Uzmanlar uyardı! Sakın bu tuzağa düşmeyin... 'Neredeyse kazandım' dedikçe paranızdan olmayın
Kumar bağımlılığı giderek artıyor. Bu durum uzmanlar tarafından ele alındı, sebepleri ve sonuçları tek tek anlatıldı. Psikologlar "Bunun uyuşturucu bağımlılığından farkı yok. 'Kaybettikçe kazanma sıram geliyor' tamamen safsata" diyerek, sanal kumar tuzağına düşenleri ikaz etti.
Yasa dışı bahis sitelerinin çoğalması ile birlikte artık herkes 'kumarhanelere' ulaşabiliyor. Bu sanal dünyada her şey oyun gibi gözükse de kaybedilenler gerçek...
Artan kumar bağımlılığına dikkat çekmek için İstanbul'da sempozyum düzenlendi. Etkinliğe yoğun katılım olması dikkat çekti.
“BELİRSİZLİK, KONTROLÜ KAYBETTİRİYOR”
Kumarın nörolojik boyutlarını mercek altına alan Dr. Eren Murat Dinçer "Kumar, beyindeki dopamin yollarını madde bağımlılığıyla aynı mekanizma üzerinden uyarıyor. Haz merkezi ile karar verme mekanizması arasındaki denge bozuluyor.
Oyunlar şans, talih, bahis gibi isimlerle masumlaştırılıyor! Kumar reklamları yasaklanmalı
İnsanları bu tehlikeli döngüde hapseden üç temel bilişsel yanılgı var. Belirsizliğin oluşturduğu adrenalinle kontrolün kaybedilmesine sebep olan 'neredeyse kazandım' illüzyonu. Geçmişteki kayıpların gelecekte şansı artıracağına dair bilimsel temeli olmayan 'kumarbaz yanılgısı'. Kaybedileni geri kazanma umuduyla kontrolsüz riskler alınıyor. Bu da 'telafi tuzağı'. Bu üçü bağımlılık sürecini tetikleyen en kritik risk faktörleri" dedi.
“KUMAR PANDEMİYE DÖNÜŞTÜ”
Psikolog Fatihcan Öncü de 17'nci yüzyılda resmileşen kumarın bugün bir 'teknoloji pandemisi' hâlini dönüştüğünü vurguladı. Öncü "'Kaybettikçe kazanma sıram geliyor' düşüncesinin bilimsel hiçbir karşılığı yok. Tamamen safsata" ifadelerini kullandı. Bağımlılıkla mücadelede iradenin önemine değinen Prof. Dr. Duran Çakmak "Hayır demeyi öğrenmelisiniz. Tedaviden önce bağımlılık geliştiren davranışın oluşmasını engellemek kritik" şeklinde konuştu. Psikolog Ahmet Yılmaz ise oluşturulan heyecan ve risk alma güdüsünün bireyi kayıplarını görmezden gelmeye iterek sistemin içinde tutsak ettiğini belirtti.
“MADDE KULLANIMI ZAMANA YAYILMIŞ BİR İNTİHAR”
Sempozyumda diğer bağımlılıklar da ele alındı. Psikiyatrist Prof. Dr. Defne Tamar Görol, madde bağımlılığının psikolojik arka planına dair sarsıcı bir tespitte bulunarak "Madde kullanımı zamana yayılmış bir intihar. Tedavi sürecinde bireyin kendine zarar verme ve cezalandırma mekanizmaları mutlaka analiz edilmeli" değerlendirmesini yaptı.
EŞ BAĞIMLILIĞI DA HASTALIK!
Psikolog Özge Dayıoğlu ise eş bağımlılığını anlattı. Dayıoğlu, eşine aşırı odaklanma ve ayrılık korkusuyla şekillenen bu durumun kişiyi bir duygusal hapse sürüklediğini belirterek "Sağlıklı bir ilişki ancak özsaygı ve bireyselliğin korunmasıyla mümkün olabilir" diye konuştu.
