Stonehenge etrafında gizemli bir halka bulundu! Ölüler ile iletişim kurmak için mi kullanıldı?
Bir arkeolog ekibi, Neolitik çağ insanlarının Stonehenge yakınlarında kazdığı devasa çukurlardan oluşan dikkat çekici bir çemberin varlığını, yeni bir bilimsel teknik kombinasyonunun uygulanmasıyla doğruladıklarını açıkladı.
Bu çukur çemberinin potansiyel varlığı ilk kez 2020 yılında ortaya çıkarılmış ve bazı araştırmacılar tarafından İngiltere’de şimdiye kadar bulunan en büyük tarih öncesi yapı” olarak değerlendirilmişti. Ancak ilk bulgular şüpheyle karşılandı, bazı uzmanlar keşfedilen yeni çukurların 4 bin yıl önce insanlar tarafından yapılmak yerine, doğal süreçlerle oluşabileceğini öne sürdü.
Ancak, Internet Archaeology adlı bilimsel dergide yayımlanan yeni çalışmanın yazarları, çukurların gerçekten insanlar tarafından kazıldığı sonucuna vardı. Bradford Üniversitesi Arkeoloji ve Adli Bilimler Okulu'ndan baş analist Profesör Vincent Gaffney, yeni araştırmanın çukurların "olağanüstü bir yapı" oluşturduğunu gösterdiğini belirtti.
Gaffney, çukurların olağanüstü büyüklüğü nedeniyle onları keşfetmek için yeni bir strateji gerektirdiğini açıkladı. Gaffney, “Bu, daha önce hiç bu şekilde kullanılmamış yöntemlerin bir arada kullanılmasını gerektiriyordu, çünkü "hiçbir teknoloji tek başına tüm soruları yanıtlayamaz." dedi.
Araştırmacılar çukurların boyutunu, şeklini ve derinliğini belirlemek için elektriksel direnç tomografisi, radar ve manyetometre gibi çeşitli araçlar kullandı. İnsan müdahalesini kanıtlamak için, tortu çekirdekleri çıkarıldı ve optik olarak uyarılmış lüminesans (toprağı tarihlendirmek için) ve "sedDNA" (hayvan ve bitki DNA'sını geri kazanmak için) gibi birçok eknik kullanılarak analiz edildi.
"BU DESENLER DOĞAL OLARAK MEYDANA GELEMEZ"
Bilim insanları, çalışmanın sonucunda geniş alandaki topraklarda tekrarlanan desenler buldu. Gaffney, "Bu desenler doğal olarak meydana gelemez. Bu çukurları insan eliyle kanıtladığımızı düşünüyoruz” dedi.
Ekip, çukurların Geç Neolitik (MÖ yaklaşık 6.400-3.500) dönemde kazıldığını tahmin ediyor.
Kesin nedeni hiçbir zaman bilinmese de Gaffney, çukulardan oluşan devasa halkanın "yeraltı dünyası"na olan inançla bağlantılı olabileceğini öne sürdü.
