Binek taşları modern hayata yenik düştü! Hanedan ve devlet erkânı kullanıyordu
Bir zamanlar atlı ulaşımın vazgeçilmez parçalarından olan binek taşları, tramvay ve tren gibi modern ulaşım araçlarının yaygınlaşmasıyla işlevini kaybetti. İstanbul’un değişen yüzüne yenik düşen bu tarihi taşlardan geriye ise Osmanlı’nın gündelik yaşamına dair sessiz izler kaldı.
İstanbul’un gündelik hayatından zamanla çekilen küçük mimari unsurlardan “binek taşları”, Osmanlı döneminde işlevsel çözümlerden biri olarak kentin ulaşım kültüründe önemli yer tuttu. Genellikle atların eyerlerindeki üzengilerle aynı yüksekliğe yerleştirilen bu taşlar, padişahlar, hanedan mensupları ve devlet erkânının kullandığı güzergâhlardan eşrafa ait konutların önüne kadar farklı noktalarda kent hayatının parçası hâline geldi.
Aya İrini, Babüsselam, Eyüp Sultan Camii, Cülus Yolu, Fatih Camii ile Süleymaniye Camii Türbeler Kapısı, Pertevniyal Valide Sultan Camii’nin girişi, Sultan I. Abdülhamid Türbesi, Şehzade Mehmed Camii Hünkâr Mahfili ve Üsküdar Kara Davud Paşa Camii’nin önündeki taşlar, kentte günümüze ulaşan başlıca örnekler arasında yer alıyor.
Bazıları basamaklı, bazıları yekpare taş veya sütun parçası biçimindeki küçük mimari unsurlar, tramvay ve tren gibi yeni ulaşım araçlarının yaygınlaşmasıyla işlevini yitirdi. Çeşitli tahribatların da etkisiyle sayıları giderek azalan binek taşları, bugün İstanbul’un kalabalığı içinde çoğu zaman fark edilmeden Osmanlının kent hayatının gündelik ihtiyaçlar için ürettiği pratik çözümlerin izlerini taşımayı sürdürüyor.
