İlk tescilli çiçek! Baharı müjdeleyen Muş lalesi şehitleri hatırlatıyor
Muş ve ilçelerinde kendiliğinden yetişen endemik çiçek Muş lalesi, havaların ısınmasıyla birlikte çiçek açtı. Muş Ovası'nı kırmızıya boyayarak baharın gelişini müjdeleyen laleler, "Muş 1071" adıyla Malazgirt şehitlerini hatırlatıyor.
Laleler, kısa ömürlerine rağmen bölgeye renk katarken, doğaseverlerin de ilgisini çekiyor.
Ortalama 3 hafta canlı kalabilen endemik tür, bahar aylarında Muş Ovası'nın en dikkat çeken doğal zenginlikleri arasında yer alıyor.
Muş 1071 laleleri, özellikle karlı dağların eteklerinde oluşturduğu manzarayla dikkat çekiyor.
İLK TESCİLLENEN ÜRÜN
Muş lalesi, literatürdeki adıyla Tulipa sintenisii, Aralık 2015 tarihinde resmi olarak tescillendi.
“Muş 1071” adıyla kayıtlara geçen bu tescil, dönemin Tarım ve Orman Bakanlığı Bitkisel Üretim Genel Müdürlüğü bünyesindeki Bitkisel Üretim Genel Müdürlüğü tarafından gerçekleştirildi.
Süreç, Muş İl Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğü ile Karadeniz Tarımsal Araştırma Enstitüsü’nün ortak yürüttüğü ıslah ve inceleme çalışmaları sonucunda tamamlandı.
Bu gelişmeyle birlikte Muş lalesi, Muş iline ait tescillenen ilk ürün olma özelliğini kazandı.
"ÖĞRENCİLERİMİZLE BİRLİKTE YERİNDE GÖRMEK İSTEDİK"
Bölgenin sembolleri arasında yer alan endemik Muş lalesi, doğa turizmi açısından da önem taşıyor.
Baharın habercisi laleler, kısa süreli çiçeklenme döneminde ziyaretçilerin ilgi odağı olmaya devam ediyor.
Akademisyen Servet Şengül, endemik yapısıyla büyük önem taşıyan Muş lalesinin yalnızca bölgenin değil Türkiye'nin de önemli sembollerinden biri olduğunu belirtti.
"Muş Lalesi, endemik yapısı nedeniyle son derece değerli bir bitki olmasının yanı sıra Türkiye'nin de önemli sembollerinden biridir. Hem Muş'un hem de ülkemizin simgelerinden biri olan bu özel çiçeği, derslerimizde de anarak öğrencilerimizle birlikte yerinde görmek istedik. Bu kapsamda dersimizi doğrudan doğal ortamında işledik. Farklı şehirlerden gelen öğrencilerimiz, Muş Lalesinin eşsiz güzelliğini ve doğallığını yakından keşfetme fırsatı buldu" dedi.
Lale tarlasını ziyaret eden Jidal Ak, Muş Ovası'nda açan lalelerinin ovayı adeta kırmızıya bürüdüğünü belirterek, bu eşsiz manzarayı görüntülemek için bölgeye geldiklerini söyledi.
Ak, "Bugün Muş Ovası'na geldik. Muş Lalesi açmış durumda ve ova adeta kırmızıya bürünmüş. Bu eşsiz manzaraya kayıtsız kalamadık, fotoğraf çekmek için biz de buraya geldik. Yüzlerce insanın akın ettiği bölgede piknik yapanlar, doğanın tadını çıkaranlar ve bol bol fotoğraf çekenler var. Biz de arkadaşlarımızla birlikte bu güzel anları ölümsüzleştiriyoruz. Gerçekten çok etkileyici görüntüler var; ova adeta kıpkırmızı olmuş" ifadelerini kullandı.
ŞEHİTLERİN KANINI SEMBOLİZE EDİYOR
Lalenin tescil adında yer alan “1071” ibaresi, Türk tarihinin dönüm noktalarından biri olan Malazgirt Meydan Muharebesi’ne doğrudan bir atıf olarak seçildi.
26 Ağustos 1071’de Muş’un Malazgirt ilçesinde kazanılan bu zafer, Anadolu’nun kapılarının Türklere açıldığı an olarak tarihe geçmişti.
Muş Ovası’nda kendiliğinden yetişen ve bahar aylarında geniş alanları kırmızıya boyayan bu laleler, bölgenin halk hikayelerinde şehitlerin kanını ve vatan toprağına bağlılığı da simgeliyor.
Bu sembolik anlam, lalenin yalnızca botanik bir değer olmasının ötesine geçmesini sağlıyor. İsim seçimiyle birlikte endemik bir bitki türü, kültürel ve milli bir miras unsuru haline getirildi.
Kırmızı tonlarıyla ovayı süsleyen laleler, her yıl olduğu gibi bu yıl da görsel şölen sundu.
