın yerinde günümüzde Marmara Park AVM bulunmakta olup, parktaki büyük eğlence ekipmanlarının Kuzey Iraklı bir iş adamına satıldığı iddia ediliyor.
90’larda çocuk olan herkesin aklında renkli bir iz bırakan bir yer vardı: Tatilya.
İsmi bile bir hayal alemini akla getiren ettiren bu eğlence merkezinin sloganları "Sınırı geçin, eğlence sınırını aşın" ve "Bu ülkeye gitmek için vize, pasaport gerekmiyor" şeklindeydi.
İstanbul Beylikdüzü’nde kurulan bu dev kapalı eğlence merkezi, çocuklar için yalnızca bir lunapark değil, adeta başka bir dünyaydı.
Peki ne oldu da bu kadar sevilen bir yer bir anda ortadan kayboldu? Gerçekten anlatıldığı gibi trajik bir kaza mı yaşandı, yoksa perde arkasında daha farklı sebepler mi vardı?
ALTIN ÇAĞ
Takvimler 20 Nisan 1996'yı gösterdiğinde dönemin Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel’in katılımıyla Beylikdüzü'nde görkemli bir açılış yapıldı.
Demirel'in Tatilya açılışı o günkü gazetelere şöyle yansımıştı:
"İstanbul Beylikdüzü'ndeki “Tatilya Cumhuriyeti”nin şalterini indirerek içindeki birbirinden eğlenceli üniteleri faaliyete geçiren Demirel, “Böyle bir tesisin düşünülmesi, projelendirilmesi, inşa edilmesi gerçekten istisnai hünerler istiyor” dedi. Demirel, böyle bir tesisi inşa etmekten daha önemli olanın, onu zihinlerde meydana getirebilmek olduğunu söyledi.
Tatilya'nın İstanbullulara olduğu kadar Türk turizmine de büyük katkısı olacağını belirten Süleyman Demirel'e, Tatilya Cumhurbaşkanı Yazz tarafından mini eğlence cumhuriyetinin altın anahtarı verildi. Kendisinin de Cumhurbaşkanı Yazz'ın misafiri olduğunu söyleyen Demirel, açılıştan sonra tatil ve eğlence merkezini gezdi ve atlıkarıncaya bindi.
30.000 metrekarelik devasa kapalı alanıyla Tatilya, o dönemde dünyanın üçüncü, Avrupa’nın en büyük kapalı tematik eğlence parkıydı.
Üstelik sadece büyüklüğüyle değil, mimarisiyle de dikkat çekiyor; Avrupa tarafından ödüle layık görülüyordu.
İçeride roller coaster’lardan dönme dolaplara, su oyunlarından tematik alanlara kadar her şey vardı.
Birçok kişi için burası, Türkiye’nin kendi “Disneyland” deneyimiydi. Yılda yüz binlerce ziyaretçi ağırlanıyor, aileler saatlerce içeride vakit geçiriyordu. Hatta İstanbul dışından bile turlar düzenleniyor, Tatilya başlı başına bir cazibe merkezine dönüşüyordu.
KRİZ VE ÇÖKÜŞÜN İLK İŞARETLERİ
Ancak bu parlak tablo uzun sürmedi. 2001’de patlak veren 2001 Türkiye ekonomik krizi, Tatilya için bir dönüm noktası oldu.
Tesisi işleten şirket ağır bir borç yüküyle karşı karşıya kaldı. Borçlar büyüyünce işletme bir bankaya devredildi ve yönetim tamamen değişti.
Bu değişimle birlikte ziyaretçi sayısında da ciddi bir düşüş başladı. Bir zamanlar yılda 700 bin kişiyi ağırlayan park, 290 bin ziyaretçiye kadar geriledi. Gelir azalırken giderler aynı kaldı. Çözüm olarak bilet fiyatları artırıldı, fakat bu da ziyaretçilerin daha da uzaklaşmasına neden oldu.
ŞEHİR EFSANESİ: ÖLÜMCÜL KAZA
Tatilya’nın kapanışıyla ilgili en yaygın hikayelerden biri, bir çocuğun eğlence aletlerinden düşerek hayatını kaybettiği yönünde. Ancak bu iddia gerçeği yansıtmıyor.
Tatilya’da kayıtlara geçmiş herhangi bir ölümcül kaza bulunmuyor. “Alabora” adlı oyuncakla ilgili anlatılan hikâyeler de resmi kaynaklarda geçmiyor. Gazete arşivlerinde orada yaşanmış herhangi bir kaza haberine de rastlamıyoruz.
Yaşanan tek trajik hadise ise tesisin dışında, bir Beylikdüzü otobüs durağında meydana gelen bir patlama. Ancak bu olayın Tatilya ile doğrudan bir bağlantısı yok.
Netice olarak kapanışın sebebi bir kaza değil; daha çok ekonomik ve idari problemlerdi.
ESKİME, REKABET VE GERİ KALIŞ
Zamanla tesisin iç yapısı da yıpranmaya başladı. Bakım ve onarım maliyetleri artarken, elde edilen gelir bu yükü karşılayamaz hale geldi. Öte yandan eğlence anlayışı da değişiyordu. Dijital oyunlar, modern alışveriş merkezleri ve yeni nesil eğlence alanları, Tatilya’nın cazibesini gölgede bıraktı.
Kısacası Tatilya, hem teknolojik hem de işletme açısından çağın gerisinde kalmaya başlamıştı.
YIKIM KARARI VE YENİ DÖNEM: AVM GERÇEĞİ
Tesisin korunması için bazı girişimler de oldu. Mimarlar, Tatilya’nın tescillenerek korunmasını talep etti. Ancak kurul bu başvuruyu “yeterince özgün değil” gerekçesiyle reddetti ve yıkımın önü açıldı.
Bugün o alanın yerinde Beylikdüzü’nün yoğun noktalarından biri olan Marmara Park AVM bulunuyor. 2012’de açılan bu AVM, Tatilya’nın yerini tamamen farklı bir alana dönüştürdü.
Tatilya’dan geriye kalanlar ise tamamen yok olmadı. Parktaki birçok büyük eğlence ekipmanı yaklaşık 1.1 milyon dolar karşılığında Kuzey Iraklı bir iş adamına satıldı.
Tırlara yüklenen dev oyuncakların Erbil’e taşındığı iddia edildi. Bugün hâlâ Irak'ya bazı lunaparklarda kullanılıyor tahmin ediliyor.
BİR MEKÂNDAN FAZLASI
Tatilya, birçok insan için sadece bir eğlence merkezi değildi. İlk heyecanların yaşandığı, çocukluk anılarının biriktiği özel bir yerdi.
Ailecek geçirilen uzun günler, ilk roller coaster tecrübesi, ilk defa görülen oyunlar... Pek çok kimsenin çocukluğunun en saf mutluluklarından bazıları burada yaşandı.
Eski Tatilya tabelasını hatırlayanların içinde hâlâ bu hatıraların ince bir sızısı sosyal medya yorumlarına yansıyor. Pek çok kişi yerinde duran modern AVM'nin o tadı vermediğini ifade ediyor. Özellikle 90’lı yılların çocukları için Tatilya efsanesi 30 yıl sonra da yerini korumaya devam ediyor.
