Bir zamanlar altın değerindeydi! Şimdi yüzüne bakan yok
Bir dönem altın değerinde olan Erzurum yaylalarında kırkılan kuzuların ince ve değerli yünleri, alıcı bulamayınca ya ihtiyaç sahiplerine veriliyor ya da imha ediliyor.
Erzurum'un Aziziye ilçesine bağlı kırsal Söğütlü Mahallesi yaylalarında yaz mevsiminin gelmesiyle birlikte kuzuların ilk kırkımı başladı. Hayvancılıkta "kuzu" veya "toklu" kırkımı olarak bilinen uygulamada elde edilen, bir zamanlar yastık ve yorgan yapımında tercih edilen ince kuzu yünleri ise günümüzde değer görmüyor.
SICAK GÜNLER TERCİH EDİLİYOR
Kuzuların 3 ila 6 aylık olmasının ardından yapılan ilk kırkım, hayvanların sıcak havalardan korunması ve dış parazitlere karşı daha sağlıklı olmaları amacıyla yapılıyor. Hayvanların üşütüp hastalanmaması için yağmursuz ve sıcak günler tercih edilirken, kırkım öncesinde nefes darlığı yaşamamaları adına kuzular o gün aç bırakılıyor.
İlk defa elde edilen kuzu yünü; ergin koyun yününe göre çok daha ince, yumuşak, esnek ve temiz olması nedeniyle geçmişte tekstil sektöründe ve ev eşyalarının yapımında önemli bir yer tutuyordu. Günümüzde ise sentetik dolgu malzemelerinin yaygınlaşmasıyla birlikte kuzu yününe olan ilgi her geçen yıl azalıyor.
GELENEKSEL VE MODERN MAKİNE BİR ARADA
Yaylalarda sürdürülen kırkım mesaisinde, asırlık gelenek olan "kırklık" adı verilen el makasları ile modern elektrikli kırkım makineleri birlikte kullanılıyor. Kuzuların derisinin oldukça ince ve hassas olması nedeniyle yetiştiriciler, hayvanların zarar görmemesi için büyük bir dikkatle çalışıyor. İlk defa kırkılan kuzular ise makine sesinden dolayı zaman zaman korku ve heyecan yaşıyor.
Erzurum Şehir Hastanesinde laborant olarak görev yapan ve aynı zamanda hayvancılıkla uğraşan Muhammet Lâçin konuyla ilgili şunları söyledi:
"ORTALAMA 15 DAKİKA SÜRÜYOR"
"Bu tarihlerde kuzularımız artık büyüdü. 5-6 aylık oldular ve kırkım vakitleri geldi. Sıcaklardan korunmaları ve dış parazitlere karşı hayvanlarımızı bu dönemlerde kırpıyoruz. Kimimiz geleneksel kırklık dediğimiz eski tip makaslarla, kimimiz de daha modern elektronik cihazlarla bu işlemi yapıyoruz. Kuzularımız biraz heyecanlı oluyor. Hayvanlar cihazların sesinden dolayı korkuyorlar. Biraz da bizim onları ürkütmemizden kaynaklı stres yaşıyorlar. Biz de heyecanlıyız. Birkaç gün boyunca burada kırkım yapıyoruz. Bir kuzunun kırkımı, hayvanın durumuna göre ortalama 10-15 dakika sürüyor. Tüm hayvanlarımızın kırkımını bitirene kadar buradayız"
"KALANI İMHA EDİYORUZ"
Yünlerin artık eski yıllardaki gibi değerlendirilmediğini belirten Lâçin, "Eskiden koyun ve kuzu yünü birçok alanda kullanılırmış. Özellikle kuzu yününden, daha yumuşak olduğu için yastık yapılırmış. Günümüzde ise bu kullanım oldukça azaldı. Artık yatak ve yastıklar daha modern malzemelerden üretiliyor. Elyaflar kullanılıyor. Yine de eski usulü sürdüren komşularımız, eşimiz dostumuz var. İhtiyaçları olduğunda yünleri onlara veriyoruz, kalanını ise imha ediyoruz" dedi.
