Yılmaz BİLGEN

Türk ve Esad rejimi yetkililerinin bazı aracı ülkelerin de katılımı ile Ürdün-Akabe’de başlayan görüşme trafiği sürüyor. Taraflar arasında Lazkiye Hmeymim, Lübnan, Irak ve Fırat Kalkanı bölgelerinde istihbarat ve askerî bürokrat düzeyinde gerçekleşen temaslar yeni bir boyut kazandı. Geçtiğimiz ay Savunma Dışişleri Bakanlığı düzeyinde yapılan görüşmelerde terör örgütü PKK’ya karşı müşterek operasyon, Halep’in imarı, mültecilerin yeniden dönüşü, Haseke-Kamışlı ve Lazkiye-Kesep kapılarının açılması görüşülen konular arasında.

ÖNCELİKLİ GÜNDEM: HALEP

Güvenlik kaynaklarından edindiğimiz bilgilere göre Türkiye-Suriye müzakere konuları arasında Halep öncelikli gündem maddesi. Konuyla ilgili konuştuğumuz kaynak, Türkiye’nin Halep konusundaki ısrarına vurgu yaptı ve şu bilgileri verdi:

"Ankara için Halep hayati önem taşıyor. Rusya, İran ve Esad rejimi ile yapılan tüm görüşmelerde Halep’in tamamına yakını harap olan tüm altyapı ve üstyapısının Katar, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emîrlikleri (BAE) desteği ile yeniden normale dönüştürme planımız var. Bununla birlikte Orta Doğu’nun en büyük sanayi merkezi olan Halep Organize Sanayi Bölgesi'nin (OSB) işler hâle getirilmesi hedefleniyor.

Güvenlik konusunda Türk tarafının talebi ise İran’a bağlı milis grupların, PKK terör örgütü ile birlikte Esad’ın Şebbiha militanlarının bölgeyi terk etmesi. Aralarında Türkiye’nin de bulunduğu bağımsız, uluslararası gözlem gücünün Halep’te görev yapması. Resmî kaynaklardan edindiğimiz bilgiler Rusya’nın plana ilişkin yaklaşımının olumlu, İran’ın ise çekince ve zorlu şartlar öne sürdüğü yönünde."

HALKIN YÜZDE 80'İ ŞEHRİ TERK ETTİ

Suriye Geçici Hükûmeti Eski Başbakanlarından Dr. Ahmet Toma, Halep’in hâlen hayalet bir kent durumunda olduğunu söyledi. Daha önce 6 milyona yakın nüfusu olan Halep’te 700 bin kişinin yaşadığı bilgisini veren Toma "Bu kişilerin tamamına yakını da açlık sınırının çok altında hayatta kalmaya çalışıyor. Türkiye’nin Halep konusunda elde edeceği kazanım gerçekten büyük olur. Bölge de güvenlik ve emniyet sağlanması demek en az 2 buçuk 3 milyon Suriyelinin dönmesi anlamına geliyor" ifadelerini kullandı.

Saldırılar sebebiyle Halep büyük zarar görürken, binlerce kişi daha güvenli bölgelere göç etmişti.

ŞAM'DAN OLUMLU CEVAP

Ankara-Şam müzakere sürecinde Esad kanadı PKK’ya karşı ortak operasyon konusunda olumlu görüş belirtti. Şam’ın şartı, Fırat’ın doğusuna yönelik operasyonun daha sonra İdlib’de de devam ettirilmesi. Esad yönetimi, Türkiye’nin terör endişesine karşı da Adana Mutabakatı’nın baz alınmasını ve operasyonel haklarının saklı kalmasını kabul ediyor. ABD’nin bölgedeki varlığının ise "Deyr ez-Zor, Rakka ve Haseke’deki aşiretlerin ayaklandırılarak son bulacağı" görüşü hâkim.

6 BİN TUTUKLU BIRAKILACAK

Karşılıklı taleplerin müzakere edildiği masada M4 ve M5 kara yollarının yeniden ulaşımının sağlanması da yer alıyor. Rejim, kaydedilen ilerlemeye paralel olarak Lazkiye-Kesep sınır kapısının açılmasını ve karşılıklı ticaret ve sivil geçişlerin başlamasını istiyor. Rusya kanadı Kesep ile birlikte Kamışlı-Nusaybin kapısının açılması talebinde bulundu. Rejimin bu gelişmelere paralel attığı adım ise ilk planda 6 bin Suriyeli muhalifin serbest bırakılması yönünde oldu. 

ANKARA'NIN KIRMIZI ÇİZGİLERİ

Varolan krizi aşma adına yapılan görüşmelerde sınır güvenliğinin birinci madde olarak görülmesi ve PKK-PYD varlığının sonlandırılması Türkiye’nin olmazsa olmaz şartı. Cezaevlerinde tutulan muhaliflerin salıverilmesi, serbest seçimlerin yapılması, yeni anayasa ve 35 kilometre derinliğe inecek sınır ötesi operasyonlar konusunda hakların saklı tutulması, Türkiye’nin kırmızı çizgileri. 

ESAD'IN ÖMRÜ EN FAZLA 2 YIL

Suriyeli muhalif hükûmetin eski başbakanı Toma, Esad’ın halkına karşı açtığı savaşta harici güçlere ve PKK gibi terör oluşumlarına mahkûm hale geldiğini ifade etti. Baas rejiminin statükoyu en fazla iki yıl daha devam ettirebileceği yorumunda bulunan Dr. Ahmet Toma "Suriye’nin dünyaya açılan tek kapısı Türkiye’dir. Bu durum Halep ya da İdlib için olduğu kadar Şam, Humus, Rakka, Haseke ve Deyr ez-Zor için de aynıdır" diye konuştu.

Taliban'dan Afgan mültecilere 'eve dönün' çağrısı Taliban'dan Afgan mültecilere 'eve dönün' çağrısı Afganistan'da Taliban yönetimi, ülkede güvenlik ve huzurun tesis edildiğini, mülteci durumundaki Afganların yurtlarına geri dönebileceklerini söyledi.

AB: Biz Türkiye’deki mültecileri destekliyoruz AB: Biz Türkiye’deki mültecileri destekliyoruz Avrupa Birliği (AB) Komisyonunun İçişlerinden Sorumlu Üyesi Ylva Johansson, "göçmenleri kullanmak ve AB sınırlarına gitmeye teşvik etmekle" suçladığı Belarus yönetimini "gayrimeşru ve umutsuz" olarak tanımlarken, Türkiye'nin dünyada en fazla mülteciye ev sahipliği yapan ülke olduğunu vurguladı.