Kırıkkale’de beş çocuklu ailenin en küçüğü olarak görme engeliyle dünyaya gelen Fatih Mehmet Moray başarılı dolu hayatıyla herkese ilham oluyor. 1977 yılında İstinye İstanbul Körler Okulunun ilk öğrencisi olan Moray, 1988 yılında Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi Gazetecilik bölümünü kazandı. Çeşitli radyolarda haftalık programlar yaptı. 16 yıldan beri aktif gazeteciliğini sürdüren Moray,  evli ve iki çocuk babası. 62 yaşındaki Moray Türkiye’de Braille Alfabesi ile basılan ilk gazete olma özelliğini taşıyan Görülmeyen Gazete’nin yazı işleri müdürü.

“BU İŞİN GÖRENİ KÖRÜ OLMUYOR”

İstanbul Görme Engelliler Rehabilitasyon Merkezinde de bilgi teknolojileri ve iletişim dersleri veren Moray, hayatının üniversiteye girmesiyle değiştiğini belirtti. Moray, "Mesleğe başladıktan sonra işimi çok sevdim. Aslına bakarsanız bu işin göreni, körü olmuyor. Gazetecilik herkes için zor ve stresli bir meslek. Ben de o zorluğu ve stresi yaşadım. Hatta yeri geldi fotoğrafçılık yaptım. Çünkü burası bir yerel gazete." Şeklinde konuştu. Toplumun bakış açısının kendisi için çok önemli olduğunu vurgulayan Moray, sözlerine şöyle devam etti:

“TOPLUM ÖNCE BENİ KABULLENMEK İSTEMEDİ”

"Gazeteci olarak toplum önce beni kabullenmek istemedi. Yani nasıl gazetecilik yapacağım, fotoğraf çekeceğim konusunda gerçekten biraz yadırgayarak baktılar. Ama sonuç itibarıyla yaptığımı görünce çevredeki insanlar beni kanıksadı. Elimde fotoğraf makinesiyle sokağa çıkınca toplum beni kanıksamış oldu." Yazılı basın, radyoculuk ve internet radyoculuğunun ardından mesleğe 2007'de Görülmeyen Gazete'nin yazı işleri müdürü olarak devam ettiğini ifade eden Moray, şöyle konuştu:

ENGELLİLERİN SESİ OLUYOR

"Haber aslında gazeteci tabiriyle bir bardak sudan daha çabuk bir zamanda tüketilen bir şey. Dolayısıyla haberin niteliğini buna göre belirlemek gerekiyor. Ben de bu özelliklere dikkat ettim. Özellikle engellilik konusunda haber yaparken de yaygın medya olarak tanımladığımız medyada, ambargolu haber olarak çıkan veya hiç yer almayan haberlere ağırlık verdim. Örneğin birçok haber medyada çok farklı çıkar. Kimi gazeteciler tarafından bu çok farklı lanse edilir ve biraz da ajitasyona kaçarak yapılır. Bense olayın gerçeğini gün ışığına çıkarmaya çalıştım."

HABER YAZIYOR FOTOĞRAF ÇEKİYOR

Yeni teknolojileri de mesleğinde kullanan Moray, "Fotoğraf makinesiyle çekim yaparken çok hareketli objelerde sıkıntım olmuyor değil, oluyor. Elimde açıkçası kamera olsa kamera da denerdim. Yazı konusunda da Windows'un kendi ekran okuyucu özelliği var, bunu kullanıyorum hiçbir şey bulamazsam. Kullandığım cihazlara gelince ilk etapta ses kayıt cihazları kullandım. Daha sonra kayıt cihazlarının yerine cep telefonları aldı. Hala kayıt yaparken cep telefonlarını kullanıyorum." dedi. Görme engelli ressam Eşref Armağan ile röportaj yaptığını dile getiren Moray, sözlerini şöyle tamamladı:

ENGELLİLERİN ÜRETKENLİKLERİNİ GÜN IŞIĞINA ÇIKARMAYI HEDEFLİYORUM

"Haberde engellilerin üretkenliklerini gün ışığına çıkarmayı hedefliyorum. Örneğin, bundan yıllar önce beni çok etkileyen bir haber vardı. Kırıkkale ilinden görme engelli birinin anahtarcılıkla hayatını kazanması. Bu televizyonda da çok haber olmuştu. Bunun üzerine haberler benim ilgimi çekiyor. Bizim görme engelli bir ressamımız var. Eşref Armağan. Eşref Bey'in bırakın Türkiye'yi, dünyadaki yansımaları çok önemli. Amerika'da nörologlar onun beyniyle ilgilendiler. Beyin dalgalarını ölçüp bilimsel açıdan bir şeyler elde etmeye çalıştılar. Eşref Armağan ile yaptığım o haber de çok ses getirdi."

Amerikalı gazeteci gitti gördü! Kandil’deki hainler başını çıkaramıyor Amerikalı gazeteci gitti gördü! Kandil’deki hainler başını çıkaramıyor Türkiye’nin sınır içinde ve sınır ötesinde yaptığı harekâtlarla bitme noktasına gelen terör örgütü PKK’nın teröristleri, inlerinden başını çıkaramıyor.